Tarım alanlarına deprem konutu olur mu?

Ali Ekber YILDIRIM TARIM DÜNYASINDAN

Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin üzerinden 37 gün geçti. Enkaz kaldırma çalışmaları sürerken yaraları sarmak, bölgede yaşayanların barınma, gıda, sağlık ve diğer sorunlarına kalıcı çözüm bulmak için çalışmalar sürdürülüyor.

Bu çalışmalar devam ederken tarım konusunda daha önce dile getirdiğimiz endişeler ne yazık ki bazı kentlerde gerçeğe dönüşüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, deprem felaketinin boyutlarına dikkat çekerek yeni yapılaşmanın ovalardan dağlara doğru olacağını söylemesine rağmen tarım arazileri imara açılıyor. Ekili tarlalarda iş makineleri çalışıyor ve deprem konutları yapılıyor. Ayrıca tarımsal üretimi, su kaynaklarını tehdit edecek şekilde bazı alanlara depremin enkazı, moloz dökülüyor. Bilim insanlarının asbest başta olmak üzere bu enkazların yaratacağı tehlikelerle ilgili uyarıları dikkate alınmıyor.

Türkiye’nin tek ceviz gen havuzuna deprem konutu

Depremin merkez üssü olan Kahramanmaraş, ceviz ve badem ıslahında çok önemli bir yere sahip. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sert Kabuklu Meyveler Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEKAMER) ıslah çalışmaları ile dünyada bilinen merkezlerden birisi. Dünyadaki 3 ceviz gen havuzundan birisi bu alanda.

SEKAMER’in ceviz, badem, zeytin ve Antep fıstığı araştırma ve ıslah çalışmalarının yapıldığı, öğrenci ve çiftçi uygulama alanı olarak kullanılan, Dulkadiroğlu ilçesi Ağyar mevkiinde (Akyar Mahallesi) bulunan 400 dönüm arazinin 135 dönümü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından konut alanı olarak belirlendi. Konut yapma çalışmaları da başlatıldı. Kahramanmaraş’ta konut alanı olarak seçilebilecek en son yer denilecek bir alan burası.

Üniversiteden açıklama

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden 6 Mart 2023 tarihinde yapılan açıklamada SEKAMER arazisinin toplu konut alanı olarak seçildiği şu açıklama ile duyuruldu:

“Kahramanmaraş merkezli ve 11 ili etkileyen asrın felaketi olan depremlerin ardından depremzedelerin barınma sorununu çözmek için toplu konut alanları belirlenmeye başlamıştır.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan alınan bilgilere göre, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’ne ait eski ÇİTOSAN arazisi, ceviz-badem araştırma ve ıslah alanı, öğrenci ve çiftçi uygulama alanı olarak kullanılan, Dulkadiroğlu ilçesi Ağyar mevkiinde (Akyar Mahallesi) bulunan KSÜ Sert Kabuklu Meyveler Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEKAMER) toplu konut alanı olarak belirlenmiştir.

Ancak bu alanın aynı zamanda Türkiye’nin en büyük ceviz gen havuzu olması dolayısıyla bir takım kaygılar ortaya çıkmıştır. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre ceviz gen havuzunun olduğu bölgeye dokunulmayıp diğer alanlara toplu konut yapılabileceği açıklanmıştır.

Şehrimizde yaşanan depremden sonra yaraların sarılması için KSÜ olarak bütün imkanlarımızı seferber etmiş bulunuyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Genetik kaynaklar kurtarılmaya çalışılıyor

Açıklamada da belirtildiği üzere Türkiye’nin en büyük ceviz gen havuzunun bulunduğu arazinin toplu konut alanı olarak seçilmesi ciddi kaygılara neden oldu. Bakanlık, gen merkezine dokunulmayacağını açıklasa da, konut yapılan alanda da genetik kaynaklar var. Bu kaynakların kurtarılması için bilim insanları canla başla çalışıyor. Böyle bir merkezin konut yapımına ayrılması Türkiye’nin ceviz ıslah çalışmalarını, son yıllarda artan ceviz yatırımlarını yani ülkenin bu alanda gelecek yüzyıllarını olumsuz etkileyecektir. Türkiye şu anda zaten ciddi oranda ceviz ithal ediyor. Islah yapılmazsa, çeşitlilik yok olursa dışa bağımlılık daha çok artar.

Cevizin geleceğine beton dökülüyor

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sütyemez, Türkiye’de ceviz konusunda en önemli bilim insanlarının başında gelir. Bugüne kadar en fazla ceviz çeşidi tescil ettiren Mehmet Sütyemez, konut yapımına ayrılan ceviz gen havuzunun oluşturulmasında başından beri çalışan ve yıllardır emek veren bilim insanlarımızdan. Prof. Dr. Mehmet Sütyemez depremde yitirdiği en yakınlarının acısını adeta bir yana bırakıp üzerinde çalıştığı ceviz çeşitlerini betondan kurtarmaya çalışıyor.

Telefonla konuştuğum Prof. Dr. Mehmet Sütyemez bilimsel çalışmaların yapıldığı bir alana konut yapmanın ülkenin ceviz yetiştiriciliğindeki gelecek yüzyıllarını tehdit ettiğini söyledi. Ceviz gen merkezi olarak dünyada 3 önemli merkez olduğunu belirten Sütyemez, bunlardan birisinin Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya eyaletindeki UC Davis Üniversitesi'nde, diğerinin Fransa'da Ulusal Tarım, Gıda ve Çevre Araştırma Enstitüsü’nde (INRAE) ve üçüncüsünün de Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sert Kabuklu Meyveler Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (SEKAMER) olduğunu söyledi.

Dünyadaki 3 gen merkezinden birine konut yapmanın kabul edilemez bir durum olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Sütyemez şunları söyledi: “Sert Kabuklu Meyveler Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (SEKAMER) temeli 1995’te atıldı ve ıslah çalışmaları başladı. Burada ceviz, badem, Antep fıstığı ve zeytin ıslah çalışmalarını sürdürüyoruz. Çalışmalarımızın yüzde 80’i cevizle ilgili. Burası ceviz konusunda dünyanın 3 gen havuzundan birisi. Bugüne kadar 20’den fazla TÜBİTAK projesinin uygulandığı bir alan. Türkiye’de ilk ve tek ıslah araştırma çalışmaları burada devam ediyor. Arazinin büyüklüğü 400 dönüm. Bunun 135 dönümünü konut alanı olarak alınmış ve çalışmalar başlatıldı. Daha çok 2-6 yaş arasında genetik kaynakların olduğu alan seçildi. Diğer alanda ise 10-25 yaş arası genetik kaynaklarımız var.”

Çocuklarını enkazdan çıkarır gibi cevizleri kurtarmaya çalışıyor

Toplu konut alanı olarak seçilen alanda araştırma kapsamında çok sayıda ceviz ağacı olan Prof. Dr. Mehmet Sütyemez adeta deprem enkazından çocuklarını kurtarır gibi bu inşaat alanında 2 ve 6 yaş arasındaki gen kaynağı olan ceviz ağaçlarını kurtarmaya çalışıyor. Bu bölme ilgili devam eden 2 TÜBİTAK projesi olduğunu belirten Sütyemez: “ Diğer tarafta yani konut alanı dışındaki alanda 10 ile 25 yaş arasındaki çeşitlerimiz var. Burada da devam eden projelerimiz var. Konut alanı olarak seçilen yerde ıslah ve araştırma amaçlı çok sayıda ağacımızı kurtarmaya çalışıyoruz. Hasta olmama rağmen ağaçları söküp diğer alandaki boş yerlere dikerek onları kurtarmaya çalışıyoruz. Havaların iyi gitmesi bir avantaj olsa da söküp diktiğimiz fidanların bazıları tutmayacak. Bazılarını aşılama yoluyla yine kurtarmaya çalışıyoruz. İnşaat alanı seçilirken gen havuzuna dokunulmayacağı söylendi. Ama o alanda da ağaçlarımız var. Ağaçların boyuna bakarak karar verildi. Bizim 2-6 yaş arası olan ağaçlarımız önemsenmedi.” dedi.

Sütçü İmam Üniversitesi ceviz ıslahında öncü

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin ceviz ıslahında öncü olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Sütyemez sözlerini şöyle sürdürdü: “ Üniversitemizin bugüne kadar ceviz konusunda 22 çeşidin tescili ile Türkiye’de ilk sırada. Bilimsel gerçeklere göre yapılamayan binaların, yıkılmasının bedeli bilimsel alt yapı alanlarına ödetilmemelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın buyurdukları gibi ‘her üniversite bir konuda çok iyi olmalı.’ Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ceviz çalışmaları ve gen kaynakları ile Türkiye’de en önemli marka konumuna geldiği gibi, dünyada da tanınır hale gelmiştir. Ayrıca badem, zeytin, Antep fıstığı konusunda da çalışmalar yaptığımız, yüksek lisan, lisans öğrencilerinin, çiftçilerin eğitim alanı olan bir yerin toplu konut ve yaşam alanına dönüştürülmesi ile dokunulmayacak denilen diğer alanlar da aslında tehdit altında. Ağaçlarla insanları komşu olduğunda ne yazık ki burada ağaçlar hep zarar görüyor. Şu anda en büyük beklentimiz en azından şimdilik dokunulmayan alanların korunması. Kalan yerlerdeki 10 ile 25 yaş arasındaki genetik materyallerimizi koruyalım.”

Özetle, Türkiye olarak çok büyük bir felaket yaşadık. Deprem konutlarının biran önce yapılması elbette önemli. Ancak seçimin de etkisiyle hızlı kararlarla tarım arazilerine, araştırma alanlarına, deprem konutlarının yapılması kabul edilemez. Aceleyle, yanlış yere konut yaparak tarım toprakları yok edilmemeli. Bir başka depremde bu konutlar da yerle bir olur ve daha büyük felaketlerle karşı karşıya kalırız.

Adıyaman'da buğday tarlasına konut

Adıyaman’da Toplu Konut İdaresi(TOKİ) buğday ekili tarlaları kazarak inşaat çalışmaları başlattı. Bu çalışmaları ilk olarak Adıyaman Belediyesi duyurdu. Belediyenin resmi sosyal medya hesabından “Başkanımız Dr. Süleyman Kılınç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver ile birlikte Yeni Otogar arkasında yapımı başlayan Örenli TOKİ Evlerinde incelemelerde bulundular” diye paylaşım yapıldı.

Paylaşımdaki fotoğraflarda yemyeşil buğday tarlaları iş makineleriyle inşaat yapımına hazır hale getirildiği görülüyor. Tepkiler üzerine bu mesaj silindi. Ancak, çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.

Gazeteci Candaş Tolga Işık TOKİ Başkanı Ömer Bulut’a bu çalışmaları sordu. Bulut’un verdiği yanıt şöyle: “İddia edildiği gibi bu bölgenin 1.derece tarım alanı vasfı yok. Ayrıca zemin etütleri yapıldı, sağlam raporu çıktı. Kaldı ki Adıyaman’da esas yoğunluklu deprem konutlarını buraya değil şehrin kuzeyine yapıyoruz.”

TOKİ Başkanı Ömer Bulut’un Candaş Tolga Işık’a gönderdiği Adıyaman İli Örenli İlçesi Statik Parametre” başlıklı raporda ise yapılan çalışma şöyle ifade ediliyor:

“İnceleme alanında yapılan sondajlarda yüzeyden itibaren kalınlığı 0.50 - 1.00 metreler arasında değişen bitkisel toprak gözlenmiştir. Sahada gözlenen bitkisel toprak tabakası heterojen özellikte olup, taşıyıcı zemin olma özelliği yoktur.

İnceleme alanında yapılan sondajlarda yüzeyden itibaren kalınlığı 0.50 - 1.00 metreler arasında değişen bitkisel toprak tabakası altından itibaren 2.50 metre derinliğe dek tümüyle ayrışmış, killeşmiş kumtaşı birimleri gözlenmiştir. Tümüyle ayrışmış kumtaşı birimleri altından itibaren kuyu sonuna dek ise, çok - orta derecede ayrışmış kireçtaşı birimleri gözlenmiştir.

İnceleme alanında gözlenen bitkisel toprak tabakasının kaldırılması ve Df ≥ 2.00 metre olması kaydıyla yapı temellerinin oturacağı birimler için; Yerel Zemin Sınıfı ZC seçilerek yapılacak statik hesaplarda güvenli tarafta kalınarak aşağıda sunulan parametreler kullanılabilir.”

İlave olarak bazı teknik bilgiler veriliyor. Aslında bu kadar rapora, zemin etüdüne gerek yok. İnşaat sahası olarak seçilen yerde zaten tarımsal üretim yapılıyor. Sonbaharda ekimi yapılmış ve tohumlar çimlenmiş. Böyle bir alanın tarım arazisi olup olmadığına ancak ziraat mühendisleri karar verebilir. Ziraat Mühendisleri Odası’ndan rapor istenmeliydi.

İşin içerisinde belediye varsa, çok kolaylıkla 1. sınıf tarım arazilerinin vasfı değiştirilerek imara açılabiliyor. Yaşanan deprem felaketinde bunun birçok örneği var. Hatay’da bütün itirazlara rağmen tarım arazisine yapılan hastane depremde yıkıldı. İnsanlar yaşamını yitirdi.

Ne olursa olsun zemini çok sağlam bile olsa tarım arazisine konut, inşaat, sanayi tesisi yapılmamalı. Bu arazileri gözümüz gibi korumalıyız.

Tüm yazılarını göster