Borsa İstanbul’da ‘temkinli iyimserlik’: Dr. Vahap Taştan’dan kritik piyasa analizi
Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Ekonomi Masası programında değerlendirmelerde bulunan Hedef Portföy Araştırma Müdür Yardımcısı Dr. Vahap Taştan, Borsa İstanbul’daki son yükselişi ‘beklenti satın alınıyor’ şeklinde nitelendirerek yatırımcıları 14.000 puan üzerindeki hareketlerde temkinli olmaya çağırdı. Dr. Taştan, cari açık üzerindeki enerji baskısına ve enflasyonun henüz tam fiyatlanmadığına dikkat çekti.
Borsa İstanbul’un 13.700 - 13.800 direnç bandını hızla aşarak 14.200 seviyelerine gelmesini değerlendiren Dr. Vahap Taştan, piyasada küresel risk iştahındaki toparlanmayla birlikte kuvvetli bir momentum oluştuğunu belirtti. Ancak bu yükselişin büyük ölçüde krizlerin sona ereceğine dair bir iyimserlik beklentisinin satın alınmasından kaynaklandığını vurgulayan Dr. Taştan, 14.000 puan üzerindeki seviyelerde temkinli bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti.
Enflasyon beklentileri henüz tam fiyatlanmadı
Piyasanın mevcut durumda enflasyon riskini yeterince ciddiye almadığını savunan Dr. Taştan, enflasyon beklentilerinin hem Türkiye’de hem de dünyada hala çok yüksek olduğunu hatırlattı. Savaş ve krizlerin çözülmesinin ardından piyasayı ‘uzun süre kalıcı olabilecek bir enflasyon’ gerçeğinin beklediğini belirten Dr. Taştan, yıl sonu enflasyon hedeflerinin %30’un altına inip inmeyeceğine dair tartışmaların henüz borsa fiyatlarına yansımadığını dile getirdi.
Cari açıkta enerji ve turizm dengesi
Cari açık tarafında enerji faturasının 60 milyar dolardan 80-90 milyar dolar bandına çıkma ihtimalinin en büyük risk kalemini oluşturduğunu belirten Dr. Taştan, jeopolitik riskler nedeniyle turizmde rezervasyon iptalleri yaşansa da sektörün en yoğun dönemi olan üçüncü çeyrek için iyimserliğin sürdüğünü kaydetti. İç talepteki sıkılığın devam etmesi nedeniyle ithalatta beklenen genişlemenin gerçekleşmeyebileceğini, bunun da cari açık üzerindeki baskıyı dengeleyebileceğini sözlerine ekledi.
IMF ve Fitch kararlarının arka planı
IMF’nin Türkiye büyüme tahminini düşürmesini, savaşın sınıra yakınlığı ve sıkı para politikasının devam edeceği algısına bağlayan Dr. Taştan, bu revizyonun şaşırtıcı olmadığını ifade etti. Fitch’in Türkiye’nin kredi notu görünümünü pozitiften durağana çekmesini de değerlendiren uzman, rezervlerdeki erimenin bu kararda etkili olduğunu ancak kurumun not düşürmeyerek izleme sinyali vermesinin makul bir yaklaşım olduğunu belirtti.
Enflasyon raporu için ortak katılım önerisi
Ekonomi yönetimine dair bir öneride de bulunan Dr. Vahap Taştan, enflasyonla mücadelenin sadece Merkez Bankası’nın omuzlarında kalmaması gerektiğini vurguladı. Enflasyon raporu sunumlarına Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gıda Komitesi gibi ilgili tüm kurumların iştirak etmesi gerektiğini savunan Dr. Taştan, bu sayede ekonomistlerin önlerini daha net görebileceğini ifade etti.

