Sudan ve Etiyopya hattında gerilim: Sınırda vekalet savaşı körükleniyor

Doğu Afrika’nın iki önemli aktörü Sudan ve Etiyopya arasındaki ilişkiler, karşılıklı suçlamalar ve sınır ötesi vekalet savaşları nedeniyle kritik bir eşiğe geldi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Sudan ve Etiyopya hattında gerilim: Sınırda vekalet savaşı körükleniyor

Bölge genelinde tırmanan asimetrik cepheleşme, tarafların diplomatik diyalog kanallarını tamamen askıya almasına neden oluyor. Karşılıklı istihbarat raporları ve sınır hatlarındaki ani askeri tahkimatlar, krizin yakın vadede barışçıl yollarla çözülmesini zorlaştırıyor. Bölgedeki güç dengelerini sarsan bu tehlikeli süreci daha iyi anlamak adına, iki ülke arasındaki kriz noktalarını ve sahaya yansıyan askeri hamleleri çok daha yakından incelemek gerekiyor.

El-Faga bölgesinde değişen dengeler

İki büyük devlet arasındaki gerilim, karşılıklı suçlamaların ötesine geçerek tehlikeli bir bölgesel vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Kağıt üzerinde basit bir sınır ihtilafı gibi görünen bu kriz, arka planda her iki devletin de kendi içindeki silahlı isyancıları bastırmak veya rakibini zayıflatmak için yürüttüğü asimetrik bir satranç oyunudur. Krizin en somut kırılma noktalarından birini, son derece verimli tarım arazilerine sahip olan ve uzun yıllardır iki ülke arasında aidiyet tartışmalarına sahne olan El-Faga bölgesi oluşturuyor. Sudan ordusu, Etiyopya’nın kendi kuzeyindeki iç çatışmalarla meşgul olduğu dönemi fırsat bilerek bu bölgede tam kontrolü sağlamış ve Etiyopyalı Amhara milislerini sınırın dışına itmişti. Bu hamle Addis Ababa yönetiminde derin bir güvenlik endişesi yaratırken, iki ülke arasındaki ilişkileri diplomatik diyalog zemininden tamamen kopararak askeri bir yıpratma savaşı evresine taşıdı.

Karşılıklı sınır ötesi vekalet kartları

Vekalet savaşının en tehlikeli boyutu ise tarafların birbirlerinin iç düşmanlarına sağladığı iddia edilen lojistik ve askeri desteklerde kendisini gösteriyor. Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında süren kanlı iç savaşta, Etiyopya topraklarının ayrılıkçı milisler için güvenli bir üs ve insansız hava aracı kalkış noktası olarak kullanıldığı iddiaları Hartum yönetiminin tepkisini çekiyor. Buna karşılık Etiyopya ise Sudan ordusunun, kendi merkezi hükümetine karşı savaşan Tigray ve Oromo kökenli silahlı isyancı gruplara sınır hattında lojistik koridor açtığını ve askeri eğitim desteği sunduğunu savunuyor.

Bölgesel güçlerin nüfuz savaşı

Bu asimetrik güç mücadelesi sadece iki ülkenin yerel dinamikleriyle de sınırlı kalmayıp, bölgesel ittifakların gölgesinde daha da karmaşık bir hal alıyor. Özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı projesi nedeniyle Addis Ababa ile varoluşsal bir su krizi yaşayan Mısır, Sudan ordusuna açık destek vererek Etiyopya’yı sınır hattından çevreleme stratejisi izliyor. Diğer taraftan Körfez ülkelerinin bölgedeki ticari ve askeri liman nüfuzu elde etme rekabeti de her iki ülkedeki farklı vekil güçlerin finansal olarak ayakta kalmasını sağlıyor.

Mevcut askeri ve ekonomik tablolar incelendiğinde, hem Sudan'ın hem de Etiyopya'nın kendi iç çatışmaları ve ekonomik darboğazları nedeniyle yarın kapsamlı bir savaşa girmesi beklenmiyor. Ancak sınır hatlarında yoğunlaşan drone hareketliliği, milis transferleri ve karşılıklı yıpratma hamleleri, bu örtülü vekalet savaşını her an kontrolden çıkabilecek ve tüm Doğu Afrika'yı istikrarsızlaştırabilecek kitlesel bir bölgesel yangına dönüştürme potansiyeli taşıyor.