Çin’e Gitmeden, Çin’le İş Yapmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Son yıllarda Çin, Türk iş dünyasının gündeminde daha fazla yer almaya başladı. Kimileri için büyük bir rakip, kimileri için ucuz ürün kaynağı, kimileri için ise dev bir pazar. Ancak sahadaki gerçekler, uzaktan görüldüğünden oldukça farklı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Çin’e Gitmeden, Çin’le İş Yapmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Fatih FURTUN

MFA Maske Kurucu ortağı ve Genel Müdürü

 Yakın zamanda Guangzhou, Shenzhen, Pekin, Hangzhou ve Şanghay başta olmak üzere Çin’in farklı şehirlerini kapsayan 10 günlük bir iş seyahati gerçekleştirdim. Daha önce Çin’de eğitim almış ve ülkeyi farklı dönemlerde ziyaret etmiş biri olarak, Çin’le ticaret yapmayan veya yapmayı planlayan iş insanları için bazı gözlemlerimi paylaşmak istiyorum.

Çin Hâlâ Dünyanın Üretim Merkezi

Çin denildiğinde akla ilk olarak düşük maliyetli üretim geliyor. Ancak bugün Çin'i yalnızca ucuz iş gücüyle açıklamak mümkün değil.

Ülkenin en büyük avantajı; üretim, lojistik, tedarik zinciri ve yan sanayiyi aynı ekosistem içerisinde bir araya getirebilmesi. Bir fabrikanın ihtiyaç duyduğu hemen her ürün ve hizmet, birkaç saatlik mesafede bulunabiliyor. Bu durum hem maliyetleri düşürüyor hem de üretim hızını artırıyor.

Çinli firmaların önemli bir bölümü teknolojiyi çok hızlı adapte ediyor. Küçük işletmelerde bile ileri düzey makine ve ekipmanlarla karşılaşmak mümkün.

Dijital Dünyaya Hazırlıklı Gidin

Çin’e ilk kez gidecek iş insanlarının en çok zorlandığı konulardan biri dijital sistemler.

Google, WhatsApp, LinkedIn ve birçok Batılı uygulama çalışmıyor. VPN kullanımı mümkün olsa da her zaman sorunsuz değil.

Ödeme sistemlerinde ise durum daha da farklı. Nakit kullanımının büyük ölçüde ortadan kalktığı ülkede WeChat Pay ve Alipay günlük hayatın temel unsurları haline gelmiş durumda. Birçok noktada uluslararası kredi kartları yeterli olmuyor.

Bu nedenle Çin’e gitmeden önce dijital hazırlık yapmak, seyahatin verimliliğini doğrudan etkiliyor.

Altyapı ve Lojistikte Fark Çok Büyük

Çin'in başarısının arkasındaki en önemli unsurlardan biri güçlü altyapı.

Hızlı tren ağları, otoyollar, limanlar ve havalimanları sayesinde insanlar ve ürünler çok kısa sürede hareket edebiliyor. İş görüşmeleri için bir günde birkaç şehir arasında seyahat etmek sıradan bir durum haline gelmiş.

Bu altyapı avantajı, üretim maliyetleri kadar teslimat sürelerinde de Çin'e önemli rekabet üstünlüğü sağlıyor.

Çin Ekonomisi Sorunsuz Değil

Dışarıdan bakıldığında her şey mükemmel gibi görünse de Çin ekonomisi de bazı zorluklarla karşı karşıya.

ABD ile yaşanan ticaret gerilimleri, ihracat pazarlarındaki yavaşlama ve iç piyasadaki yoğun rekabet birçok sektörü etkiliyor. Görüştüğümüz iş insanları özellikle iç pazarda fiyat rekabetinin çok sert olduğunu ifade ediyor.

Bazı sanayi bölgelerinde geçmiş yıllara göre daha sakin bir görüntü dikkat çekiyor. Ancak buna rağmen girişimcilik ruhu ve üretim iştahı güçlü şekilde devam ediyor.

Çinliler Hızlı Karar Alıyor

Çinli iş insanlarının en dikkat çekici özelliklerinden biri sonuç odaklı olmaları.

Bir fırsat gördüklerinde hızlı hareket ediyor, yeni pazarlara girmekten çekinmiyor ve karşılarına çıkan engelleri aşmak için farklı çözümler geliştirebiliyorlar.

Bu yaklaşım, küresel pazarlarda Çinli şirketlerin neden bu kadar hızlı büyüdüğünü anlamak açısından önemli.

Türkiye İçin Tehdit mi, Fırsat mı?

Türkiye’de Çin çoğu zaman yalnızca rekabet edilen bir ülke olarak görülüyor. Oysa Çin’i doğru okumak gerekiyor.

Çin’in üretim gücü ile Türkiye’nin coğrafi avantajları birbirini tamamlayabilecek özellikler taşıyor. Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türk Cumhuriyetleri'ne erişim açısından Türkiye önemli bir konumda bulunuyor.

Bu nedenle Çin’i yalnızca rakip olarak görmek yerine; teknoloji transferi, ortak üretim, yatırım ve dış ticaret alanlarında değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım olabilir.

Çin’e Gitmeden Önce Önyargıları Bırakın

Çin hakkında Türkiye’de çok sayıda doğru olmayan algı bulunuyor. Ülkeyi yalnızca ucuz ürün üreten bir ekonomi olarak görmek artık gerçeği yansıtmıyor.

Bugün Çin; yüksek hızlı trenlerden elektrikli araçlara, dijital ödeme sistemlerinden yapay zekâ uygulamalarına kadar birçok alanda dünyanın en önemli oyuncularından biri haline gelmiş durumda.

Elbette her ülkenin olduğu gibi Çin’in de sorunları var. Ancak sahada görülen tablo, üretim, teknoloji ve altyapı konusunda dünyanın en organize ekosistemlerinden birinin oluştuğunu gösteriyor.

Sonuç

Çin’e gitmeyen veya Çin’le ticaret yapmayan iş insanlarına tavsiyem, bu ülkeyi yalnızca haberlerden ve istatistiklerden değerlendirmemeleri olacaktır.

Çin’i anlamanın en iyi yolu, yerinde görmek, fabrikaları ziyaret etmek, iş insanlarıyla konuşmak ve günlük hayatı gözlemlemektir.

Çünkü bugün dünya ekonomisinin yönünü belirleyen merkezlerden biri Çin'dir. Çin’i anlamak ise sadece Çin’i değil, geleceğin ticaretini ve rekabet koşullarını anlamak anlamına geliyor.