ÜSKÜDAR Amerikan, Tarsus Amerikan ve İzmir Amerikan okullarını bünyesinde bulunduran Sağlık ve Eğitim Vakfı’ndan Ocak ayı sonlarına doğru bülten geldiğinde ilgimi çekmişti:
Didem Duru ile buluştuğumuzda SEV’in Genel Müdürlüğü görevine geçişinin öyküsünü dinlemek istedim, konuya üniversite mezuniyetinden girdi:
Didem Duru, SEV Kurumsal İlişkiler ve Etkinlikler Müdürü Zeynep Atlan’ın eşlik ettiği buluşmada hayatı boyunca eğitimi toplumsal dönüşümün en güçlü kaldıracı olarak gördüğünü vurgulayıp, görev yaptığı sivil toplum örgütlerini sıraladı:
SEV Genel Müdürlüğü gündeme geldiğinde şöyle düşündüğünü paylaştı:
- Bu iş bana profesyonel yönetici olarak çalışırken sivil toplum kuruluşunda görev yapmanın hazzını birlikte yaşatacak. İki alan benim için SEV’de birleşmiş oldu.
Didem Duru, SEV’in öyküsüne geçerken 2013 yılının ilk aylarını anımsadım. 1980’lerde Migros’un Kurumsal İletişim Direktörü iken tanıdığım, Global Tanıtım’ın kurucusu Ceyda Aydede’den bir mail gelmişti:
Bu mailin ardından 2013 yılı Ağustos ayı başlarında Ceyda Aydede ile Üsküdar Amerikan Lisesi kampüsünde buluşmuştuk. Aydede, 1968’de kurulan ancak bünyesindeki kurumların tarihi 1820’lere uzanan SEV çatısı altındaki kuruluşları sıralamıştı:
Aydede, söz konusu eğitim, yayın ve sağlık kuruluşlarının SEV’e devrinin 45 yıl sürdüğünü belirtmişti:
Didem Duru, tarihçeyi anlatırken şu ayrıntıya işaret etti:
- Talas Amerikan Ortaokulu 1967 yılında kapanmıştı. Talas’ın kapanması, SEV’in kurulmasını tetiklemiş. Mezunları diğer okulların yaşamasını sağlamak için 1968 yılında SEV’i kurmuştu.
SEV’in mezunların kendi okullarına sahip çıkma ve yaşatma vizyonuyla doğmuş gönüllülük hareketi olduğunun altını çizdi:
- SEV, halen gönüllü mezunlardan oluşan mütevelli heyeti ve yönetim kurulu tarafından yönetiliyor. 1990 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla “kâr amacı gütmeyen vakıf” statüsü kazanmıştı.
“SEV Amerikan Koleji”nin de eklenmesiyle bünyelerindeki lise sayının 4’e çıktığını anımsatıp sürdürdü:
- SEV okullarında 2025-2026 eğitim ve öğretim döneminde toplam öğrenci sayımı 5 bin 501’i buldu. SEV ve bağlı kurumlarında 747’si öğretmen olmak üzere 1079 eğitim çalışanı görev yapıyor.
Uzun yıllar teknoloji şirketi Cisco’yu Türkiye ve bölgede yönettiği için eğitimde “yapay zeka” üzerine de konuştuk. Didem Duru, SEV’in “yapay zeka”ya bakışını, yaklaşımını ortaya koydu:
- SEV, “yapay zeka” ve teknolojileri, eğitim için tehdit değil, dönüşüm ve yeniden tanımlama, yeniden öğrenme, inşa etme fırsatı görüyor. “Yapay zeka” çağında eğitim, içerik aktarımına değil zihinsel olgunluk ve karakter gelişimine yönelip “bilgi”den “bilgelik” odağına kayıyor.
Tüm okulları için “SEV Yapay Zeka Politikası” oluşturulduğunu bildirip, şu noktalara işaret etti:
“Yapay zeka”yı dijital dönüşümün bir aracı olarak gördüklerini kaydetti:
- Teknoloji sektöründe görülen en temel gerçek şudur: En iyi sistem bile insan sahiplenmezse çalışmaz. Bu nedenle SEV’de dijital dönüşüm öğretmen gelişimiyle başlar.
Ardından ekledi:
- Öğretmenlerimizi yalnızca bilgi aktarıcı veya kullanıcı değil, “öğrenme tasarımcısı” ve “öğrenme araştırmacısı” konumuna taşımak istiyoruz.
SEV’in benimsediği, çizdiği politika, “yapay zeka”nın eğitimde kullanımın en doğru formülünü ortaya koymuş gibi görünüyor…
SAĞLIK ve Eğitim Vakfı (SEV) Genel Müdürü Didem Duru, vakfın burs programına işaret etti:
- 2025-2026 döneminde 5 bin 501 öğrencimizin 826’sı, yani yüzde 15’i SEV burslarından yararlanıyor. Bu rakam kısmi burs alan öğrencilerimizi de kapsıyor. Dolayısıyla bunun “tam burs” karşılığı yüzde 10 düzeyinde bulunuyor.
Burs kategorilerini sıraladı:
Bursların SEV kaynakları ve çoğunluğu mezun olan bağışçıların katkılarıyla karşılandığını vurguladı:
- 2025-2026 döneminde 23 öğrencimiz mezun sınıflarının bağışlarıyla burslu okuyor. Her mezun sınıfı topladığı bağışlarla bir öğrenciye eğitim imkanı sağlıyor.
Bursları kalıcı hale getirmek için “toplu burs fonu” uygulamasını yaygınlaştırmaya çalıştıklarını bildirdi:
- Bu yıl 3 adet 100 bin dolarlık “endowment fonu” (toplu burs fonu) hayata geçirildi. Her fon, her yıl bir öğrencinin bursunu sürekli hale getirebiliyor.
Bu noktada SEV’in güçlü mezun ağı üzerinde durdu:
- SEV, 20 bine varan mezunuyla Türkiye’nin en güçlü mezun ağlarından birine sahip bir ekosistem oluşturmuş bulunuyor.
SAĞLIK ve Eğitim Vakfı (SEV) Genel Müdürü Didem Duru, “SEV’in toplumsal etkisini artırmanın” sadece fiziksel büyüme değil, sürdürülebilir ve nitelikli bir gelişimle mümkün olabildiğini vurguladı:
- 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına hazırlanırken, nitelikli eğitim yaklaşımımızdan ödün vermeden, öğrencilerin geleceğini, eğitimin niteliğini ve kurumun sürdürülebilirliğini gözeterek ücret düzenlemesi yaptık.
Ücret artışını mümkün olan en düşük seviyede tuttuklarını ve ödeme seçeneklerini çeşitlendirdiklerini kaydetti:
- Mart ayında kayıt tamamlayan veliler için anaokulunda yüzde 4, ilköğretim kurumları ve lise hazırlık ücretleri hariç diğer seviyelerde ise yüzde 8-11.7 arasında artış uygulandı ve 12 taksit imkanı sunuldu.
SAĞLIK ve Eğitim Vakfı (SEV) Genel Müdürü Didem Duru, 4 liseden geçen yıl 576 öğrencinin mezun olduğunu bildirdi:
- Mezunlarımızdan üniversiteye yerleşenlerin yüzde 20’si Türkiye’de, yüzde 73’ü ise yurt dışında eğitimlerini sürdürüyor.
Geçen yılki mezunlarının yüzde 7’sinin üniversiteye yerleşmediğini kaydetti:
- 164 mezunumuz “Times Higher Education” (THE) listesinde ilk 100’de yer alan üniversitelere yerleşti.
SAĞLIK ve Eğitim Vakfı (SEV) Genel Müdürü Didem Duru, İstanbul, İzmir ve Tarsus’taki kampüslerindeki dönüşüm planlarını paylaştı:
- Kampüslerimiz için gelecek döneme yönelik planlamamız, üç farklı ilde eş zamanlı yürüttüğümüz, bütüncül ve uzun vadeli bir fiziksel dönüşüm vizyonuna dayanıyor.
Planı biraz açtı:
- Bu süreç, yeni eğitim yapılarının inşasıyla birlikte, tarihi binaların restorasyonu, mevcut yapıların deprem performansını artıracak güçlendirme ve çağdaş ihtiyaçlara yanıt veren kapsamlı renovasyon uygulamalarını iç içe kurguladığımız bir yaklaşım içeriyor.