Olpak: Enerji krizi Avrupa'daki üretimi Türkiye'ye kaydırır

DEİK Başkanı Nail Olpak, enerji krizinin Avrupa'daki üretimin Türkiye'ye kayması gibi bir fırsatı da beraberinde getireceğini belirterek, "2023 yılına ilişkin ihracat hedefimizde Avrupa'yı tüm dinamikleriyle ele almalıyız" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Olpak: Enerji krizi Avrupa'daki üretimi Türkiye'ye kaydırır

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, 2022 değerlendirmeleri ve 2023 öngörülerine ilişkin Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, 2022'nin, hem Türkiye hem de dünya için küresel ekonomi ve ticaret açısından pek çok zorluğun bir arada yaşandığı bir yıl olduğunu söyledi.

Türkiye ekonomisinin 2021 yılındaki yüzde 11,4 büyüme performansının ardından 2022'ye de güçlü bir başlangıç yaparak yılın ilk iki çeyreğinde sırasıyla yüzde 7,5 ve yüzde 7,7 büyüdüğünü hatırlatan Olpak, şöyle devam etti:

"Üçüncü çeyrekte ise küresel resesyon riski beklentisinin ülkemizi de etkilemesi sebebiyle büyüme oranımız yüzde 3,9'a gerilemesine rağmen yüzde 5 olan yıllık büyüme hedefini yakalamamız hala mümkün. Dolayısıyla küresel ekonomiye baktığımızda Türkiye'nin dünyadan pozitif ayrıştığını ve küresel olumsuzluklara rağmen yükselişini sürdürdüğünü görüyoruz.

İhracat tarafında da yıla çok iyi başlamıştık. 2021'deki yüzde 33'lük artıştan sonra ocak ayında da yüzde 20 oranında bir ihracat artışı ile 2022'ye iyi bir adım attık. Ancak yılın ikinci yarısından sonra başta Avrupa olmak üzere ana ihracat pazarlarımızdaki daralma, elbette Türkiye'nin de ihracatını olumsuz yönde etkiledi.

Gelen sipariş iptalleri neticesinde sene başında yüzde 20 olan ihracat artış oranımız ocak-kasım döneminde yüzde 14'e kadar geriledi. Ancak bu küresel olumsuzluklara rağmen yılın 11 ayında 231 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı başardık."

2023 ihracat beklentisi 265 milyar dolar

Nail Olpak, Türkiye'nin 2023 yılı ihracat hedefinde küresel resesyon beklentisi ve ihtimali de göz önünde bulundurularak daha dengeli bir artış oranı öngörüldüğünü, bir yandan küresel resesyon riski sebebiyle talebin azalması ihtimali bir yandan da enflasyon oranlarındaki gerilemeye bağlı olarak fiyatların aşağı yönlü değişecek olmasının 2023 yılı için ihracat hedefinin 265 milyar dolar olarak belirlenmesinde etkili olduğunu kaydetti.

Böylesine zorlu bir küresel görünüm altında Türkiye için önemli risklerden birinin de Avrupa kıtasındaki yavaşlama olabileceğine dikkati çeken Olpak,

"Çünkü AB bölgesi, hem sanayi üretimimiz hem de ihracat açısından bizim için yüzde 50'lik payı ile kritik öneme sahip. Ancak madalyonun diğer yüzüne bakacak olursak özellikle enerji krizi Avrupa'daki üretimin Türkiye'ye kayması gibi bir fırsatı da beraberinde getirecektir.

Dolayısıyla 2023 yılına ilişkin ihracat hedefimizde Avrupa'yı tüm dinamikleriyle ele alarak çok daha yakından takip etmeli ve alternatiflerimizi de bu bakış açısıyla hızla belirlemeliyiz" diye konuştu.

"İhracatta Asya ve Amerika'ya odaklanmalıyız"

Türkiye'nin, potansiyelini harekete geçirdiği takdirde başta ihracat olmak üzere çok önemli bir sıçrama yapabileceğini vurgulayan Olpak, şunları kaydetti: "2023 yılı ihracat hedefimize ulaşabilmemiz için Avrupa'da yaşanabilecek yavaşlama ihtimaline rağmen Asya ülkeleri ve Amerika kıtasına odaklanılarak, yani biraz daha uzak pazarlara erişimi artırarak bu hedefimizi de yakalayabileceğimizi düşünüyorum.

Özellikle dış ticaret açığımızın büyük bir kısmını verdiğimiz Çin ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ülkeleri, DEİK olarak 2023 yılında en önemli gündem maddelerimizden birisi olacak. Siyasi ilişkilerimizin ve dolayısıyla ikili ticaretimizin son dönemde yavaş seyrettiği Orta Doğu ülkeleri de radarımızda. Kuzey Afrika ülkeleri ile ticaret ve yatırım ilişkilerimizi artırmak da 2023 yılındaki ticari diplomasi ajandamızın merkezinde olacak.”