Almanya’da iklim politikasında radikal viraj: 'Bina Enerjisi Yasası' değişiyor mu?

Alman hükümeti, mülk sahiplerinin tepkisini çeken yasal düzenlemedeki en kritik çevre şartını tasfiyeye hazırlıyor. Yeni binalarda '%65 yenilenebilir enerji' kullanımını zorunlu kılan kural rafa kalkarken; 1 Kasım 2026'dan itibaren konutlarda geleneksel sistemlerin önü yeniden açılacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Almanya’da iklim politikasında radikal viraj: 'Bina Enerjisi Yasası' değişiyor mu?

Almanya'da milyonlarca hane halkını yakından ilgilendiren 'Bina Enerjisi Yasası' (GEG) için geri sayım sürerken, ülke yönetiminden ezber bozan bir hamle geldi. Federal Kabine, Yeşiller Partili eski bakan Robert Habeck döneminde yasalaşan ve yeni kurulacak ısıtma sistemlerinde en az yüzde 65 oranında yenilenebilir enerji kullanılmasını şart koşan yasal zorunluluğu iptal etti. Kabul edilen son revizyon taslağıyla birlikte, mevcut mevzuatın adı resmi olarak 'Binalarda Enerji Tasarrufu ve Isıtma Sistemlerinin Modernizasyonu Yasası' (GModG) olarak değiştirildi.

Yeni yasal düzenlemenin getirdiği en büyük değişiklik, yüksek bütçeli ısı pompası yatırımlarının zorunlu olmaktan çıkarılmasıdır. Mülk sahipleri, binalarındaki eskiyen ısıtma sistemlerini yenilerken geleneksel doğalgaz veya petrol yakıtlı kazanları yeniden özgürce kurabilecek. Bu yasal esneklik sayesinde, yüksek enflasyonla mücadele eden hanelerin sırtındaki milyarlarca euroluk zorunlu dönüşüm yükünün hafifletilmesi hedefleniyor.

Ancak fosil yakıtlı sistemlerin kullanımına verilen bu vize tamamen kontrolsüz bir sürece işaret etmiyor. Sektöre 'biyobasamak' adı verilen kademeli bir yeşil gaz kota sistemi getiriliyor. Buna göre, 2029 yılından itibaren yeni kurulan sistemlerde en az yüzde 10 oranında biyogaz veya çevre dostu sentetik yakıt kullanımı zorunlu kılınacak. Bu karışım oranı, 2040 yılına kadar kademeli olarak yükseltilecek.

Denetim kuruluşundan sert eleştiri: 'Uygulamadan uzak'

Alman hükümeti, yasal kuralları esnetmesine rağmen ülkenin 2045 yılındaki 'net sıfır karbon' vizyonundan sapılmadığını, bu esnemenin sadece geçiş sürecini kolaylaştıracağını savunuyor. Ne var ki bağımsız denetleme mekanizmaları aynı görüşte değil. Bağımsız Ulusal Norm Denetim Konseyi (NKR), hazırlanan yeni kanun taslağını bürokratik bir karmaşa olarak yorumlayarak 'uygulamadan en uzak ve zayıf düzenlemelerden biri' sözleriyle eleştirdi. Çevre örgütleri de bu geri adımın ülke yönetiminin küresel iklim prestijine gölge düşüreceğini iddia ediyor.

Yürürlük tarihi neden sonbahara ertelendi?

İlk etapta 1 Temmuz 2026 olarak hedeflenen yeni kuralların yasal olarak yürürlüğe girme tarihi, piyasadaki belirsizlikleri gidermek ve altyapıyı olgunlaştırmak amacıyla 1 Kasım 2026 gününe ertelendi. Hükümet bu hamleyle hem sektörel tedarikçilere zaman kazandırmayı hem de yaklaşan genel seçimler öncesinde seçmenden gelecek olası bir tepki dalgasını dindirmeyi amaçlıyor.