Nereden buldun bu ismi?

Muhterem İLGÜNER MARKA ŞEHİR; Gün Bugün!

Belki biliyorsunuz, bu haftadan itibaren gazetemiz yeni bir isim altında yayınlanmaya başladı. Hayırlısı olsun! Ben de bu haftanın konusu olarak şehirlerin isimlerini seçtim; nereden gelmiş, nasıl değişmiş, ne anlama gelirmiş? Umarım ilginç bulursunuz.

Tarih boyu gelişen, zenginleşen kültürler dünyamızı gezmeye, tanımaya değer ilginç hale getirmiş. Zaman içerisinde yeni yerleşimler kurulmuş ve onlara o yer ile ilintili anlamlı isimler verilmiş. Yapılan incelemeler verilen isimlerin insan, doğa, hayvan, duygu kaynaklı olup bir kısmının da yakıştırma yollu olduğunu gösteriyor. Örneğin İngiltere’nin Birmingham şehrinin ismi insan kaynaklı; Beornmundluların köyü. İrlanda’nın Dublin şehri ise doğa kaynaklı; kara göl. Almanya’nın Berlin şehri ise hayvan ilintili; ayı. Şehrin sembolü halâ ayı, boy – boy sevimli ayıcıklar anı malzemesi olarak satılıyor. Romanya’dan Bükreş ismi ise duygularla ilgili; neşeli şehir! Yakıştırma yollu olana örnek de Fransa’dan Marsilya şehri; liman.

Etimoloji ve toponomi. Etimoloji, kelimelerin kaynağını, tarihini, gelişmesini inceleyen bilim dalı. Toponomi ise yer adları bilimi. Bir birleşik kelime; topos ve onoma - yer ve isim. Yer isimlerini, onların orijinlerini, anlamlarını, kullanımlarını ve tiplendirmesini araştıran, açıklayan bir bilim dalı. Toponomi ilk başta bir alt bilim dalı olarak ortaya çıkmış, zaman içerisinde temel bir bilim dalı haline gelmiş. Böylece biyoloji, sosyoloji ve antropoloji üzerinden de geniş bir araştırma sağlama potansiyeli oluşturmuş. Halkların ve dillerin kendini daha iyi ifade edebilmeleri için etkin bir araştırma olanağı sağlamış.

Değerli araştırmacı yazar Burhan Oğuz’un 1976 yılında basılan 8 ciltlik “Türkiye Halkının Kültür Kökenleri” eserinin birinci cildinin giriş bölümünden alıntılarla devam edeyim: “Anadolu’da şehir, nehir, dağ ve sair yerlerin bugünkü adlarının büyük kısmı burada Türkçe konuşulmaya başlanmasından evvelki devirlere aittir. Ancak isim kökenleri de mutlaka Grek veya Roma – Bizans toponimisine (yer adlandırması) ait değildir. Çoğunu onlar da kendilerinden evvelkilerden almışlardır.” Yazar örneklerle devam ediyor: “Ankuruva – Ankyra – Engürü ve Ankara. Mobolla – Mogola ve Muğla. Arzawa – Tuwanuva – Adanawa ve Adana. Milid – Melytene ve Malatya. Kawania – Konion ve Konya.” Çok rastlanan isimlerden biri Sebastian’ın “ Sebastia şehrinden gelen kişi” anlamına geldiği ve bu şehrin de şimdiki Sıvas olduğunu öğreniyoruz. Bodrum ismi ise Rodos St. Jan Şövalyelerinin orada inşa ettikleri kaleye verdikleri Petronium (Aziz Petro’nun Kalesi)dan geliyor. Kerasus (kiraz) sonraları Giresun oluyor. Kitapta daha onlarca örnek yer alıyor. Zamanında hepsinin bir anlamı varmış. Mardin’i ilk kuranlar Pers’lerin buraya yerleştirdiği Marde adında bir kavim. Bizanslılar Marde’yi Mardia olarak değiştiriyor, Türklere geçtikten sonra da Mardin adını alıyor. Nereden, nereye. Toponomi ister istemez dil’e götürüyor, diyor yazar ve soruyor; nece konuştu bu Anadolu?

Demem odur ki, isimler zaman içerisinde anlam kazanıyor. Mardin’i ziyarete gittiğimizde bir zamanlar burada Mardeliler yaşadı, bu isim onlardan kalma diyenimiz var mı? Bizleri bugünün Mardin’i büyülüyor; mabetler, dar sokaklar, taş konaklar. Hep söylerim; marka kelimesinde bir kelime daha saklı. M harfini elinizle kapatın “arka” kelimesi belirir. Her markanın bir arkası vardır. Arkasını doldurduğunuz sürece bir anlam kazanacaktır, yoksa sadece bir isimden ibaret kalacaktır. Şimdi Dublin’i kim bir zamanlar Vikinglerin gemilerini bağladığı “kara göl” olarak biliyor? Dublin edebiyattır; James Joyce’tur, Oscar Wilde’dır. Bir isme kişilik kazandıran o şehre ait değerlerdir. Tıpkı kişiler gibi; Zarafet hanım incelik gösteriyor, nazik oluyorsa zariftir. Aksi düşünülemez.

Haftanın Yeri: TAUMATA, YENİ ZELANDA

Şehirler, kasabalar güzellikleri ile, ilginç etkinlikleri ile ya da etkileyici kültürleri ile dikkat çeker. Kimisi de eşsiz – rakipsiz, ilginç isimleri ile. Bazı yerlerin isimleri akılda kalamayacak, tekrarlanamayacak kadar uzun olur. En uzun isimli yerleşim yerleri konusunda listeler hazırlanmış. Bu yerler 22 harfle Meksika’da, ve İrlanda’da; 23 harfle İzlanda’da; 24 harfle Rusya’da; 25 harfle Hollanda’da; 35 harfle Finlandiya’da; 44 harfle Güney Afrika’da; 58 harfle Galler’de bulunuyor. Bunların hiçbiri Yeni Zelanda’da 350 metre yükseklikte bir tepeye verilen isimden daha uzun değil; tamı tamına 85 harf: TAUMATAWHAKATANGIHANGAKOAUAUOTAMATEATURIPUKAKAPIKIMAUNGAHORONUKUPOKAIWHENUAKITNATAHU

Bu isim Taumata adında buraları keşfeden efsane olmuş bir Maori yerlisini anmak üzere verilmiş. Anlamı da “bu tepe tırmanırken dizleri sıyrılan, dağları karaları yutan, sevdiklerine burnuyla flüt çalan Taumata’ya adanmıştır” demek oluyor. Bir başka kabile ile savaşırken kardeşini kaybeden Taumata kederinden bu tepede burun flütü çalmış. Bu uzun isim Guinnes Rekorlar Kitabı’na kaydedilmiş, coğrafya ve isim tutkunu kişiler tarafından ziyaret edilir olmuş.

Tüm yazılarını göster