BTSO Başkan adayı Matlı: Üyenin rekabet gücünü, Bursa'nın refahını büyütmeyi hedefliyoruz
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa için "Vizyon 2040" planını açıkladı. 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözüm önerileri sunan Matlı, "Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa'ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür" dedi. Matlı, "ticaretin kalbi" olarak nitelendirdiği Kapalıçarşı'dan başlattıkları süreci bu kez "sanayinin kalbinde" sürdüreceklerini ifade etti.
ERHAN BEDİR
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının gelecek 15 yıllık dönüşümüne ilişkin hazırlanan “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı – Vizyon 2040” programını düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Konuşmasına şeffaflık vurgusuyla başlayan Matlı, daha önce “ticaretin kalbi” olarak nitelendirdiği Kapalıçarşı’dan başlattıkları süreci bu kez “sanayinin kalbinde” sürdürdüklerini söyledi.
“Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil”
Matlı Vizyon 2040’ın uzun vadeli bir yönetim sözü olduğunu belirten Özer Matlı, “Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Bu sözü birlikte düşünerek, karar vererek ve sonuçları açıkça paylaşarak yerine getireceğiz” ifadelerini kullandı. Vizyon 2040’ın tek seçim dönemine sıkıştırılmış bir vaat listesi olmadığı belirtilirken, 2026-2030 dönemi ilk uygulama, kanıt ve hesap verme dönemi olarak ele alınıyor. İlk 100 günde çalışan pilotların başlatılması, ilk yılda ise dört yıllık uygulama ölçeğinin ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Matlı’nın planının omurgasını altı ana eksen oluşturuyor: 1. eksen “Dönüşümün Önündeki Engelleri Kaldır”, 2. eksen “Dönüşümü Planla”, 3. eksen “Dönüşüme Yön Ver”, 4. eksen “Dönüşümün Uygulanmasına Liderlik Et”, 5. eksen “Dönüşümü Ürüne ve Pazara Kalıcı Olarak Bağla” ve 6. eksen ise “Dönüşümü Sürekli İzle ve İyileştir”. Matlı, bu yapının 6 dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözüm ile Bursa’nın 2040 yılına kadar önünü açacak anahtar olduğunu ifade etti. Matlı, “BTSO artık üyeyi binasına çağıran değil, ilçeye, çarşıya ve sanayi sitesine giderek hizmet veren bir kurum olacak” dedi.
Matlı, BTSO’nun bütçesi, iştirakleri, kurumlar arası ilişkileri, verisi ve itibarının tek hedefte birleştirilmesini öneriyor: 60 bin üyenin rekabet gücünü ve Bursa’nın kalıcı refahını büyütmek. 2030’un uzun vadeli bir vizyon değil, önlerindeki dört yıllık yönetim döneminin sonu olduğunu söyleyen Matlı, Bursa’nın yönünü 2040’a göre tarif ettiklerini belirtti. 2026-2030 dönemini ise ilk uygulama, sonuç alma ve hesap verme programı olarak tanımladı. Matlı, “2030 yolun sonu değil, ilk büyük sonuç kapısıdır” dedi. Vizyon 2040’ın hazırlanma sürecine ilişkin de rakamlar veren Matlı, 70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle temas kurduklarını ve 300 saati aşan toplantılar gerçekleştirdiklerini açıkladı.
“Bursa medikal üssü”
Bursa Medikal Üssü Programı ile makine, plastik, tekstil ve yazılım kabiliyetleri sağlık teknolojileriyle buluşturulacak. Tıbbi cihaz, sarf malzemesi, rehabilitasyon teknolojisi, medikal tekstil ve dijital sağlık ürünlerinin Bursa’dan pazara çıkması hedefleniyor. Robotik, sensör, görüntüleme, kestirimci bakım, dijital ikiz ve endüstriyel yapay zekâ da Endüstriyel Teknoloji, Robotik ve Sensör Programı kapsamında desteklenecek.
“TEKNOSAB üzerinden dikkat çeken iddialar”
TEKNOSAB’ın 2015 yılında hayata geçtiğini söyleyen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, mevcut doluluğun yüzde 9,4 olduğunu öne sürdü. Bölgede satılık ve kiralık fabrika ilanlarının bulunduğunu, bazı alanlarda altyapıya erişim sorunu yaşandığını iddia etti. TEKNOSAB’daki tahsis süreçlerinde yöneticiler ve yakınlarının ekonomik menfaat sağlayabilecek pozisyonlardan uzak durması gerektiğini savunan Matlı, bu tür projelerde yalnızca yatırımın kendisinin değil, projeyi yöneten isimlerin ve yakınlarının arazi edinip edinmediğinin de kamuoyu tarafından sorgulanabilmesi gerektiğini ifade etti. Matlı, “TEKNOSAB’ın 93 tane açıklananı var, daha 70 tane açıklanmayan listesi var” diyerek, bu listelerde yönetim kurulu üyelerinin ne kadar alana sahip olduğunun kamuoyu tarafından görülemediğini ileri sürdü.
“Gıda OSB’de 6 yıldır yürüyen bir süreç var”
Gıda OSB projesinin geçmişine ilişkin açıklamalarda bulunan Matlı, söz konusu çalışmanın yeni ortaya çıkmış bir proje olmadığını söyledi. “Gıda OSB’de altı yıldır yürüyen bir süreç var” diyen Matlı, projenin kendisinden çıktığını da belirterek sürecin Yenişehir üzerinden uzun süredir devam ettiğini ifade etti. Matlı, kendi şirketlerinin yatırımları üzerinden yöneltilen eleştirilere de yanıt verdi. Kendisinin sanayici olduğunu hatırlatan Matlı, yöneticisi olduğu şirketin yüksek ciro ve ihracat hacmine sahip olduğunu belirterek, bir yatırımcı olarak yatırım yapma ve uygun koşullarda yer edinme hakkının bulunduğunu savundu.
“Vizyoner bir proje: Güney Marmara Marina Projesi”
Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi, Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını tek turizm ve ticaret rotasında birleştirecek. Marina yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olmayacak; otellerden restoranlara, çarşılardan ulaşıma ve deniz sporlarına kadar yeni bir kıyı ekonomisi oluşturacak. Proje, üyeye rakip olmayacak; mevcut esnafın ve işletmelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini büyütecek.
Matlı'dan BTSO yönetimine eleştiri
Özer Matlı, konuşmasının önemli bir bölümünü mevcut BTSO yönetimine yönelik eleştirilere ayırdı. Bursa'nın aynı projelerin ortadan kaybolmasını, takvimlerinin değiştirilmesini ve seçim dönemlerinde yeni isim, görsel ve tarihlerle yeniden gündeme getirilmesini daha fazla bekleyemeyeceğini savunan Matlı, tartışmanın kişisel bir polemik olmadığını belirtti. Matlı, bunun "iki yönetim anlayışı arasındaki açık fark" olduğunu söyleyerek, mevcut anlayışın proje sayısını, bina büyüklüğünü ve faaliyetleri anlattığını; kendilerinin ise başarıyı üyeye sağlanan ekonomik faydayla ölçeceklerini ifade etti. Matlı, bazı tahsislerde yatırım yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek sert ifadeler kullandı. Bazı alanların geçmişte metrekare bazında 170 bin lira bedelle ve üç yıl vadeyle alındığını, buna rağmen 2025'ten bu yana yatırım yapılmadığını öne süren Matlı, etik açıdan yönetim kademesinde bulunan kişilerin bu tür tahsislerde yer almaması gerektiğini savundu.