Brent petrol 150 dolara çıkarsa dünyada kaos olur
PÜİS Samsun Bölge Başkanı Zafer Güler, “Brent petrol 150 dolara çıkarsa kaos olur”
Petrol Ürünleri İşverenleri Sendikası (PÜİS) Samsun Bölge Başkanı Zafer Güler, Orta Doğu’da yaşanan savaş ve enerji hatlarındaki belirsizliklerin akaryakıt piyasasını tedirgin ettiğini söyledi. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilimin dünya petrol piyasasında dalgalanmalara yol açtığını belirten Güler, fiyatların 150 dolar seviyesine çıkması halinde ciddi bir kriz yaşanabileceğini ifade etti.
Dünyada yaşanan savaşın yalnızca petrol üreticilerini değil, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren işletmeleri ve tüketicileri de doğrudan etkilediğini belirten Güler, piyasada şu anda ciddi bir ürün sıkıntısı bulunmadığını ancak belirsizliğin herkesi temkinli davranmaya zorladığını dile getirdi. Güler, savaşın ekonomik etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Savaş dünyayı etkilediği kadar bizi de etkilediği bir gerçek. Fiyat artışları, dalgalanmalar ve ne olacağının bilinmezliği bizi sıkıntıya soktu. Hem mali açıdan hem de müşteri açısından etkileniyoruz. Şu anda tedarikli davranmaya çalışıyoruz ama bu da ister istemez sermaye birikimine yol açıyor. Çünkü ürünün ne zaman geleceğini, ne zaman azalacağını ya da daralacağını bilemiyorsunuz. Bu tamamen savaşın gidişatına bağlı.”
Mevcut durumda akaryakıt arzında bir sorun olmadığını belirten Güler, buna rağmen dünya genelinde ülkelerin tedbir almaya başladığını söyledi. Güler, “Şu an için akaryakıt arzında ciddi bir problem yok. Ama bugün İran’ın bile kendisini kısıtlayıp araç başına 20 litre benzin verdiği bir dönemden bahsediyoruz. Birçok ülkenin petrolü Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Orada yaşanacak bir sıkıntının tüm dünyayı etkilemesi kaçınılmaz. Bu bize nasıl yansır, ne zaman yansır şu an bunu öngörmek mümkün değil.”
Zam beklentisi yoğunluk oluşturdu
Akaryakıt fiyatlarına yönelik zam beklentisinin geçtiğimiz günlerde istasyonlarda kısa süreli bir yoğunluk oluşturduğunu belirten PÜİS Samsun Bölge Başkanı Güler, fiyatların yükselmesinin sektörü de olumsuz etkilediğini söyleyerek “Zam beklentisi nedeniyle geçtiğimiz haftalarda istasyonlarda yoğunluk oluştu. Vatandaşlar depolarını doldurmak için istasyonlara yöneldi. Şu an için satışlarımız çok fazla etkilenmiş değil ama herkes bir bekleyiş içinde. Rakamların yükselmesi bizim için avantaj değil. Çünkü fiyat arttıkça satışlar düşüyor. Kısa sürede yükselen akaryakıt fiyatlarındaki artış araç sahiplerini de zorluyor. Bir araç deposu daha önce yaklaşık 2 bin 500 liraya dolarken şimdi 3 bin ile 3 bin 500 lira arasında doluyor. Büyük araçları konuşmaya bile gerek yok. Doğal olarak insanlar da tedirgin oluyor.”
Dünya piyasalarında brent petrolün 150 dolar seviyesine çıkabileceğine yönelik değerlendirmelerin konuşulduğunu hatırlatan Güler, böyle bir senaryonun hem sektörü hem de tüketiciyi zorlayacağını söyledi. Güler şöyle devam etti:
“Brent petrolün 150 dolara çıkacağı konuşuluyor. Eğer gerçekten böyle bir seviyeye çıkarsa ciddi bir kaos olur. Bugün hükümet bunun büyük kısmını ÖTV’den karşılayarak fiyatları dengede tutmaya çalışıyor. Ama bunu nereye kadar karşılayabilecek, o da ayrı bir soru işareti. Fiyatların yükselmesi hem bizleri sermaye açısından hem de tüketiciyi ekonomik açıdan zor durumda bırakır.”
Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin özellikle her gün araç kullanmak zorunda olan vatandaşları daha fazla etkileyeceğini belirten Güler, toplu taşıma imkanının sınırlı olduğu bölgelerde bunun ciddi bir sorun haline gelebileceğini belirterek “İşine gidip gelenleri düşünün; her gün araç kullanan insanlar var. Toplu taşımanın olmadığı ya da evine uzak olduğu yerlerde yaşayan vatandaşlar için bu ciddi bir problem haline gelebilir” diye konuştu.
Türkiye’de taşımacılığın büyük bölümü karayoluyla
Türkiye’de lojistik faaliyetlerin büyük ölçüde karayolu taşımacılığına dayandığını belirten Güler, akaryakıt fiyatlarındaki artışın zincirleme şekilde tüm sektörlere yansıyacağını ifade etti. Güler, “Türkiye’de kabul etmek lazım ki işlerin yaklaşık yüzde 80’i lojistikle, yani taşımacılıkla oluyor. Biz karayolunu çok kullanıyoruz. Deniz ve demiryolu taşımacılığı henüz yeterli seviyede değil. Bu nedenle akaryakıt fiyatlarındaki artış doğrudan maliyetleri artırıyor” dedi.
Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin yalnızca sürücüleri değil, tüm tüketicileri etkileyeceğini belirten Zafer Güler, bunun gıda fiyatlarından enerji maliyetlerine kadar geniş bir alanda hissedileceğini söyleyerek “Akaryakıt fiyatları arttığında bu markete yansır, sebzeye yansır, eve yansır, doğal gaza yansır. Çünkü dünyanın önemli bir kısmının doğal gazı ve akaryakıtı bu bölgeden geçiyor. Orada yaşanan her gelişme dünya ekonomisini etkiliyor” dedi.
Bölgedeki enerji geçiş yollarının önemine dikkat çeken Güler, Türkiye’nin farklı kaynaklardan petrol tedarik ettiğini ancak küresel piyasalardaki dalgalanmaların yine de etkili olacağını ifade ederek şöyle konuştu.
“Bizim Irak’tan, Kerkük’ten gelen hatlarımız var. Ama onlar da nereye kadar besleyebilir? Bu tamamen savaşın seyrine bağlı. Bugün dünya genelinde belirsizlik var. Savaşın ne kadar süreceği ve enerji koridorlarında nasıl bir gelişme yaşanacağı bilinemiyor. Bu da tüm ülkelerde tedirginliğe yol açıyor. Trump ‘ Gemi geçişlerine izin vereceğim’ diyor. Diğer taraf ise ‘Amerika ile iş yapan gemileri Hürmüz Boğazı’ndan geçirmem’ diyor. Böyle bir belirsizlik ortamı var. Şu anda her ülke kendi içinde ne yapabileceğini konuşuyor.”
Akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin de gelişmeleri endişeyle takip ettiğini belirten Güler, “Bu dalgalanmalar hem akaryakıt istasyonu sahiplerini hem de tüketiciyi endişelendiriyor. Ama bu yalnızca bizim sorunumuz değil; bu Orta Doğu’nun, Avrupa’nın ve aslında tüm dünyanın sorunu. Yaşanan gelişmelere baktığımızda ister istemez bir tedirginlik oluşuyor” diye konuştu.