PROF. Murat Yalçıntaş, Tosyalı Holding’in yüzde 51’ini devralması sonrası BMC CEO’su olarak üst yönetiminde yer aldığı Altay Tankı projesiyle ilgili sıklıkla şu sorularla karşılaştı:
Prof. Yalçıntaş, bu sorularla her karşılaştığında şöyle düşündü:
- Aslında bu soru ve yorumlarda bir miktar haklılık payı vardı.
Ukrayna-Rusya, Ermenistan-Azerbaycan savaşlarının meydan muharebeleri şeklinde de gerçekleştiğini irdeledi:
- Aslında TSK’nın Güneydoğu’da veya Amerikan ordusunun Afganistan’da maruz kaldığı “asimetrik savaşlar” şeklindeki operasyonlar olarak cereyan ettiğinden beri tank gibi meskun mahallerde çok kullanışlı olmayan silahların gerekliliği daha sık sorgulanır oldu.
Altay Tankı projesinin içinde olduğu günlerde durumun nasıl değiştiğini de özümsedi:
BMC, Temmuz 2023’te İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen “IDEF’23, 16’ncı Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı”nda Altay Tankı’nı da sergiledi. Özellikle yerli ziyaretçiler, Altay Tankı önünde fotoğraf çektirmek için sıraya girdi.
Bu yoğunluk, Tosyalı Holding ve BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’da tedirginlik oluşturdu:
- Herkes tankın fotoğrafını çekiyor. Dost var, düşman var. Fotoğraf çekmeyi yasaklasak mı?
BMC standının önemli ziyaretçilerinden biri de İHA ve SİHA üretimiyle dünyada öne çıkan Baykar’ın Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar oldu. Bayraktar, Altay Tankı’nı inceledikten sonra BMC CEO’su Prof. Murat Yalçıntaş’a sordu:
- Hocam, tüm BMC ekibinin eline sağlık. Çok güzel yapmışsınız. Bunun maliyeti nedir?
Prof. Yalçıntaş, milyon dolarlar ile ifade edilen yaklaşık maliyeti paylaştı, Bayraktar öğrendiği maliyete şaşırarak şu yorumu yaptı:
- Ama biz bunları sadece birkaç 100 bin dolarlık füzelerle rahatça vurabiliyoruz.
Prof. Yalçıntaş, Selçuk Bayraktar’a hak verdi:
- Selçuk Bey haklıydı. Hem Azerbaycan hem de Ukrayna ordularının envanterlerinde Baykar’ın silahlı insansız hava araçları bulunuyordu ve bunlar Rus yapımı tanklara karşı büyük üstünlük sağlamış, savaşın kaderini belirlemişlerdi.
Şu anda OYAK’ın CEO’luğu görevini yürüten Prof. Murat Yalçıntaş, Altay Tankı projesinin bilinmeyen yönlerini, “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi” kitabında kaleme aldı.
Prof. Yalçıntaş, Selçuk Bayraktar’ın yorumunu, kitabının “Tank hâlâ gerekli mi?” başlıklı bölümünde paylaşıp sürdürdü:
- Fakat Altay ile Rus tankları arasında nesil farkı var. Altay’da hem zırh koruması daha üstün hem de Aselsan tarafından geliştirmiş “AKKOR” aktif koruma sistemi dikkat çekiyor.
“AKKOR”un yarattığı fark üzerinde durdu:
- “AKKOR”, düşmanın attığı roket veya tanksavar füzelerini daha tanka değmeden havada yok etme kabiliyetine sahip bir koruma sistemidir.
Ardından ekledi:
- Dünyada benzer koruma sistemlerini başarılı bir şekilde geliştirmiş ve uygulayabilmiş çok az ülke vardır ve Aselsan sayesinde Türkiye de bu ülkeler arasında yerini almıştır.
Bölümün başlığındaki “Tank hâlâ gerekli mi?” sorusuna da şu yanıtı verdi:
- Evet, tanklar hâlâ gereklidir. Onlar modern harp sahasında zırh koruması, hareket kabiliyeti ve ateş gücünü bir arada sunan çok yönlü muharebe platformlarıdır. Günümüzde tanklardan vazgeçilmesi söz konusu değildir.
Prof. Murat Yalçıntaş’ın Turkuvaz Yayınları’ndan çıkan “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi”, başta savunma olmak üzere, sanayi için çok önemli dersler içeriyor…
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Altay Tankı’nın atış testlerinin yapıldığı günlerde dönemin Savunma Sanayi Müsteşarı (SSM) Prof. İsmail Demir’i aradı:
- İsmail Bey, Altay Tankı’nın atışları isabetli olmuyormuş, öyle mi?
Prof. İsmail Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sorusuna çok şaşırdı, çünkü kendisine böyle bir bilgi iletilmemiş, yapılan sunumlarda bu sorundan bahsedilmemişti.
Hemen ilgili ekibi topladı, konuyu gündeme getirdi. İlk başta aldığı yanıt şu oldu:
- Böyle bir sorun yok efendim…
Prof. Demir işin peşini bırakmadı, detaylı sorgulamaya yöneldi, yanıtı aldı:
- Atış testlerinde Altay Tankı istenen “İAVİ” değerlerine tam olarak ulaşamadı.
Bu durumun kendisine neden bildirilmediğini sorunca şu yanıt verildi:
- Testler devam ediyordu, sorun yakında giderilir diye düşündük. Raporumuzu da bu yönde oluşturduk.
Prof. Demir, sorunun kısa sürede giderildiğini de öğrendi:
- Mühendis arkadaşlar büyük bir özveriyle çalışarak bu sorunu kısa sürede gidermişlerdi.
Prof. İsmail Demir, bu olaydan şu üç önemli noktayı saptadı:
Prof. Murat Yalçıntaş, AK Parti Hükümetleri döneminde Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Savunma Sanayi Başkanlığı görevini uzun süre yürüten Prof. İsmail Demir’in bu anısına “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi” kitabında yer verdi.
Aradan zaman geçti, Alman ihracatçı şirketler, Almanya’da askeri ekipmanların ithalat ve ihracatını denetleyen Ekonomik İşler ve İhracat Kontrol Ofisi’nden (BAFA) izin alıp bir türlü BMC’ye ürünleri göndermedi. Beklenen ihracat izni bir türlü çıkmazken, diğer taraftan ret yanıtı da verilmiyordu.
O günlerde kapalı kapılar ardında konuşulan şuydu:
Dönemin Savunma Sanayi Başkanı Prof. İsmail Demir, bu durumu o günlerde şöyle gündeme getirdi:
Prof. Demir, yaşananlardan çıkarılması gereken dersi şöyle özetledi:
Prof. Murat Yalçıntaş, Prof. İsmail Demir’in bu saptamalarını da “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi”nde paylaştı…
ALMANYA’nın güç ekipmanları (motor) işini sürüncemede bırakması üzerine Savunma Sanayi Başkanlığı (SSM) ve BMC, bu konuda rotayı Hyundai Rotem ile STN Dynamics’e çevirdi. SSM, STN Dynamics’e güvenerek onlarla yola devam etme kararı aldı.
Ancak, Kore makamlarını da güç grubu tedarikine ikna edebilmek için üst düzeyde diplomatik görüşmelere ihtiyaç duyuldu.
Dönemin SSM Başkanı Prof. İsmail Demir, Güney Kore ile bu konudaki görüşmeleri Prof. Murat Yalçıntaş’a BMC CEO’su iken şöyle aktardı: