Ekonomide savaş senaryoları: Doç. Dr. Eryılmaz’dan kritik faiz ve altın analizi

Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Piyasanın Pusulası programında piyasaların ana gündeminin savaş ve jeopolitik riskler olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Eryılmaz, Merkez Bankası'nın nisan ayında rezerv baskısı nedeniyle faiz artışına gidebileceğini belirtti. Altın fiyatlarında ise henüz dip seviyenin teyit edilmediğine dikkat çekerek yatırımcılara kademeli alım tavsiyesinde bulundu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Ekonomide savaş senaryoları: Doç. Dr. Eryılmaz’dan kritik faiz ve altın analizi

Savaşın başladığı günden bu yana makroekonomik verilerin önemini yitirdiğini ve piyasaların ağırlıklı olarak jeopolitik riskleri fiyatladığını belirten Doç. Dr. Eryılmaz, petrol fiyatlarının bu süreçte ana barometre görevi gördüğünü ifade etmektedir. Savaşın devam etmesi durumunda yüksek enerji maliyetlerinin ve tedarik zincirindeki bozulmaların küresel büyümeyi baskılayacağı öngörülmektedir. Bu kapsamda küresel merkez bankalarında belirgin bir şahinleşme gözlemlediğini söyleyen Doç. Dr. Eryılmaz, özellikle enerji ithalatçısı olan Avrupa ve İngiltere Merkez Bankalarında faiz indirimi beklentilerinin yerini sert faiz artışı tahminlerine bıraktığına dikkat çekmektedir. Fed tarafında ise durumun bir miktar daha farklı olduğunu belirten Doç. Dr. Eryılmaz, ABD’de faiz indirimi beklentilerinin ötelendiğini ve Fed üyelerinin iş gücü piyasasındaki soğuma emarelerini takip ederek daha temkinli bir iletişim kurduğunu vurgulamaktadır.

TCMB rezervlerindeki baskı ve faiz artışı beklentisi

Yurt içi piyasalarda en çok konuşulan başlığın Merkez Bankası rezervleri olduğunu dile getiren Doç. Dr. Eryılmaz, swap hariç net rezervlerdeki 11.3 milyar dolarlık belirgin azalışın piyasa üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etmektedir. Nisan ayında gelmesi muhtemel bir faiz artışının temel motivasyonunun enflasyon kaygısından ziyade, rezervlerdeki erimeyi durdurma ve döviz likiditesini yönetme ihtiyacı olacağını savunan Doç. Dr. Eryılmaz, Merkez Bankası'nın altın swapları gibi farklı araçları da devreye alabileceğini belirtmektedir. Ayrıca piyasada, Merkez Bankası'nın kur üzerindeki kontrolü bir miktar esnetmesi gerekip gerekmediğine dair tartışmaların da yoğunlaştığına işaret etmektedir.

Türkiye ekonomisi için büyüme ve stagflasyon riskleri

Türkiye ekonomisinin büyüme beklentileri üzerine yaptığı çalışmaları paylaşan Doç. Dr. Eryılmaz, savaş öncesi %4 seviyelerinde olan beklentilerin mevcut durumda %3-3,5 aralığına gerilediğini söylemektedir. Savaşın nisan sonuna kadar bitmesi durumunda ekonomideki hasarın sınırlı kalacağını öngören Doç. Dr. Eryılmaz, savaşın bir yıldan fazla uzadığı en kötü senaryoda ise büyümenin %2’nin altına gerileyebileceği ve enflasyonun %35 ve üzerine çıkabileceği uyarısında bulunmaktadır. Ancak şu anki piyasa fiyatlamalarının daha ılımlı bir senaryoya dayandığını belirten Doç. Dr. Eryılmaz, Türkiye'nin şu aşamada stagflasyon riskinden uzak olduğunu da sözlerine eklemektedir.

Altın fiyatlarında dip arayışı ve yatırım stratejisi

Altın piyasasının haber akışlarına karşı son derece hassas olduğunu ve yüksek volatilite içerdiğini ifade eden Doç. Dr. Eryılmaz, onsta henüz dip seviyenin görüldüğünden emin olunamayacağını belirtmektedir. Teknik olarak 4.000-4.100 dolar seviyelerinin bir tutunma noktası olduğunu ancak Trump’ın açıklamaları gibi jeopolitik gelişmelerin bu seviyeleri değiştirebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Eryılmaz, kısa vadeli bir trend değişimi için 4.515 dolar üzerindeki kalıcılığın kritik olduğunu söylemektedir. Daha güvenli bir alan için 4.700 dolar üzerinin takip edilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Eryılmaz, bu belirsiz dönemde yatırımcıların tek seferde alım yapmak yerine sermayelerini bölerek kademeli alım stratejisi izlemelerinin çok daha uygun olacağını tavsiye etti.