DANIŞMANLARI Işıl Kaya’nın organize ettiği Danimarkalı lojistik devi DFDS’in Başkan Yardımcısı, Akdeniz İş Birimi Başkanı Lars Hoffmann ve DFDS Akdeniz İş Birimi Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Bozkurt’la buluşmada, Türkiye’deki işlerinin temelini oluşturan UN Ro-Ro’nun büyük bölümüne tanıklık edip yazdığım tarihçesine girdim:
Kemal Bozkurt, 2011 yılından beri UN Ro-Ro’da görev yaptığını belirtti:
- Şirkete KKR döneminde girmiştim. Dolayısıyla Esas Holding-Actera Group’un satın alıp yönettiği, sonra da DFDS’e sattıklarını şirketin içinde yaşadım.
Lars Hofmann’a sohbetin başında sordum:
- DFDS, Türkiye’ye yaptığı yatırımdan memnun mu?
Hofmann, yanıtladı:
- Türkiye’de UN Ro-Ro’yu almış olmaktan ziyadesiyle memnunuz. Ekol Lojistik’in uluslararası taşımacılık bölümünü de Kasım 2024’te devraldık. Türkiye’ye yaptığımız yatırım toplamda 1.5 milyar doları buldu.
Memnuniyetlerini şu mesajla perçinledi:
- Mevcut konjonktürde oluşabilecek her fırsata yatırım açısından açığız…
Şu noktanın altını çizdi:
- Ana sermayedarımız Danimarkalı ama biz bir Türk şirketiyiz. Gemilerimizin çoğu Türk bayraklı. Personelimiz Türk.
Türkiye’de kendilerini “mutsuz” hissedecekleri bir durumla karşılaşmadıklarını kaydetti:
- DFDS, bir ülkede, pazarda şirket satın alımı yapmadan önce çok araştırma yapar. Türkiye’de de satın alma öncesinde araştırmalarımızı yaptık, olası riskleri değerlendirdik. Beklentilerimizin karşılanmadığı bir durum yok.
DFDS’in son 10 yılda globalde satın almalarla çok büyüdüğünü vurguladı:
- Şimdi o satın almalarla yol almayı sindirme zamanı. Yani, organik büyümeye daha fazla odaklanacağız.
DFDS’in UN Ro-Ro’yu satın aldığı 2018 yılında filosunda 13 geminin bulunduğunu belirtti:
- Bir ara gemilerimizin sayısı 20’yi buldu. Şu anda 17 gemi ile hizmet veriyoruz. 13’ü Türk bayraklı, Türk personel çalışıyor. Ayrıca isimleri de Türkiye’den… Bir personelimiz gemilere Türkiye’den isimler vermemizi önerdi, biz de hemen benimsedik ve yaptık.
Filodaki iki geminin Malta bayraklı olduğunu bildirdi:
- Bu iki gemideki personelimiz de tümüyle Türkler’den oluşuyor. İki gemiyi de “charter” modeliyle kullanıyoruz.
DFDS’in Türkiye’nin dış ticaretindeki payını öğrenmek istedim, şu verileri paylaştı:
- Yılda 400-450 bin ünite taşıyoruz. Karada tekerlekli yükün yüzde 40’ının taşımasını üstleniyoruz.
DFDS’in Türkiye’nin dış ticaretindeki payının rakamsal büyüklüğünü merak ettim, şu yanıtı verdi:
- Bizim üzerimizden geçen ihracatın, ithalatın parasal büyüklüğünün hesabını yapmış değiliz. Sadece kendi ciromuzu biliyoruz. 400 milyon Euro’yu aşan bir ciromuz var. Akdeniz İş Birimi’nin 2025 yılı cirosu da 618 milyon 340 bin Euro düzeyinde bulunuyor.
Hoffmann, Türkiye’de istihdama verdikleri katkı üzerinde de durdu:
- Ekol’ün bünyemize katılmasıyla birlikte 3 bin personel Türkiye’deki grubumuza eklenmiş oldu.
Türkiye’deki şirketin DFDS grubundaki büyüklüğünü sordum, yanıtı “Akdeniz İş Birimi” şeklinde vermeyi seçti:
- Benim başında bulunduğum Akdeniz İş Birimi, DFDS grubunun yüzde 30’unu oluşturuyor…
Danimarkalı DFDS, Nisan 2018’de UN Ro-Ro’yu satın alarak girdiği Türkiye’den memnuniyetini, yatırımlarını 1.5 milyar dolara taşıyarak ortaya koymuş bulunuyor…
“Her fırsata açığız” mesajıyla da yatırım iştahının sürdüğünü gösteriyor…
DFDS Başkan Yardımcısı, Akdeniz İş Birimi Başkanı Lars Hoffman’a işlerinin temposunu sordum, şöyle anlattı:
- Doluluklarımız oldukça yüksek. İthalatta doluluğumuz daha yüksek. 1-2 gemi ilavesiyle ek kapasite yaratmayı gündemimize alabiliriz.
DFDS Akdeniz İş Birimi Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Bozkurt, kapasite artırma konusu açılınca şu bilgiyi verdi:
- Deniz kıyısındaki alanlar sınırlı. Pendik’te bir kara terminali düşünüyoruz. Benzeri Trieste’de (İtalya) var. Pendik’te kara terminali için alan kiralama veya satın alma konusunda çalışmalar yapıyoruz. 50 bin metrekarelik bir alan olacak.
Bozkurt, ro-ro seferlerinin çıkış-varış noktalarını sıraladı:
Bozkurt, Trieste’de varış noktasındaki limanın DFDS’e ait olduğunu vurguladı:
- Trieste’deki yerimiz kıyı kenar çizgisi içinde yer alıyor.
DFDS’in demiryolu taşımacılığı şirketi “PrimeRail”i 2022 yılında satın aldığını anımsatıp, Intermodal taşımacılığın çıkış-varış noktalarını paylaştı:
Lars Hoffmann, Türkiye’nin dış ticaretini destekleyecek yeni hatlar açmaya hazır olduklarını kaydetti:
- Örneğin Karadeniz’e her zaman bakıyoruz ama Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle ortam müsait görünmüyor.
Ardından ekledi:
- Biz, Türkiye’nin içinde olduğu yapılarda yer alırız.
Hoffmann’a ABD-İsrail-İran savaşının lojistik maliyetlerine etkisini anımsattım, şu yorumu yaptı:
- Savaş elbette lojistik maliyetlerini artırdı. Ancak, ondan önce de tüm dünyada yeşil dönüşüm etkisiyle lojistik maliyetlerinde artış başlamıştı. Bu gidişle lojistik maliyetlerindeki artış ister istemez nihai tüketiciye de yansır.
DFDS Akdeniz İş Birimi Başkanı Lars Hoffmann ve Akdeniz İş Birimi Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Bozkurt’la sohbet ederken, UN Ro-Ro’nun İstanbul-Trieste seferlerinin ilk başladığı 1993 yılındaki başlıklardan örnek aktardım:
Kemal Bozkurt, Trieste’ye şoförlerin yoğun yolculuklarının sürdüğünü belirtti:
- 13-15 bin şoför Trieste’ye uçuyor.
DFDS, UN Ro-Ro’yu Nisan 2018’de satın alması sonrası personel önerisiyle gemilerin isimlerini Türkiye’nin tarihi mekan ve bölgelerinden belirledi.
Gemilerin isimlerinden bazıları şöyle: