Politico: Avrupa vizelerinde “ek hizmet” ekonomisi nasıl büyüdü?

Dubai merkezli VFS Global’in, Avrupa vizeleri başta olmak üzere dünya genelindeki vize işlemlerinde fiili tekel konumuna geldiği öne sürülürken, araştırmalara göre “opsiyonel” olarak sunulan ek hizmetlerden de milyarlarca liralık bir ekonomi yarattı. Bir yıl süren bir araştırmaya göre, başvuru sahiplerinin yüksek ücretli hizmetlere yönlendirildiği, veri güvenliği ve randevu sistemlerinde de ciddi sorunlar yaşandığı belirtildi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Politico: Avrupa vizelerinde “ek hizmet” ekonomisi nasıl büyüdü?

Politico’nun haberine göre, dünya genelinde milyonlarca kişinin vize başvurularını yöneten VFS Global, son yıllarda Avrupa ülkeleri adına yürüttüğü işlemlerle devasa bir hizmet ağına dönüştü. Şirket, doğrudan vize kararı vermese de randevu sistemi, biyometrik veri toplama ve belge transferi gibi kritik süreçleri yönetiyor.

Politico ve Lighthouse Reports’un yaklaşık bir yıl süren ortak araştırmasına göre şirketin gelir modelinin merkezinde “katma değerli hizmetler” olarak tanımlanan ek servisler bulunuyor.

Araştırmanın kaynakları, Avrupa Komisyonu belgeleri, 22 Schengen ülkesinin denetim raporları, şirket içi yazışmalar ve eski çalışanlarla yapılan görüşmeleri oldu.

“Opsiyonel” hizmetlerden büyüyen gelir

Araştırmaya göre başvuru sahiplerinden SMS bildirimi, belge tarama, kurye teslimatı, premium salon kullanımı ve biyometrik veri toplama gibi hizmetler için ek ücret talep ediliyor.

Bazı ülkelerde yalnızca belge tarama hizmetinin 150 euroya, “belge doğrulama” işlemlerinin ise 220 euroya kadar çıktığı belirtildi. Evde biyometrik veri toplama hizmetlerinin fiyatı ise 80 euro ile 3.500 euro arasında değişiyor.

Görüşülen çok sayıda başvuru sahibi, bu hizmetlerin teoride isteğe bağlı görünmesine rağmen pratikte reddedilmesinin zor olduğunu anlattı.

Hindistan’ın Pune kentinde yaşayan 71 yaşındaki Vrinda da geç kaldığı gerekçesiyle premium hizmet satın almak zorunda bırakıldığını söyledi. Yeni randevu almak yerine yaklaşık 35 euro ek ücret ödediğini ifade etti.

Araştırmada görüşülen 19 başvuru sahibi ise yanıltıldıklarını ya da ek ödeme yapmaya mecbur bırakıldıklarını belirtti.

“Satış baskısı” iddiaları

Eski ve mevcut çalışanlar, personelin satış hedeflerini tutturması için yoğun baskı altında olduğunu öne sürdü.

Bazı çalışanların müşterilerin açık onayı olmadan faturaya ek hizmet eklediği iddia edilirken, eski çalışan Rohit Taneja personelin başvuru sahiplerinin “zayıf noktalarını yakalamaya” teşvik edildiğini söyledi.

Araştırmaya göre çalışanlara “satış sanatı” eğitimi verildiği, bazı ülkelerde bonusların temel maaşın iki katına ulaşabildiği belirtildi. Nijerya’daki çalışanlar, ek hizmet satışlarının maaşlarda kritik konuma geldiğini anlattı. Bazı ülkelerde çalışanların aylık yaklaşık 125 euro maaş aldığı da aktarıldı.

Şirketten açıklama

VFS Global şirketinden yapılan açıklamada ise çalışan ifadelerinin eksik ve yanıltıcı bir tablo oluşturduğu belirtildi. Şirket, baskı veya yanıltmaya karşı “sıfır tolerans” politikası bulunduğunu ve tüm ek hizmetlerin tamamen “isteğe bağlı” olduğunu açıkladı.

Başvuru sayısı sınırlı kaldı, kâr katlandı

Şirketin finansal kayıtları, VFS Global’in faaliyet kârının 2017 ile 2024 arasında 36 milyon İsviçre frangından 161 milyon İsviçre frangına yükseldiğini gösteriyor.

Aynı dönemde şirket gelirleri iki katından fazla artarken, başvuru sayısındaki yükselişin yalnızca yüzde 15 seviyesinde kaldığı belirtildi.

İncelenen makbuzlara göre ek hizmetler, şirket gelirlerinin ortalama yüzde 30’unu oluşturdu. Kenya’da ise başvuru sahiplerinin yüzde 90’ından fazlasının SMS hizmeti için ödeme yaptığı kaydedildi.

VFS’in çoğunluk hissesi 2021 yılında yatırım devi Blackstone tarafından satın alınmıştı. Eski çalışanlar, bu yatırım sonrasında satış baskısının arttığını öne sürerken şirket bu iddiaları reddetti.

Veri güvenliği ve randevu sistemi tartışmaları

Araştırmada yalnızca ek ücret politikaları değil, veri güvenliği ve randevu sistemine ilişkin sorunlar da dikkat çekti.

Avrupa Komisyonu belgelerinde şirketin veri koruma yükümlülüklerini ihlal ettiği 21 farklı vaka yer aldı.

Lüksemburg Dışişleri Bakanlığı, biyometrik verilerin şifrelenmemiş disklerle taşındığını raporladı. Norveç makamları bazı merkezlerde verilerin yasal süre içinde silinmediğini belirtirken, İsveç makamları personelin GDPR konusunda bilgi eksikliği bulunduğunu kaydetti.

Beş Avrupa ülkesi ise şirketin yasal süre içinde randevu sağlayamadığını bildirdi.

Bazı ülkelerde bot yazılımlar aracılığıyla ücretsiz randevuların toplu şekilde alınıp yeniden satıldığı ifade edilirken, uzmanlar şirketin bot karşıtı güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığını söyledi.

Bazı başvuru sahipleri de sistem hatalarının kendilerini ücretli belge tarama hizmetlerine yönlendirdiğini anlattı. Yazılım mühendisi olarak çalışan bir başvuru sahibi, sistemin belgelerinde “virüs” bulunduğunu iddia ederek kendisini ücretli işleme yönlendirdiğini söyledi.

Avrupa Komisyonu inceleme başlattı

Araştırmanın ardından Avrupa Komisyonu, vize hizmetlerinin dış kaynak kullanımıyla yürütülmesine ilişkin kapsamlı bir inceleme başlattığını açıkladı.

Komisyonun, “sistem suistimallerini önleme seçenekleri” geliştirmeyi hedeflediği belirtildi.

Bazı Avrupa hükümetleri ise alternatif şirket eksikliği nedeniyle VFS’i denetlemenin zorlaştığını kabul etti.

İsviçre temsilciliği, mevcut başvuru yoğunluğu nedeniyle VFS ile çalışmaktan başka seçenek bulunmadığını ifade ederken, Çekya tarafı şirketle ilgili sorunların tekrar tekrar yaşandığını bildirdi.

Belçikalı diplomat Joris Salden ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki vize işlemlerini dış kaynak kullanımı yerine doğrudan büyükelçilik içinde yürütmeyi tercih ettiğini açıkladı.