Süveyş ve Panama'da geçiş ücreti varken Hürmüz Boğazı'nda neden yok?

Hürmüz Boğazı'nı kullanan gemilerden 2 milyon dolara kadar ücret talep eden İran'a tepkiler yükseliyor. Peki, Süveyş ve Panama kanalları için ücret alınırken İran'ın Hürmüz için böyle bir hakkı neden bulunmuyor?

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Süveyş ve Panama'da geçiş ücreti varken Hürmüz Boğazı'nda neden yok?

İran rejimi,  Hürmüz Boğazı'ndan "güvenli geçiş" karşılığında gemi başına 2 milyon dolara kadar ücret talep ettiklerine dair haberlerin ardından küresel enerji güvenliğini tehdit ve şantajla suçlanıyor.

İran hükümeti, bu ücreti ülkeye yönelik ABD-İsrail saldırıları sonucu oluşan zararın tazminatı, seyrüsefer hizmetleri, çevresel koruma ve artırılmış güvenlik ödemesi olarak gerekçelendiriyor.

İran ile Umman arasında yer alan Hürmüz Boğazı, dünyanın en kritik enerji koridoru konumunda. İran savaşından önce, dünya genelinde tüketilen petrol ve gazın beşte biri buradan taşınıyordu.

Tahran, gemilerin boğazdan geçmeden önce izin almasını zorunlu kılacak şekilde Umman ile ortak bir protokol hazırladığını açıkladı.

Ne var ki bazı Asyalı denizcilik şirketleri ve küçük operatörler sessizce ödeme yapmış olsa da büyük küresel aktörler bu ücreti ödemeyi reddediyor.

Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW) adlı düşünce kuruluşu ücret talebini "haraç sistemi" olarak nitelendirdi.

Reuters'ın bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisine dayandırdığı haberine göre, ABD ve ve Çin de ücret talebine karşı ortak bir tutum benimsenmesi konusunda anlaşırken Körfez ülkeleri de Tahran'ın bu adımına karşı.

DW'den Nik Martin'in haberine göre denizcilik uzmanları, Süveyş Kanalı ve Panama Kanalı gibi diğer hayati boğazların geçiş ücreti talep etmesine rağmen İran'ın Hürmüz Boğazı için benzer ücretler talep edememesine dair geçerli nedenler olduğunu vurguluyor.

Kanallar için ne gibi düzenlemeler var?

Uluslararası Deniz Hukuku'na göre, gemi trafiği için kullanılan doğal boğazlar, küresel ticareti ve seyrüsefer özgürlüğünü korumak amacıyla tasarlanmış özel düzenlemelerle yönetilmekte.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS), tüm ülkelerin gemilerine ve uçaklarına, boğazlardan geçiş serbestisi hakkı tanıyor. Bu haktan yararlanabilmek için bir geminin, boğazdan gecikmeksizin ve acil durumlar dışında demirlemeden geçmesi gerekir.

Sözleşmenin kurallarına göre, bu geçişler kıyı devleti tarafından engellenmeden gerçekleşmelidir. Kıyı devletleri yalnızca sınırlı hizmet ücretleri talep edebilir; bunlara kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri dahildir.

Süveyş ve Panama'da geçiş ücreti varken Hürmüz Boğazı'nda neden yok? - Resim : 1

Kanal işletmecileri neden ücret talep edebiliyor?

Süveyş ve Panama gibi kanallar ise, egemen devletlerin sahip olduğu ve yüksek mailyetlerle inşa edilen, bakımı yapılan insan yapımı kanallardır. Mısır, 193 kilometrelik Süveyş Kanalı'nı kullanan gemilerden aldığı ücretlerle yılda yaklaşık 4 milyar dolar gelir elde ediyor.

Dönemin büyük güçleri tarafından imzalanan 1888 tarihli İstanbul Sözleşmesi, Mısır hükümetinin bakım, işletme ve modernizasyon masraflarını karşılamak amacıyla geçiş ücreti almasına açıkça izin vermekte.

Diğer yandan, Panama adına ABD tarafından inşa edilen kanalı işleten Panama Kanalı Otoritesi de ayrı anlaşmalarla ücret talep edebilmekte.

1914'te açılan ve Atlas ile Pasifik Okyanusları'nı birbirine bağlayan Panama Kanalı, tortu birikimi ve heyelanlarla mücadele için sürekli tarama gibi büyük çaplı ve daimi bir bakım gerektiriyor.

Ne var ki, her iki kanal işletmecisi de genellikle, İran'ın talep ettiği bildirilen ücretlerin yarısından daha azını alıyor.

İstisnalar var mı?

Geçişler için ücret talep etmeye olanak sağlayan bazı gri alanlar da yok değil. Bu durum, kimi zaman boğazlar hatta bazen de okyanus rotaları için bile geçerli olabiliyor.

Örneğin Rusya, ülkenin kuzey kıyısı boyunca uzanan Kuzey Deniz Rotası üzerinde buz kırıcı eşlik hizmeti, kılavuzluk ve çeşitli hizmet tarifeleri için ücret alıyor. Avrupa ile Asya arasında Süveyş Kanalı'na kıyasla çok daha kısa olan bu rota, Barents Denizi ve Bering Boğazı üzerinden Atlantik Okyanusu'nu Pasifik Okyanusu'na bağlıyor.

Söz konusu güzergâh, buzların eridiği yaz aylarında daha çok kullanılıyor ve sıklıkla Rusya, Çin ve Güney Kore'ye ait gemiler tarafından tercih ediliyor. Moskova, bu güzergahın geniş bölümlerini BMDHS'nin 234'üncü maddesi kapsamında iç sular veya buzla kaplı alanlar olarak değerlendiriyor.

Kanada'nın da, Atlas ve Pasifik okyanuslarını Kanada Arktik Takımadaları üzerinden bağlayan Kuzeybatı Geçidi üzerinde benzer egemenlik iddiaları bulunuyor. Ottawa hükümeti zaman zaman bu rotadan geçişler için ücret almayı gündeme getirse de, ABD bu girişimlere karşı çıkıyor.

Süveyş ve Panama'da geçiş ücreti varken Hürmüz Boğazı'nda neden yok? - Resim : 2

Bir diğer örnek ise Türk Boğazları. Karadeniz'i Türkiye üzerinden Akdeniz'e bağlayan İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı, 1936 tarihli Montrö Sözleşmesi ile düzenleniyor.

Bu anlaşma uyarınca Türkiye, ticaret gemileri için geçiş serbestisini sağlamak zorunda ve yalnızca seyir yardımcıları ve deniz fenerleri gibi hizmetler için sınırlı ücret talep etme hakkına sahip; tam anlamıyla geçiş ücreti ise talep edemiyor.

"Hürmüz düğümü" nasıl çözülecek?

Hürmüz Boğazı'ndan ücret alınması konusu, boğazın yeniden açılmasını hedefleyen ve ABD-İran arasındaki devam eden barış müzakerelerinde hâlâ önemli bir engel.

Washington, boğazın uluslararası sular olarak tamamen yeniden açılması gerektiğini, tüm ülkelerin gemilerinin İran'ın kontrolü, ücret talebi veya özel izni olmaksızın bu rotadan serbestçe geçebilmesi gerektiğini savunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü Beyaz Saray'daki kabine toplantısında gazetecilere "Boğaz herkese açık olacak; burası uluslararası sular. Gözetim altında tutacağız, ama kimse kontrol etmeyecek" açıklamasında bulundu.

Trump ayrıca Umman'ın Tahran'a olası desteğini de eleştirerek, "Umman da diğer herkes gibi davranacak, yoksa onları bombalamak zorunda kalırız" ifadelerini kullandı.

Washington, denizcilik şirketlerine bu ücretleri ödememeleri yönündeki çağrısını sürdürürken, ödeme yapan firmaların İran'la iş yaptıkları gerekçesiyle ABD yaptırımlarıyla karşılaşabileceği uyarısında bulunuyor.

Bu arada ABD ve Birleşmiş Milletler, savaşın sona ermesinin ardından deniz taşımacılığını korumaya yönelik bir plan üzerinde çalışıyor. Plan, gemi trafiğini korumak amacıyla çok uluslu deniz devriyeleri, izleme faaliyetlerinin artırılmasını ve boğazda mayın temizleme operasyonlarını öngörüyor.