Trump’tan Türkiye’ye İbrahim Anlaşması çağrısı ne anlama geliyor?

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la olası bir anlaşmanın İbrahim Anlaşmaları’yla bağlantılı olması gerektiğini savunarak Türkiye dahil bölge ülkelerine sürece katılma çağrısı yaptı. Trump, anlaşmaya katılımın “zorunlu” olması gerektiğini belirtirken, Türkiye ile İsrail arasında hâlihazırda diplomatik ilişkilerin bulunması dikkat çekti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Trump’tan Türkiye’ye İbrahim Anlaşması çağrısı ne anlama geliyor?

ABD-İran arasında savaşı bitirmeye yönelik girişimler sürerken, ABD Başkanı Donald Trump'tan gelen son çağrı dikkat çekti.

Trump, İran'la olası anlaşmayı İbrahim Anlaşması'na bağlayarak, Türkiye dahil bölge ülkelerinden sürece katılmalarını istedi.

Trump, "İran ile müzakereler iyi ilerliyor! Ya herkes için harika bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak ve çatışmalara eskisinden daha büyük ve güçlü şekilde dönülecek" diyerek, kendine ait sosyal medya platformu olan Truth Social’dan paylaştığı mesajın devamında İbrahim Anlaşması'na dikkat çekti.

İran'la bir anlaşma hâlinde Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan, Katar ve Ürdün'ün İbrahim Anlaşması'na katılmasının "zorunlu olması gerektiğini" belirten Trump, bunu yapmamanın "kötü niyet göstergesi olacağını" söyledi.

Trump, "Amerika Birleşik Devletleri'nin bu son derece karmaşık yapbozu bir araya getirmeye çalışmak için yaptığı tüm çalışmaların ardından, bu ülkelerin en azından tamamının aynı anda İbrahim Anlaşmaları'na imza atmasının zorunlu olması gerekir" diye yazdı.

İbrahim Anlaşması nedir?

DW’in aktardığına göre, Trump'ın ilk döneminde, 2020 yılında, damadı Jared Kushner'in arabuluculuğunda varılan uzlaşı, öncelikle Arap ülkeleri ile İsrail arasında diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurulmasını öngörüyor. Anlaşmaya şu ana dek Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan taraf oldu.

Özellikle Gazze savaşı boyunca BAE'nin anlaşmadan çıkıp çıkmayacağı tartışılırken, BAE İsrail'le ekonomik ve siyasi ilişkilerini koruyor. Taraflar son dönemde havacılık ve yapay zekâ gibi alanlarda iş birliğini artırmış durumda.

Suudi Arabistan ve Suriye "şartlar oluşursa" anlaşmaya taraf olabileceklerini ilan etmişlerdi.

Trump uzun süredir Suudi Arabistan'ın anlaşmaya katılmasını istiyor. Ancak Riyad yönetimi, İsrail ile herhangi bir normalleşme adımı için önce bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik net bir yol haritası oluşturulması gerektiğini savunuyor.

Şam da İsrail'le anlaşma için işgal altındaki toprakları Golan Tepeleri'nin akıbeti başta olmak üzere bir dizi askeri ihtilafın çözülmesini talep ediyor.

Türkiye için en anlama geliyor?

Trump'ın saydığı Türkiye, Mısır ve Ürdün gibi ülkelerin ise hâlihazırda zaten İsrail ile diplomatik ve ekonomik ilişkileri bulunuyor. "Barış" ve "diplomatik tanıma" hedefleyen anlaşma ile ilişkilerde neyin değişeceği belirsizliğini koruyor.

Türkiye, İsrail devletini kuruluşunun ertesi yılı olan 1949'da tanımış, 1950'de Türkiye'nin İsrail nezdindeki ilk diplomatik temsilciliği açılmıştı.

İki ülke geçmişteki anlaşmazlıkların ardından 2022'de yeni bir yakınlaşma sürecine girmiş, o yıl İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog Ankara'da ağırlanmıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Eylül 2023'te İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile New York'taki Türkevi'nde görüşmüştü.

Ancak Ekim 2023'teki Hamas baskınıyla tetiklenen Gazze savaşı iki ülkenin arasını yeniden açtı. Türk hükümeti, hâlihazırda İsrail'e bazı yaptırımlar uyguluyor. Örneğin, Türkiye'den İsrail'e mal satışına izin verilmezken Ağustos 2025'te Türk limanlarının İsrail bağlantılı gemilere kapatıldığı açıklanmıştı.

Gazze savaşıyla artan tansiyona rağmen iki ülke diplomatik ilişkilerini ise sürdürüyor. Daha önce tarafların Suriye'de olası bir çatışmadan kaçınmak için askeri düzeyde temaslar kurduğu da basına yansımıştı.

ABD Başkanı'nın zaten ikili ilişkiye sahip Türkiye-İsrail arasında çok taraflı bir anlaşmayı neden gündeme getirdiği bilinmezken, Trump'ın bunda ısrarcı olması halinde hükümetinin nasıl bir yanıt vereceği de yakından takip ediliyor.