Ekonomi, tüketici güveni ve konut krizi: Prof. Dr. Hakan Bektaş’tan stratejik analizler
Piyasalardaki likidite yönetimi, tüketici güven endeksindeki yükseliş ve tırmanan konut krizi ekonominin ana gündem maddeleri arasında yer almaya devam ediyor. Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Paranın İzinde programında ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren Prof. Dr. Hakan Bektaş, dezenflasyon sürecinden barınma hakkına ve hanehalklarının finansal kırılganlığına kadar pek çok konuda önemli uyarılarda bulundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in piyasanın ihtiyaç duyduğu likiditenin sağlanacağına yönelik açıklamalarını değerlendiren Prof. Dr. Hakan Bektaş, kriz anlarında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve ilgili kurumların hızlı aksiyon almasının oldukça kıymetli olduğunu belirtti. Yıllık enflasyonun %75 seviyelerinden %30 civarına gerilediğini ancak son bir yıldır bu seviyelerde katılaştığını ifade eden Prof. Dr. Bektaş, sıkı para politikası ve makro ihtiyati tedbirlerin krediye erişim maliyetlerini artırdığına dikkat çekti. Piyasaya verilecek bol likiditenin enflasyonu yeniden tetikleme riski taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Bektaş, dezenflasyon programına zarar vermeyecek optimal koşulların kurgulanması gerektiğini ve enflasyonsuz büyümenin yolunun ihracat odaklı dönüşümden geçtiğini söyledi.
Tüketici güvenindeki artışın arkasındaki ‘gelecek umudu’
TÜİK tarafından açıklanan tüketici güven endeksinin 91,9 ile 8 yılın en yüksek seviyesine çıkmasını analiz eden Prof. Dr. Bektaş, endeksin hala 100 olan eşik değerinin altında kaldığını hatırlattı. Beklentilerin detaylarına inildiğinde mevcut döneme ilişkin hanehalkı durum değerlendirmesinin 75,4 seviyesinde kaldığına işaret eden Prof. Dr. Bektaş, endeksi yukarı taşıyan temel unsurun gelecek 12 aylık döneme ilişkin dayanıklı tüketim harcaması yapma düşüncesi ve koşulların iyileşeceğine dair umut olduğunu dile getirdi. Vatandaşların enflasyonun düşeceği yönündeki OVP hedeflerini ve kur istikrarını satın aldığını ekledi.
Küresel boyut kazanan barınma krizi ve konut sorunu
Madrid'den Berlin'e ve New York'a kadar dünyada yükselen barınma krizine değinen Prof. Dr. Bektaş, konut sahibi olmanın orta sınıf için giderek zorlaştığını belirtti. Türkiye'de TÜİK verilerine göre halkın %57,1'inin kendi evinde oturduğunu, kiracı oranının ise %27 seviyesinde bulunduğunu belirten Prof. Dr. Bektaş, bütçeden kiraya ayrılan payın %40-50 seviyelerine çıkmasının hanehalkı finansal kırılganlığını tırmandırdığını vurguladı. Yeterli konuta erişimin ticari bir meta değil, temel bir insan hakkı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bektaş, kiralık sosyal konut projeleri gibi adımların ve krizler derinleşmeden önce alınacak önleyici tedbirlerin önemine işaret etti.
Aşınan güven duygusu ve hanehalklarının finansal kırılganlığı
Ev sahibi-kiracı anlaşmazlıkları ile fon piyasalarındaki tartışmaların kökeninde toplumsal güven duygusunun aşınması yattığını kaydeden Prof. Dr. Bektaş, güven duygusunun zedelenmesiyle ekonomik akitlerin de zarar gördüğünü belirtti. Hanehalklarının tasarruf kapasitesinin düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Bektaş, TÜİK araştırmasına göre her 4 kişiden 1'inin (%25) 2.920 TL tutarındaki beklenmedik mecburi bir harcamayı kendi imkânlarıyla karşılayamayacağını beyan ettiğini bildirdi. Ayrıca Türkiye'nin hızla yaşlanan demografik yapısına dikkat çekerek, tek kişilik hanelerin %33'ünün 65 yaş üstü bireylerden oluştuğunu ve şehir planlaması ile konut politikalarının bu yönde de şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı.
