Mahfi Eğilmez’den Marksizm değerlendirmesi: Kapitalizm neden çökmedi?
İktisatçı Mahfi Eğilmez, Marx’ın görüşlerinin gelir eşitsizliği ve çalışma koşulları üzerinden güncelliğini koruduğunu belirtirken, kapitalizmin esnek yapısı sayesinde ayakta kaldığını ancak son 50 yılda yeniden sertleşme eğilimine girdiğini ifade etti.
İktisatçı Mahfi Eğilmez, “Marksizm Neden Hala Güncel?” başlıklı yazısında, Marx’ın görüşlerinin günümüzde gelir adaletsizliği ile hala gündeme gelebildiğini belirtirken, özellikle son 50 yılda kapitalizmde yeniden koşulların sertleşmeye başladığına da dikkat çekiyor. Tüm değişimlere karşın kapitalizmin neden çökmediğini de tüketimle açıklayan Eğilmez’in yazısı:
“Yanıtlamamız gereken ilk soru şu: Kapitalizm neden hâlâ ayakta? Üstelik bunca krize, eşitsizliğe ve tartışmaya karşın neden çökmüyor? Bu sorunun peşine düşen herkesin yolu er ya da geç Karl Marx’a çıkıyor.
Tarihi asıl biçimlendiren şey ne?
19’uncu yüzyılda yaşayan Marx, ortaya koyduğu analizlerle sadece kendi dönemini değil, bugünü anlamak için de hâlâ güçlü bir çerçeve sunuyor. Marksizm, özellikle Sanayi Devrimi’yle birlikte ortaya çıkan büyük dönüşümleri açıklamak için geliştirildi. Bu yaklaşımın merkezinde basit ama sarsıcı bir görüş var: Tarihi asıl biçimlendiren şey insanların düşünceleri değil, içinde yaşadıkları maddi koşullardır.
Bu bakış açısına göre insanlık tarihi, temelde sınıflar arasındaki mücadelelerin tarihidir. Kapitalist sistemde bu mücadele, üretim araçlarını elinde tutanlarla emeğini satarak yaşamını sürdürenler arasında yaşanıyor. Yani bir yanda az sayıda sermaye sahibi, diğer yanda geçinmek için çalışmak zorunda olan milyonlar.
Marksizmin en güçlü yanı
Marx’a göre sorun burada başlıyor. Çünkü kapitalizm doğası gereği eşitsizlik üretir. İşçiler, ortaya koydukları değerin tamamını alamaz; bir kısmı sistematik olarak sermayeye aktarılır. Marx bunu artı değer kavramıyla açıklar. Bugün etrafımıza baktığımızda bu fikri anlamak zor değil: Uzun saatler çalışmasına rağmen geçinemeyen insanlar ve servetini sürekli büyüten küçük bir azınlık.
Marksizmin belki de en güçlü yanı burada ortaya çıkıyor: Suçu bireylerde değil, sistemde aramak. Yani mesele kötü insanlar değil, işleyişin kendisidir. Bu yüzden gelir eşitsizliği, güvencesiz çalışma ya da ekonomik krizler tartışılırken Marx’ın adı hâlâ masaya gelir.
Marksizm, toplumu ekonomik bir çerçeveye indirgiyor
İşin bir de diğer tarafı var. 20’nci yüzyılda Marksizm adına kurulan bazı rejimlerin otoriter ve baskıcı yapılara dönüşmesi, bu teori açısından en ciddi tartışma alanlarından birini oluşturdu: Teoride güçlü olan bir düşünce, neden uygulamada aynı başarıyı gösteremedi? Bunun yanıtı biraz da bu sistemin uygulandığı ülkelerin yapısında saklı. Marx devrimlerin en gelişmiş kapitalist ülkelerde gerçekleşmesini bekliyordu. Ama tarih farklı ilerledi: Büyük devrimler, Rusya ve Çin gibi bambaşka koşullara sahip toplumlarda ortaya çıktı.
Bazı düşünürlere göre Marksizm, toplumu fazlasıyla ekonomik bir çerçeveye indirgiyor. Kültürün, siyasetin ve bireysel tercihlerin rolünü yeterince ele almıyor. Her şeyi ekonomi üzerinden okumak, gerçeğin bir bölümünü gözden kaçırmak anlamına gelebilir.
Kapitalizm neden çökmedi?
Asıl soru şudur: Marx’ın kapitalizmin çökeceği öngörüsü neden gerçekleşmedi?
Bunun en önemli nedenlerinden biri, kapitalizmin sanıldığından çok daha esnek bir sistem olması. Zaman içinde kendini dönüştürmeyi başardı. Ağır çalışma koşulları kısmen iyileşti, sendikalar ortaya çıktı, sosyal güvenlik sistemleri kuruldu. Asgari ücret, işçi hakları gibi uygulamalar sistemi tamamen değiştirmese de daha katlanılabilir hale getirdi. Öte yandan kapitalizm yalnızca üretimle değil, tüketimle de güçlendi. İnsanlar artık sadece kazandıklarıyla yaşamıyor: Kredi kartları ve borçlanma, sistemi daha da derinleştiriyor.
Kapitalizm yeniden sertleşmeye başladı
Zaman içinde kapitalizm, ilk ortaya çıktığı döneme göre emeğe karşı yaklaşımında yumuşamış olsa da son elli yılda özellikle neoliberal politikalarla birlikte bütün dünyada eskiye dönüş eğilimine girdi: Sendikalar güçsüzleştirildi, işçi hakları daraltıldı.
Kapitalizmin son yıllarda yeniden sertleşmeye başlamış olması Marksizmin niçin hâlâ tartışmanın merkezinde olduğunu açıklıyor.”