Küresel kömür talebinin 2030’a doğru yatay
seyretmesi beklenirken, planlanan kömür madeni kapasitesi bir yılda
yüzde 11 arttı. Global Energy Monitor, yeni madenlerin devreye
giriş hızının gerilediği bir dönemde büyüyen proje stokunun piyasa
eğilimleriyle ters düştüğüne dikkat çekiyor. Türkiye’de ise dört
yılda 31 ilde 123 kömür madeni projesinin izin sürecine girmesi,
COP31’e giderken kömürden çıkış tartışmasını yeniden gündeme
taşıyor.
Global Energy Monitor’ın yeni raporu, küresel kömür talebindeki
durgunluğa ve yeni maden sahası açılışlarının son 10 yılın en düşük
seviyesine gerilemesine rağmen, planlanan kömür madenciliği
kapasitesinin geçtiğimiz sene içinde yüzde 11 artarak 2,521 milyon
ton/yıl’a (mtpa) ulaştığını gösteriyor.
Ortaya çıkan tablo, kömür sektöründe yatırım planları ile
piyasanın gittiği yön arasındaki farkın giderek açıldığına işaret
ediyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel kömür talebinin 2030’a
kadar yatay bir seyir izlemesini bekliyor. Elektrik üretimindeki
gelişmeler de bu beklentiyi destekliyor. Ember verilerine göre
2025’te kömürden elektrik üretimi gerilerken, rüzgâr ve güneş ilk
kez küresel elektrik üretiminde kömürün önüne geçti. Buna rağmen
yeni maden projeleri gündemden düşmüş değil.
Global Coal Mine Tracker verilerine göre planlanan kapasitedeki
artışın neredeyse tamamı Hindistan’dan geliyor. Ülkede geliştirme
aşamasındaki kömür madeni kapasitesi bir yılda 329 milyon tondan
638 milyon tona yükseldi. Özellikle Jharkhand ve Odisha
eyaletlerinde yeni proje planları iki katına çıktı.
Hindistan’ın kömür yatırımlarındaki artışın arkasında yükselen
elektrik talebi kadar enerji güvenliği kaygıları da bulunuyor.
Sıcak hava dalgaları ve ekonomik büyümenin elektrik tüketimini
artırdığı ülkede hükümet, 2025-2026 mali yılında kömür üretimini
yaklaşık 1,15 milyar tona çıkarmayı hedefl iyor.
Yeni madenler yavaşlıyor
Planlanan kapasite büyürken, fiilen üretime geçen yeni
madenlerde ise tersine bir hareket yaşanıyor. 2025 yılında 113
milyon ton/yıl yeni kömür madeni kapasitesi devreye alındı. Bu
rakam 2024’teki 185 milyon ton/yıllık kapasitenin yaklaşık yüzde 40
altında. Üstelik 2024 seviyesi de son 10 yılın en düşük yıllık
rakamıydı.
Gerilemede Çin ve Avustralya belirleyici oldu. Yeni kapasite
devreye alımları Çin’de yüzde 44, Avustralya’da ise yüzde 96
azaldı. Çin’de rüzgâr ve güneş enerjisinin elektrik üretimindeki
payının hızla yükselmesinin yanı sıra, maden güvenliği
denetimlerinin sıkılaştırılması ve yeni kapasite onaylarının
zorlaştırılması kömür üretimindeki büyümeyi yavaşlatıyor.
Avustralya’da ise sorun daha çok ihracat pazarlarından geliyor.
Ülkenin termal kömür ihraç ettiği önemli pazarlardan Japonya, Güney
Kore ve Tayvan’da talebin gerilemesi yeni projelerin geleceğini
etkiliyor. Avustralya kömür üretiminin yaklaşık yüzde 44’ünü
gerçekleştiren Yeni Güney Galler’in yeni kömür madenlerine yönelik
aldığı kısıtlama kararı da önümüzdeki dönemde kapasite artışlarının
daha sınırlı kalabileceğine işaret ediyor.
Beş ülke projelerin yüzde 92’sini oluşturuyor
GEM’e göre rakamlar, kömür sektöründeki yatırım planlarının
piyasa sinyallerinden uzaklaştığını gösteriyor. Talep artışı
yavaşlarken ve daha az yeni maden faaliyete geçerken, proje
portföyü birkaç ülkede büyümeye devam ediyor. Çin, Hindistan,
Avustralya, Rusya ve Güney Afrika, dünyada planlanan kömür madeni
kapasitesinin yaklaşık %92’sini oluşturuyor. Ancak bu projelerin
önemli bir bölümünün hayata geçeceği kesin değil. Planlanan
kapasitenin 1,297 milyon ton/ yıllık bölümü henüz izin öncesi
aşamada. 443 milyon ton/yıllık kapasite ise onay almasına rağmen
inşaata başlamış değil. Böylece küresel proje portföyünün %70’i
henüz inşaat öncesi aşamada bulunuyor. Bu durum önümüzdeki birkaç
yılı kömür yatırımları açısından kritik hale getiriyor.
Atıl varlık riski artıyor
Global Coal Mine Tracker Proje Yöneticisi Dorothy Mei, mevcut
piyasa koşullarında yeni kömür kapasitesinin geliştirilmesinin uzun
vadede ekonomik değerini kaybedebilecek varlıklar yaratabileceği
uyarısında bulunuyor. Mei’ye göre aşırı üretim kapasitesi,
hükümetler ve şirketlerin yanı sıra yatırımcılar açısından da atıl
varlık, zayıfl ayan proje ekonomisi ve daha yüksek piyasa oynaklığı
riskini beraberinde getiriyor. Raporun ortak yazarı Tiff any Means
ise düşük maliyetli temiz enerji kaynaklarının kömürün yerini
almaya devam etmesiyle yeni kömür madenlerinin ekonomik
gerekçesinin giderek zayıfl adığına dikkat çekiyor.
Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları
Koordinatörü Özlem Katısöz’ün Türkiye açısından yorumları ise
şöyle: “Yeni kömürlü termik santral yatırımlarının büyük ölçüde
yavaşladığı bir dönemde mevcut maden sahalarının genişletilmesi ve
yeni kömür sahalarının açılması, mevcut santrallerin ömrünü
uzatacak koşulları yaratıyor ve Türkiye’nin kömürden çıkışını
geciktirme riski taşıyor. Nitekim Ağustos 2021 - Ekim 2025
arasındaki sadece 4 yıllık sürede bile Türkiye’nin 31 ilinde toplam
123 kömür madeni projesinin izin sürecine başlamış olması, kömür
madenciliğinin hâlâ ne kadar geniş bir coğrafyada gündemde olduğunu
gösteriyor. Maden genişlemeleri ormanları ve tarım alanları yok ediyor. Ayrıca, kömür üretimini
sürdürmeye ve yeni alanlara genişletmeye yönelik politikalar, COP31
başkanlığını üstlenen Türkiye’nin uzun vadeli iklim hedefl eriyle
çelişiyor.”
Kömürde küresel
tablo
-Planlanan kapasite artışının arkasındaki en önemli aktör
Hindistan. Ülkenin planlanan kömür madenciliği kapasitesi önceki
yıla kıyasla neredeyse iki kat arttı
-Kömür madeni geliştirme planlarının yaklaşık yüzde 92’sinin
yalnızca beş ülkede yoğunlaştığı görülüyor: Hindistan, Çin,
Avustralya, Rusya ve Güney Afrika.
-Geliştirme aşamasındaki kapasitesi 1,321 mtpa’ya ulaşan Çin,
diğer tüm ülkelerin toplamını geride bırakıyor.
-Çin’de planlanan kapasitenin %15’i, kömürden kimyasal üretimi
projeleriyle bağlantılı. Hindistan ise 3,9 milyar dolarlık bir
kömür gazlaştırma projesini destekliyor.
-Küresel kömür madenciliği kapasitesindeki artış ise yavaşlamaya
devam ediyor: 2025’te, 113 mtpa kapasite devreye girdi. Bu,
2024’teki artıştan yüzde 40 daha düşük.
-2025’te Norveç, son aktif kömür madenini kapatarak yerli
kömürden çıkış sürecini tamamladı. Bunu Norveç’ten önce başaran son
ülke, İspanya olmuştu.
-Mevcut operasyonel kömür kapasitesinin yüzde 12’sinin (1,145
mtpa), 2035’e kadar emekli edileceği öngörülüyor