SABANCI Holding, 28 Ocak 2026’da Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) Akçansa ile ilgili şu açıklamayı gönderdi:
KAP’a açıklama gönderildiği sırada Akçansa’nın 500 milyon lira kayıtlı sermaye tavanı, 191 milyon 447 bin lira da ödenmiş sermayesi bulunuyordu.
Akçansa hisselerinin dağılımı da şöyleydi:
Bu duyuru üzerine Heidelberg Materials AG yönetimi, harekete geçti. Akçansa’da Genel Müdürlük, Sabancı Holding’te Çimento Grup Başkanlığı görevinde bulunmuş olan, halen Heidelberg Materials AG Yönetin Kurulu Üyesi, Afrika-Akdeniz-Batı Asya Bölgesi İcra Komitesi Üyeliği görevini yürüten Hakan Gürdal, bu durumu grubun global merkezine taşıdı.
Heidelberg Materials AG adına Akçansa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Hakan Gürdal’ın konuyu aktarması üzerine Heidelberg Materials AG yönetimi Sabancı Holding’e 1996 yılında imzalanan ortaklık sözleşmesini anımsattı:
Sabancı Holding, sözleşmenin gereğini yaptı, Heidelberg Materials AG’ye gelen teklifi bildirdi:
Hakan Gürdal, konuyu tekrar Heidelberg Materials AG yönetiminde gündeme getirdi. Grubun global yönetimi şu yaklaşımı benimsedi:
- 100 ülkede iş yapıyoruz. Türkiye’de işimizin büyümesini istiyoruz. Türkiye’ye güveniyoruz. 1.1 milyar dolarlık şirket değeri üzerinden teklifine biz de uyalım. Yani, Sabancı Holding’in Akçansa’daki yüzde 39.72’lik payını aynı değer üzerinden alabiliriz.
Heidelberg Materials AG yönetiminin bu kararı 19 Şubat 2026’da Bloomberg’in haberlerine şöyle yansıdı:
Bloomberg’in haberinde şu noktanın altı çizildi:
Bloomberg’in 19 Şubat 2026 tarihli haberinde Akçansa’nın Borsa İstanbul’daki performansı şöyle ortaya konulmuştu:
- Akçansa hisseleri son 12 ayda yaklaşık yüzde 13 değer kazandı. Şirketin piyasa değeri 930 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Heidelberg Materials AG yönetimi bugünlerde, Sabancı Holding’in Akçansa hisselerini devri konusundaki kararını merakla bekliyor.
Sabancı Holding, şirketin değeri konusunda aynı düzeye çıkılmışken 30 yıllık ortağını ikinci planda bırakır mı?
Heidelberg Materials AG, söz konusu hisselerin diğer teklif sahibine devri yönünde karar alınması halinde nasıl bir tavır sergiler?
ZURICH Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) Genel Müdürü Görgün Taner’den davet geldi:
Zurich Sigorta Grubu Türkiye’nin İKSV işbirliği ile sürdürdüğü “Dünden Bugüne Türk Klasikleri” projesi kapsamında restore edilen, Türkan Şoray, Ayhan Işık, Nebahat Çehre ve Ekrem Bora’nın rol aldığı “Acı Hayat” filminin galasına bekliyoruz.
Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, İKSV’nin sigorta sponsoru olarak kültür ve sanata verdikleri desteğin 12’nci yılında olduklarını belirtti:
- “Dünden Bugüne Türk Klasikleri” projesine desteğimizi 8 yıldır kesintisiz sürdürüyoruz. Türk sineması 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bu güçlü mirası korumak ve yeni kuşaklara taşımak, uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın bir parçası.
Bu kapsamda Türk sinemasının hafızalarda iz bırakmış eserlerini restore ederek yeniden izleyiciyle buluşturduklarını kaydetti:
- Sinemanın büyülü dünyasının her kuşağa ulaşmasını önemsiyoruz. “Acı Hayat”ın yenilenmiş kopyası vesilesiyle sinemamızın simgeleri Türkan Şoray ve Nebahat Çehre ile bir araya gelmek bizim için ayrı bir mutluluk.
Zurich Sigorta Grubu Türkiye desteğiyle restore edilen 1962 yılı Metin Erksan yapımı “Acı Hayat” filmi, “45. İstanbul Film Festivali” kapsamında yeniden sinemaseverlerle buluşacak.
“Acı Hayat”, festival kapsamında 11 Nisan 2026 Cumartesi günü 11.00’de Sinematek’te ve 12 Nisan 2026 Pazar günü Atlas 1948’de gösterilecek.
“Dünden Bugüne Türk Klasikleri” projesi kapsamında restore edilen filmler şöyle:
İSLAM eserleri, özellikle de Osmanlı hat sanatı konusunda dünya çapında uzman ve koleksiyoncularından biri olan Mehmet Çebi’nin koleksiyonundan oluşan “Muhteşem Cep Saatleri Sergisi” için gittiğim Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde Fatih Altaylı’yı da konuklar arasında görünce şaşırdım:
- Geçmiş olsun sevgili Fatih. Beyin ameliyatı geçirdiğin için telefonla aramaya bile çekindim açıkçası. Sen ise böyle kalabalık bir açılış törenine katılıyorsun.
Fatih Altaylı, alnındaki iki bantlı noktayı gösterdi:
- İki ön taraftan, iki de kafamın arkasında delik delip operasyonu yaptılar.
Sağlık durumunu sordum:
- İyiyim çok şükür…
Ardından ekledi:
- Ameliyat sonrası hastaneden taburcu olurken yürüyerek çıktım…
Fatih Altaylı bunları anlatırken Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) yönetimi olarak ziyarete gittiğimiz, 2.5 saat görüşme fırsatı bulduğumuz günü anımsadım.
Altaylı, o günkü sohbetimiz sırasında sağlık durumuyla ilgili bilgi de vermiş, beyin operasyonu geçirme ihtimalinden de söz etmişti:
- Tahliye sonrası en kısa sürede operasyon geçirmem gerekebilir.
TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, sohbetle ilgili izlenim paylaşıp paylaşmama konusunda Fatih Altaylı’nın iznini almak istedi. Altaylı, detaylı izlenim yazılmasını istemedi.
Altaylı’nın beyin operasyonu geçirme ihtimalini duyduğumuzda hepimizin morali bozuldu, üzüldük.
Altaylı’yı Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde açılan “Mehmet Çebi Muhteşem Cep Saatleri Sergisi”nde görünce çok mutlu oldum.
Geçmiş olsun sevgili Fatih…