Afrika kıymete bindi

Ömer Faruk ÇOLAK EKONOMİ ATLASI

Afrika kıtasının 49 ülke başkanı ya da başbakanı dün ABD-Afrika Liderler zirvesi için Washington’a geldi. Üç gün sürecek toplantıda ABD, zemin kaybettiği kara kıtada yeniden öne çıkmasını sağlayacak antlaşmalar imzalamayı umuyor. Toplantıda Afrika liderleri aslında beklentilerini karşılayacak bir yanıt arıyorlar. Çünkü hepsi almadan vermemeyi öğrendiler.

ABD'li yetkililer, zirvede Afrikalı ve Amerikalı şirketler arasında bir dizi iş anlaşmasının ve kıtanın "dijital ekonomisini" canlandırma girişiminin yer alacağını söylüyorlar. Biden’ın, ABD'nin G-20'de bir koltuğu Afrika Birliği’ne vereceği ve Afrika'nın Uluslararası Para Fonu gibi küresel kurumlarda daha fazla temsil edilmesine destek sağlayacağı sanılıyor. Hükümete göre, Başkan Bush tarafından 2003 yılında başlatılan HIV ve AIDS ile mücadele için devasa proje ABD’ne 100 milyar dolara mal oldu ve 25 milyon hayat kurtarıldı. Başkan Obama'nın girişimi ile Afrika'daki 60 milyon eve elektrik sağlayan Power Africa kıtaya ciddi katkı sağladı. Dolayısıyla zirve sonrası ABD bu tür yeni projelerle sahaya geri dönmeyi planlıyor.

Ancak diğer ülkeler de boş durmuyor. Daha kısa bir süre önce Rusya’da yapılan toplantı da Afrikalılar Rusya, Çin, Türkiye ve BAE’den yeni sözler aldılar. Çin 60 milyar dolarlık yatırım yapmayı, Rusya silah vermeyi, Türkiye silah yardımının yanında sosyal alanlarda yardım yapmayı taahhüt etti, BAE ise yine yatırım sözü verdi. Yani uzun süredir Çin'in egemenliğinde olan Afrika'daki askeri, ticari ve diplomatik çıkarlar için uluslararası mücadele kızıştı. Son yıllarda Rusya, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri Afrika’da etki alanlarını genişletirken ABD geride kaldı. Şimdi yeniden güç alanı savaşına giriyor. Ancak Uluslararası Kriz Grubu Afrika Direktörü Murithi Mutiga’nın yaptığı saptama zirvenin başarısını belirleyecek. Mutiga şöyle diyor: "ABD geleneksel olarak Afrika'yı çözülmesi gereken bir sorun olarak gördü" dedi. Ancak rakipleri Afrika'yı bir fırsat yeri olarak görüyor, bu yüzden ilerliyorlar. Bu konferansın bunu değiştirip değiştirmeyeceği şimdilik belli değil.”

Afrika Birliği Başkanı ve Senegal Devlet Başkanı Macky Sall ise, geçen perşembe günü Dakar'da verdiği röportajda, "Konuştuğumuz zaman çoğu zaman dinlenmiyoruz veya yeterince ilgi görmüyoruz. Değiştirmek istediğimiz şey bu. Kimse bize hayır demesin, falancayla çalışmayın, sadece bizimle çalışın. Herkesle çalışmak ve ticaret yapmak istiyoruz” dedi. 2014'te Başkan Barack Obama'nın ev sahipliği yaptığı ilk ABD-Afrika zirvesinden bu yana çok şey değişti. Çin'in Afrika ile ticareti büyümeye devam etti ve 2021 yılında 261 milyar dolara ulaştı. Buna karşılık, ABD'nin Afrika ile ticareti ise, 64 milyar dolarda kaldı. Bu da ABD’nin küresel ticaretinin yalnızca yüzde 1,1'ine denk gelmekte.

Afrika’ya bu ilgi sebepsiz değil. Yoksulluk, çatışma, kıtlıklar ve yolsuzluk gibi Afrika'nın ilerlemesini uzun süredir engelleyen sorunlar devam etmekte. Ancak kıtanın yabancı güçleri kendine çeken birçok yeni gücü de var. Doğum oranları birçok ülkede düşerken yakın dönemde kıtanın dünya nüfusunun dörtte birini oluşturacağı ve potansiyel olarak büyük bir pazar olacağı 2050 yılına kadar Afrika nüfusunun iki katına çıkacağı tahmin ediliyor. 2050 yılına kadar yarısı 25 yaşın altında olacak olan 1 milyardan fazla insana ev sahipliği yapan Sahra Altı Afrika, kapsayıcı büyüme sağlama ve bölgedeki yoksulluğu ortadan kaldırma potansiyeline sahip insan ve doğal kaynaklar sunan çeşitlilik içeren bir kıta. Dünyanın en büyük serbest ticaret bölgesi ve 1,2 milyar kişilik pazarıyla kıta, kaynaklarının ve insanlarının potansiyelinden yararlanarak tamamen yeni bir kalkınma yolu arıyor.

Sahra Altı Afrika, 2020'de yüzde 2'lik daralırken, 2021'de yüzde 4 büyüdü. Afrika’nın 2022'de yüzde 3,6 büyüyeceği tahmin ediliyor. Kıta, bu büyümeye karşın yüksek ve giderek kırılgan hale gelen borç seviyelerinden kaynaklanan risklerle karşı karşıya. Bu borçların önemli bir kısmının kreditörü Çin. Ekim 2021'den bu yana, bölge ülkeleri ya orta ya da yüksek borç sıkıntısı riski taşımakta ve bu ülkelerin payı yüzde 52,6'dan yüzde 60,5'e çıktı. Borç sürdürülebilirliği ve artan riskleri ele azaltmak için bölgedeki bazı ülkeler kemer sıkma önlemleri uygulamaya koydu; ancak bu önlemler borç yükünü azaltmadı. Diğer yandan kıtada artan siyasi istikrarsızlık, gıda ve enerji kaynaklı enflasyonun bir sonucu olarak iç çatışma olasılığı da artıyor.

Türkiye Afrika’da sahada

Türkiye son yıllarda Afrika’da düzinelerce yeni büyükelçilik açtı. Türk şirketleri, Somali gibi çatışmaların yoğun olduğu bölgelerde bile havaalanları, camiler, hastaneler ve spor stadyumları inşa etti. Etiyopya'ya silahlı insansız hava araçları verdi.  

Türkiye 2005 yılını "Afrika Yılı" ilan ederken, 2008'de Birinci Türkiye-Afrika İşbirliği Zirvesini topladı. Diğer yandan sadece 2009-2014 yılları arasında Türkiye, 27 Afrika ülkesinde büyükelçilik açtı. Toplam elçilik sayısı 50 oldu. Türkiye'nin kültürel diplomasi faaliyetlerini yürüten Yunus Emre Enstitüsü 8 Afrika ülkesinde 10 kültür merkezi ile faaliyetini sürdürüyor. Hedef bunu 2023’te iki katına çıkarmak. 2012 yılında Türkiye burs uygulamasının genişletilmesiyle 54 farklı Afrika ülkesinden 50 binden fazla öğrenci yüksek öğretim görür oldu, Türkiye’deki üniversitelerde çalışan Afrika uyruklu akademisyen sayısı da 227’yi buldu. Öğrencilerin çoğunluğu Kuzey Afrika ülkeleri ve Somali, Sudan ve Etiyopya gibi Türkiye'nin daha yoğun ilişki içinde olduğu ülkelerinden geldi. Türk Hava Yolları (THY) ise, 2022 yılı itibarıyla Afrika’da 40 ülkede 61 noktaya uçmaya başladı.   

Tüm bu gelişmeler Türkiye‘nin Afrika’da kendine yer tuttuğunu göstermekte. Umarız yakaladığı bu ivmeyi Ortadoğu’da yaptığı gibi kaybetmez. Bunun da yolu dış ilişkilerde İslamcı davranış biçimlerinden kaçınmaktan geçiyor. Çünkü bu ülkelerde halk bu tür partilerden de hükümetlerden bıktılar.

Haftanın Okuma Önerisi: Timur Kuran, İslam ve Ekonomik Azgelişmişlik.

Tüm yazılarını göster