OECD’den mali disiplin tavsiyesi geldi
OECD, artan borç yükünün yarattığı baskılara dikkat çekerek, hükümetlere mali disiplini sağlama konusunda daha fazla geç kalmadan harekete geçme tavsiyesinde bulundu. Kuruluş, kemer sıkma kadar sert önlemlere ihtiyaç bulunmasa da, harcamaların azaltılarak vergi gelirlerinin artırılması gerektiğine işaret etti. Küresel ekonomide bu yıla ilişkin büyüme tahminini 01, puan artışla yüzde 3,2'ye yükselten OECD, Türkiye için büyüme tahminlerini aşağı, enflasyon beklentisini ise yukarı yönlü revize etti.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) dünya genelindeki hükümetlere mali disiplin uygulamaları çağrısında bulundu. Kemer sıkma önlemleri kadar sert adımlara gerek olmasa da mali disiplinin gerekli olduğuna dikkat çeken OECD, hükümetlerin borçları azaltmak ve gelecekteki ekonomik şoklara yanıt verebilmek için gereken mali gücü geri kazanmak amacıyla harcamaları azaltmaları ve vergi gelirlerini artırmaları gerektiğini belirtti. Ekonomik Görünüm Raporu'nu dün yayımlayan OECD, hükümetlere harcamaları sınırlama ve mali tamponları yeniden inşa etmek için vergi gelirlerini artırma çabalarını yoğunlaştırma çağrısında bulundu. OECD başekonomisti Alvaro Pereira rapora ilişkin değerlendirmesinde, yaşlanan nüfus, iklim değişikliği, artan savunma harcamaları ve daha yüksek borç yüklerinin artan baskılarına dikkat çekerek, "Mali konulara son birkaç yıldır yeterince önem verilmedi. Mali disiplini yeniden sağlamak için ne kadar erken harekete geçilirse o kadar iyi" dedi.
OECD dünya çapında dezenflasyon sürecinin devam etmesi, reel gelirlerin iyileşmesi ve birçok ekonomide para politikasının daha az kısıtlayıcı olmasının talebi destekleyeceği beklentisiyle küresel ekonomide bu yıla ilişkin büyüme tahminini yüzde 0,1 yukarı yönlü revize ederek yüzde 3,2'ye yükseltti. Enflasyonda düşüş sürecinin devam ettiğinin belirtildiği rapora göre küresel üretim artışı dirençli kalmayı sürdürüyor. Özellikle hizmet sektöründe ekonomik aktivite güçlü kalırken, reel ücretlerdeki artış hane halkı gelir ve harcamalarını desteklese de satın alma gücü birçok ülkede henüz salgın öncesi seviyelere tam olarak dönmedi.

Hizmet sektörüne dikkat
OECD’ye göre, küresel ticarette beklenenden hızlı toparlanma görülürken, nakliye maliyetleri yüksek kalmaya devam ediyor ve ihracat siparişlerinde ılımlı seyir sürüyor. Enflasyon tarafında mal fiyatları gerilemesine rağmen birçok ülkede hizmet sektöründe maliyet ve fiyat baskıları etkisini sürdürüyor. Bu kapsamda, dünya çapında dezenflasyon sürecinin devam etmesi, reel gelirlerdeki iyileşme ve birçok ekonomide para politikasının daha az kısıtlayıcı olmasının talebi destekleyeceği beklentisiyle küresel ekonominin bu yıl yüzde 3,2 büyümesi bekleniyor. Bu oran, OECD'nin mayısta açıkladığı öngörüsünün yüzde 0,1 üzerinde bulunuyor. OECD, küresel ekonomide 2025'e ilişkin büyüme tahminini ise değiştirmeyerek yüzde 3,2'de sabit bıraktı. ABD'de ekonomik büyümenin yavaşlamasının ancak para politikasındaki gevşemeyle desteklenmesi beklenirken, bu yıla ilişkin büyüme tahmini yüzde 2,6 ile değişiklik göstermiyor. Ancak OECD, ABD ekonomisine ilişkin 2025 büyüme tahminini mayıstaki öngörüsüne göre yüzde 0,2 aşağı yönlü revize ederek yüzde 1,6'ya çekti. OECD, euro bölgesinde bu yılki ekonomik büyümeye ilişkin yüzde 0,7 olan öngörüsünü değiştirmedi ancak 2025 tahminini yüzde 0,2 aşağı yönlü revize ederek yüzde 1,3 olarak belirledi. Raporda, Çin ekonomisine ilişkin bu yıl ve 2025 büyüme tahmini sırasıyla yüzde 4,9 ve yüzde 4,5 ile değişiklik göstermedi.
Jeopolitik, ticari gerilimler yatırımlara zarar verebilir
Raporda, enflasyonun 2025'te çoğu G20 ülkesinde hedef seviyeye geri döneceği öngörülürken, küresel ekonomiye ilişkin önemli risklerin devam ettiği uyarısı yer aldı. Devam eden jeopolitik ve ticari gerilimlerin yatırımlara giderek daha fazla zarar verebileceği ve ithalat fiyatlarını yükseltebileceği riski bulunurken, iş gücü piyasaları soğudukça ekonomik büyümenin beklenenden daha keskin şekilde yavaşlayabileceği ve dezenflasyon patikasından olası sapmaların finansal piyasalarda bozulmayı tetikleyebileceği tahmin edildi. OECD, enflasyon daha ılımlı hale geldikçe ve iş gücü piyasasında baskılar hafifledikçe, para politikası indirimlerinin devam etmesi gerektiği ancak indirimlerin zamanlama ve kapsamının verilere bağlı kalması gerektiği yönünde uyardı.
Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminini düşürdü, enflasyon tahminini yüksetti
OECD, Türkiye ekonomisinde bu yıla ilişkin büyüme tahminini yüzde 0,2 aşağı yönlü revize ederek yüzde 3,2 ve 2025 için ise yüzde 0,1 aşağı yönlü revizeyle yüzde 3,1 olarak belirledi. Enflasyon tarafında ise OECD, 2024 yılı için enflasyon tahminini yüzde 56,0 olarak güncellerken, bu oran önceki tahminin yüzde 0,5 üzerinde yer alıyor. 2025 yılı enflasyon beklentisi de 0,2 puan artışla yüzde 29,1’e revize edildi. Çekirdek enflasyon beklentisinde de artış gözlemleniyor. 2024 yılı için çekirdek enflasyon yüzde 57,5'ten yüzde 58,1’e, 2025 yılı için ise yüzde 28,7'den yüzde 28,9’a yükseltildi. Türkiye dahil gelişmekte olan ekonomilerde enflasyonun gelişmiş ekonomilere göre daha yüksek seyredeceğini öngören OECD'ye göre, Türkiye'de enflasyon bu yıl sonu ve 2025 boyunca hafifleyecek ancak çift haneli rakamlarda kalmayı sürdürecek. Bu kapsamda OECD, Türkiye'de, enflasyonun net bir şekilde hedefe doğru ilerlemesini sağlamak için sıkı parasal duruşun 2025'in belli bir dönemine kadar sürdürülmesi gerektiği tavsiyesinde bulundu.

