Mayıs’ta seçim hazırlığı

Maruf BUZCUGİL ANKARA NOTLARI

Seçim tarihi konusundaki belirsizlik büyük ölçüde ortadan kalktı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerin Mayıs ayının ilk yarısında, 7 veya en geç 14 Mayıs’ta yapılması bekleniyor. Seçimlerin Mayıs ayının ilk yarısında yapılması olasılığını güçlendiren açıklama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi. Geçen haftaya kadar seçimlerin zamanında yapılacağını (18 Haziran) ısrarla vurgulayan Erdoğan, 5 Ocak’taki AK Parti il başkanları toplantısında seçimlerin daha erken bir tarihe alınması işaretini verdi. Erdoğan, “2023 seçim tarihini biraz öne çekebiliriz” dedi. Öte yandan Erdoğan, haftasonu Antalya'da yaptığı konuşmada da Mayıs ayını işaret etti. Erdoğan, AK Parti'lilere "Beş ay boyunca durmak yok, sandıkları gümbür gümbür patlatmaya hazır mıyız?” diye seslendi. Türkiye demokrasisinin önemli kilometre taşlarından biri olmaya aday seçimin olası tarihine ilişkin siyaseten en net açıklamayı ise EKONOMİ Gazetesi’ne, AK Parti Isparta Milletvekili ve TBMM Başkan Vekili Süreyya Sadi Bilgiç, yaptı. Gazetemizde bugün yayımlanan Ankara Sohbetleri’ne konuk ettiğimiz Bilgiç, seçimlerin 7 veya en geç 14 Mayıs’ta yapılabileceğini söyledi.

Seçmenin gönlüne girmeyi amaçlayan düzenlemeler

İktidar ve muhalefet partileri artık tarihi neredeyse kesinleşen ve dönüm noktası olarak kabul edilen seçimlere uzunca süredir sahada hazırlanıyor. Muhalefet partileri iktidarı, daha önce teknik gerekçelerle yanaşmadığı düzenlemeleri birer birer gerçekleştirmeye zorluyor. İktidar da her zaman yapabilecek durumda olduğu yasal düzenlemeleri, hamleleri, seçim takvimi öncesine yoğunlaştırarak seçmenin hafızasına algı depolama gayretinde. Seçim öncesi TBMM gündemine gelecek EYT ve sözleşmelilerin kadroya alınması gibi düzenlemeleri, vatandaşlara konut edindirme hamlelerini bunların başında sayabiliriz. Zaten yaklaşık bir buçuk yıldır ekonomide seçimleri gözeterek yol alan iktidar, muhalefet baskısıyla daha önce akılcı bulmadığını yüksek perdeden dile getirdiği düzenlemeler için artık kolayca el yükseltebiliyor. TBMM’nin sıkışık bir gündemle çalışacağı Ocak, Şubat aylarında, seçim takviminin işlemeye başlaması öncesinde, iktidardan muhalefeti şaşırtacak yeni sürpriz hamleler gelebilir.

Seçim kararı nasıl alınacak?

Seçim tarihinin kesinleşmesi için önümüzde iki olasılık var. Ya TBMM, genel kurulda en az 360 oyla erken seçim kararı alacak ya da Cumhurbaşkanı yetkisi dahilinde ülkeyi seçime götürecek. 2014-2018 dönemlerinde iki kez seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasaya göre Meclis’in erken seçim kararı vermesi halinde üçüncü kez Cumhurbaşkanı adayı olabiliyor. Cumhurbaşkanı’nın yenilenmesine karar verdiği seçimde aday olup olamayacağına ilişkin hukuki tartışma ise hala sürüyor. TBMM’den erken seçim kararı çıkabilmesi için muhalefetin desteği şart. CHP ve İYİ Parti’nin başını çektiği 6’lı masa ise seçim ittifaklarıyla ilgili olarak iktidarın meclis çoğunluğuyla çıkardığı yasanın uygulanamayacağı son tarih olan 6 Nisan ötesinde erken seçime yanaşmayacağını net bir şekilde açıkladı. Deneyimli siyasetçi TBMM Başkan Vekili Bilgiç’in EKONOMİ’ye yaptığı açıklamada seçim tarihi konusunda TBMM’de muhalefetle uzlaşma sağlanma olasılığını kuvvetli bulduğunu belirtmesi bizleri şaşırttı. Siyasetin nabzını tutan parlamento muhabirimiz Canan Sakarya ile birlikte gelişmeleri yakından takip edeceğiz.

■ ANLAMLI TARİH 14 MAYIS

Olası seçim tarihleri arasında dillendirilen 14 Mayıs’ın Türkiye’nin siyasi geçmişinde simgesel bir anlamı bulunuyor. 14 Mayıs 1950 günü yapılan TBMM 9. dönem milletvekillerinin belirlendiği seçim, Türkiye’de iktidarın ilk kez demokratik yollardan el değiştirdiği tarih olarak kayıtlara geçti. “Gizli oy, açık tasnif” yönteminin ilk kez uygulandığı 1950 seçimleri, Türkiye tarihinin ilk demokratik seçimi olarak da kabul ediliyor. Demokrat Parti’nin (DP) oyların yaklaşık yüzde 55’ini alarak 416 milletvekiliyle TBMM’de ezici çoğunluk sağladığı bu seçim, Türkiye’deki sağ siyasetin hep referans kaynağı oldu. Bu tarih önümüzdeki seçimlerde çoğu parti tarafından anlamlı bulunabilir. Ak Parti yanında merkez sağa yerleşme çabasındaki İYİ Parti, Adnan Menderes’in geçmişteki partisinin bugünkü ardılı olduğu iddiasındaki DP, bu tarihi referans gösterebilir. Hatta, 20 yıllık mevcut iktidarın demokratik yollardan el değiştirmesi gerektiğini sıklıkla vurgulayan CHP de bu tarihe özel bir anlam atfedebilir.

■ 6’LI MASA SAFLARI SIKLAŞTIRDI

Adı hep CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte muhalefetin cumhurbaşkanı adayları arasında anılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na siyaset yasağı getirebilecek yargı kararı, 6’lı masada safları sıklaştırmış görünüyor. Temyiz süreci nedeniyle henüz kesinleşmeyen yargı kararı açıklanır açıklanmaz İstanbul’a giderek İmamoğlu’na sahip çıkan İYİ Parti lideri Meral Akşener ile Almanya gezisini hemen keserek İstanbul’a gelen CHP lideri Kılıçdaroğlu arasında gerilim yaşandığı medyada dile getirilmişti. İki liderin 27 Aralık’ta ani bir kararla bir araya gelerek baş başa 2,5 saat görüşmeleri medya üzerinden izlenen anlaşmazlıklarını aşmış olduklarını gösteriyor. Son olarak 5 Ocak’taki 9,5 saat süren 6’lı masa toplantısının ardından yapılan açıklamadaki kuvvetli İmamoğlu vurgusu, ardından Dudullu-Bostancı Metro hattı açılışında kamuoyuna sergilenen 6’lı muhalefet birlikteliği, bu kesimde seçim motivasyonunun yüksek düzeyde olduğu izlenimi veriyor. 6’lı masadan ilk kez en sıkıntı çekebilecekleri konu olarak bilinen cumhurbaşkanı adayını belirlemesi süreciyle ilgili net bir açıklama geldi. Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için 2’li görüşmeler yapılacağının duyurulması siyasi çevrelerde hareketlilik yarattı. 30 Ocak’ta yapılacak “Geçiş Süreci Yol Hartası ve Ortak Politikalar Metni” tanıtım toplantısında cumhurbaşkanı adayının da açıklanableceği kulislerde dillendirilmeye başlandı.

Tüm yazılarını göster