1989 yılında Mersin’de doğan Erkut Çavuş, Kanada’da ekonomi eğitimi aldı. 2010 yılında Türkiye’ye döndüğünde çalışma hayatına gümrük müşavirliği şirketlerinde başladı. O dönemde pilotluk eğitimine de yöneldi, belgesini de aldı.
Kendi işini kurmayı gündemine aldığında dedesinin, sonra da babası Erkan Çavuş ve amcası Erdal Çavuş’un inşaat sektöründe faaliyet gösterdikleri günleri anımsadı:
Kendi işini kurarken de hedefe inşaat sektörünü koydu. Önce arazi geliştirme işleri yaptı. Arsa alım-satımı yaparken şehir planlamacı bir ekibi yanına alıp şirketleşti. İstanbul’un Arnavutköy ilçesine odaklandı. Türk Hava Yolları’nın (THY) Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na taşınma sürecinde pilotluk eğitimi sırasında edindiği çevreyi de dikkate alarak bir konut kooperatifi kurdu:
2016 yılında çoğunluğu THY personelinden oluşan üyelerle kurduğu “Hava Kent”le 144 konutluk ilk projesini Arnavutköy’de hayata geçirdi. S.S. CVS Hava Kent Yapı Kooperatifi üzerinden projelerle İstanbul’da Sancaktepe ve Tuzla’ya da uzandı. Yeni projeler için üyeler alırken modeli şöyle anlattı:
- Müteahhitleri geliştirdiği gayrimenkul projelerinde üretilen konuta belirli bir kâr konularak satışa sunulur. Kooperatif modelinde ise sermaye doğrudan ortaklara aittir. Her üye kendi konutunun maliyetine ortak olur.
Bir taraftan “Hava Kent”ile inşaat işlerini sürdürürken diğer yandan “Naz Global”i kurup ithalat-ihracata da yöneldi. Çok geçmeden Tulpar Holding’i kurdu, faaliyet alanı yelpazesini genişletme adımları attı. Finans sektörüne girmeyi planladı. O dönemde yolu Kırgızistan’a düştü, orada dijital bankacılık lisansı için girişimde bulundu. “Kanun çıkacak, bekleyin” yanıtı aldı.
Kırgızistan’da 8 aylık bir bekleme sürecinin ardından Türkiye’ye dönüp art arda yeni girişimlere daldı:
Tulpar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Çavuş’la danışmanı Feyzan Ersinan’ın organizasyonuyla buluştuk. Şeref Oğuz’la birlikte öyküsünü, yaptığı işleri, projelerini dinledik. “Hava Kent”i anlattıktan sonra finans sektöründeki işlerinden örnekleri aktardı:
Bu süreçte farklı teknoloji yatırımları da yaptıklarını kaydetti:
- Örneğin Kahramanmaraş merkezli bir girişimin geliştirdiği “Mektup” adlı yapay zeka tabanlı dil modeline ortak olduk. “Mektup”, 98 dilde çeviri yapabiliyor.
Erkut Çavuş, faaliyet alanlarını şöyle özetledi:
- İnşaattan finansa, teknolojiden turizme uzanan geniş bir yelpazede, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik ilkeleriyle projeler üretiyoruz. Geleceğe yönelik yatırımlarımızda teknolojik dönüşüm, dijitalleşme ve inovatif çözümler önceliğimiz olmaya devam edecek.
“Kooperatif” modeliyle dede, baba inşaat sektöründen yola çıkan Erkut Çavuş, kurduğu Tulpar Holding’in faaliyet alanlarında teknoloji ve finansı daha da öne çıkarıyor.
2016’da “Hava Kent”le açtığı kapıdan girdiği “girişim yolculuğu”nda önüne büyük hedefler koyduğu anlaşılıyor…
TULPAR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Çavuş, bir gün TV kumandasını eline aldığında aklından şunlar geçti:
- Tüm finansal işlemler tek bir platformda yapılabilmeli. Para transferinden kredi kartı işlemlerine, tasarruf takibinden sigorta işlemlerine, yatırım araçları işlemlerine kadar her şey tek platformda çözülebilmeli. Borsa işlemleri de burada yapılabilmeli.
TV ekranının finansal işlemlere erişimin önemli platformu olabileceği konusunu kafaya taktı:
- TV ekranları sadece yayınları izleme aracı değil, önemli bir dijital platform aynı zamanda. Bu dijital platformu finans sektörünün her alanında kullanılabilir hale getirmek mümkün olabilir.
Evlerdeki, ofislerdeki smart TV’lerin sayısına baktı:
- Dünyada 1 milyar adetin üzerinde smart TV var. Türkiye’de de 20 milyon aktif cihaz bulunduğu tahmin ediliyor. Her yıl bu sayı artıyor. Yani, televizyon da hayatımızın merkezindeki cihazlar arasında yer alıyor.
Önce “kumandadaki banka” fikrini odağına aldı:
- Smart TV’ler ve kumandaları bu yaklaşımla dizayn edilse, yazılım yüklense tek tuşla banka hesabına girilebilir, hisse senedi alım-satımı yapılabilir. Kısacası tün finansal işlemler gerçekleştirilebilir.
Erkut Çavuş, “tek tuşla TV ekranından işlem” fikrini anlatırken şu noktaya işaret etti:
- TV kumandasına bu işlevi yüklemek, aslında doğrudan kullanıcı alışkanlığına da girmek anlamına geliyor.
Bu fikrini bazı TV üreticilerine de açtığını anlattı:
- Yaptığım görüşmelerden TV kumandasına böyle bir işlev yüklemenin ek maliyeti kumanda başına 6 dolara denk geliyor. Kumandaya böyle bir işlev yüklemek fintech’lerin, finans sektöründeki kuruluşların daha fazla kullanıcıya ulaşmasını sağlar.
Kendi şirketinden örnekle konuyu biraz daha açtı:
- Biz TV kumandasında “Mergen” tuşu olmasını istiyoruz. Kullanıcı o tuşa bastığında bizim finansal şirketlerimizdeki her işlemini yapabilecek, hesaplarını rahatlıkla görebilecek. TV’de maç izlerken taraftarı olduğu takımın hissesine yatırım yapabilecek.
Şu noktanın altını çizdi:
- Bir fintech altyapınız olabilir ama kritik taraf dağıtım kanalı. Benim hedefim bu kanalı global düzeyde kurmak.
ÖNCEKİ İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın Basın Danışmanı Muammer Karadeniz’den bir mesaj geldi:
Ardından hazırladığı mesajı paylaştı:
- Meslektaşım bir grup arkadaşım adına, İbrahim abimiz için bir mesaj hazırladım. Malatya Valiliği Özel Kalem Müdürümüze gönderdim. Pazartesi günü (bugün) kendisine iletilecek.
Muammer Karadeniz ve meslektaşlarının İbrahim Halil Kılıç için hazırladığı mesaj şöyle:
İbrahim Halil Kılıç için hazırlanan mesajda şu meslektaşlarının isimleri yer aldı: