TOYOTA CEO’su Ali Haydar Bozkurt’un fikir önderliğinde hayata geçen “Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı”nın 14’üncüsünde Adana Sheraton Oteli’nin bahçesine kurulan stantları Şeref Oğuz, Servet Yıldırım ve Zeynep Aktaş’la birlikte gezerken “LuviLavant”ın önünde durduk.
Berman Mantı, “Luviler”in öyküsünü özetledikten sonra “LuviLavant”a döndü:
- “LuviLavant”, Anadolu’nun unutulmuş, kimsesiz sahipsiz halkı olan “Luviler”in tanıtılması ve onlara ait renkli ve zevkli medeniyetin keşfedilmesi amaçlı yola çıkmış bir marka.
Markanın ürünlerinin Anadolu ritüellerine göre hazırlandığını belirtti:
- “LuviLavant” ürünleri, antik dönem bitkileri ile demlendi. Özel koleksiyon hazırlandı. Tarihin tozlu raflarında gizli kalmış kültürel değerlerimizi gün yüzüne çıkarmak için gayretle çalışıyoruz.
Şu noktanın altını çizdi:
- Anadolu’da her adımda karşınıza çıkan dağın, taşın size söyleyecek bir sözü, anlatacak hikayesi vardır. Anadolu’da hiçbir şey sıradan değildir. Binlerce yılın tanıklığı söz konusudur.
Lavantanın izini sürerken “Luviler”i tanıdıklarını kaydetti:
- Antik çağın eşsiz iki tanığının ruhundan ilham alarak hem “Luviler”i hem de onların ritüellerinde kullandıkları lavantayı birlikte bugünlere taşıyalım istedik.
Özel bir parfümör eşliğinde antik dönem mistik bitkileri kullanarak üç özel parfüm tasarladıklarını bildirdi:
Parfüm, Piyamakurunta ve arkadaşlarının özgürlük uruna verdikleri mücadeleyi anmak için antik çağın bitkileri esas alınarak üretildi.
Berman Mantı, yeri gelmişken Adana Seyhan’daki “Antik Kültür Merkezi”ne de değindi:
- “Antik Luvi Kültür Merkezi”, Seyhan Belediyesi ile birlikte “özel-kamu işbirliği” ile hayata geçti. Merkezin danışmanlığını Münih Üniversitesi Asuryoloji ve Hititoloji Enstitüsü Eski Anadolu Dilleri ve Hititoloji Bölümü eski Başkanı Prof. Ahmet Ünal üstlendi.
Berman Mantı, dünya kozmetik devlerinin ve Türkiye’deki önde gelen üreticilerin hakim olduğu pazarda “Luviler”den güç almayı seçip, “Puduhepa”, “Piyamakurunta” ve “Lallupiya” markalaştırmak için kolları sıvadı…
Yolu açık olsun…
‘ULUSLARARASI Portakal Çiçeği Karnavalı’nın “Portakallı Lezzetler” yarışmasının gerçekleştiği Adana Sheraton Oteli’nde Servet Yıldırım ve Celal Toprak’la stantları gezerken Karadeniz Holding Kurumsal İletişim Direktörü Özlem Yalçın ve sürdürülebilirlik danışmanlığı yapan Sercom Danışmanlık’ın Kurucusu Elif Özkul Gökmen’le karşılaştık.
- “Portakal Çiçeği Karnavalı”na “sürdürülebilir karnaval danışmanlığı” hizmeti veriyoruz.
Onları dinlemeye koyulduk, anlattılar:
- Alışveriş stantlarının kurulduğu Atatürk Parkı’nı Karnavalın “sürdürülebilirlik merkezi” olarak belirledik. 4 yıldır “Birlikte mümkün” mottosuyla doğa dostu bir etkinlik modelini hayata geçirdik. Etkilerini de görmeye başladık.
Özlem Yalçın, Karnaval döneminde Atatürk Parkı’nın günde 40 bin ziyaretçi ağırladığını vurguladı:
- Ülkemizde de çeşitli etkinlikler sonrası alanda ciddi atık bırakıldığı görülür. Biz “Portakal Çiçeği Karnavalı”nı organize edenlerle konuştuk. Atatürk Parkı’nda atığın kaynağında azaltılması, ayrıştırılması ve geri kazanımı temel yaklaşımıyla yola çıktık.
Elif Özkul Gökmen araya girdi:
- Adana Büyükşehir Belediyesi ve Seyhan Belediyesi’nin desteği, Adana’daki Rotary Kulüpleri’nin de katılımı ile festival atıkları değerlendirildi. Organik atıkların değerlendirilmesi kapsamında bu yıl 2 ton kompost gübre elde edilmesi bekleniyor.
Plastik kullanımı üzerinde durdu:
- Karnaval boyunca tek kullanımlık plastiklerin azaltılması yönünde önemli adımlar adımlar atıldı, parktaki stantlarda plastik kullanımına izin verilmedi. Katılımcılar kendi markalarını kullanmaya teşvik edildi. Park içi ulaşım elektrikli araçlarla sağlandı.
Özlem Yalçın, Karnaval Direktörü İlhami Günsel’in sürdürülebilirlik konusundaki mesajını iletti:
- Karnavalın vizyoner bakış açısıyla sürdürülebilirlik çalışmalarına başlaması ve Türkiye’deki ilk inisiyatiflerden biri olması da son derece heyecan verici. 4 yıldır Atatürk Parkı’nda hayata geçirdiğimiz bu yaklaşımı önümüzdeki yıllarda tüm şehre yaymayı hedefliyoruz.
Özlem Yalçın, Karnaval Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Canan Madran’ın şu değerlendirmesini paylaştı:
- 4 yıl önce başlattığımız bu çalışmalarda belediyelerimizden, paydaşlarımızdan ve halkımızdan büyük destek gördük. Adana hepimizin, gelecek hepimizin. Bu büyüklükte bir Karnavalı daha az iz bırakarak gerçekleştirmek mümkün.
Elif Özkul Gökmen, ölçümleme ve etki analizi üzerinde durdu:
- Bu yıl ilk kez, Karnavalın etkileri yalnızca uygulamalarla sınırlı kalmadı, aynı zamanda ekonomik, toplumsal ve çevresel boyutlarıyla uzman ekipler tarafından kapsamlı bir etki analizi gerçekleştirildi. Bir ilerleme raporu da hazırlayacağız.
Sosyal etki ve kapsayıcılık tarafına dikkat çekti:
- Sürdürülebilirliğin sosyal boyutu kapsamında kadın istihdamı öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Stantlarda görevli personel dahil çalışanların en az yüzde 50’sinin kadın olması teşvik edildi.
Elif Özkul Gökmen, Karnaval süresince gerçekleştirilen eğitim ve söyleşi programları ile sürdürülebilirlik bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlandığını vurgulayıp sıraladı: