Prof. Dr. Hakan Kara: TL’de “carry” dönemleri değişti! En çok ne zaman kazandırdı?

Prof. Dr. Hakan Kara, 2000 sonrasında TL’deki faizlerdeki seyrin dolar bazlı getirisinin Türkiye’de “carry trade” dinamiklerini beslediğini belirtirken, bu durumun yıllar içinde belirgin şekilde değiştiğini ve son dönemde politikaların merkezine yerleştiğini belirtti. Kara’nın paylaşımların yorum yapan Prof. Dr. Emre Alkin ile olan diyalogda da carry’nin en yüksek reel getirisini sağladığı dönem dikkat çekti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Prof. Dr. Hakan Kara: TL’de “carry” dönemleri değişti! En çok ne zaman kazandırdı?

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, sosyal medya paylaşımlarında Türkiye’de TL faizine yatırım yapanların dolar bazlı getirisi olan “carry trade” seyrini değerlendirdi.

2000 yılından itibaren hesaplanan verilere göre, Türkiye’de carry trade performansının dönemsel olarak ciddi farklılıklar gösterdiği dikkat çekti.

Kara’nın paylaştığı grafiğe göre, Türkiye’nin en güçlü “carry” getirisi sunduğu dönem 2001-2008 yılları arası oldu. Bu dönemde yüksek faiz ve görece istikrarlı kur yapısı, yatırımcılara dolar bazında ciddi kazanç sağladı.

Ancak 2012-2023 döneminde tablo tersine döndü. Kur artışının faiz getirilerini aşması nedeniyle carry trade yapan yatırımcıların önemli ölçüde zarar ettiği görüldü. Kara bu dönemi “carry yapan perişan olmuş” sözleriyle özetledi.

Son döneme ilişkin değerlendirmesinde ise Kara, 2024 sonrası süreçte carry trade’in yeniden öne çıktığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Hakan Kara: TL’de “carry” dönemleri değişti! En çok ne zaman kazandırdı? - Resim : 1

Kara, 2001 sonrası dönemde pozitif carry’nin, yani faiz getirilerinin kur artışının üzerinde kalmasının, enflasyonla mücadelenin bir yan etkisi olarak ortaya çıktığını belirtti. Ancak son üç yılda uygulanan kur rejimi nedeniyle bu durumun politika setinin merkezine yerleştiğini ifade etti.

Kara, “Niyet bu değildi, ama akıbet bu oldu” diyerek, carry trade’in Türkiye ekonomisindeki rolünün yapısal bir dönüşüm geçirdiğine işaret etti.

Carry’de en yüksek getirinin olduğu dönem

Kara’nın paylaşımına Prof. Dr. Emre Alkin’den de yorum geldi. Alkin, “Kıymetli Hocam 2001 ve 2008 arasında kur kontrolü yoktu ki? Birçok reform yapılıyor ve Türkiye’ye sabit sermaye yatırımı geliyordu. Dolayısıyla “döviz kurunu tutup faizleri de yükselttik hadi gelin” diyen kimse yoktu. Yabancı sermaye kendiliğinden geliyordu. Bana göre kıyaslama doğru olmamış” dedi.

Kara’nın bu değerlendirmeye yanıtı şu şekilde oldu:

“Doğrudur hocam, getiri/risk oranında son dönem zirve olabilir.”

Bu tartışmaya eski Hazine Yöneticisi Murat Aysan da katılarak “piyasacı” gözüyle şu yorumu yaptı:

“Değerli hocalarım bir de piyasacı gözünden değerlendireyim: 2018 yılına kadar enflasyon artarken faizlerin her şeye rağmen 8.5% kadar çekilmesi, kurun uçuşunun desteklenmesi gibi bir beklenti de yoktu, kur serbestti ama piyasa dinamikleri belirli bir oranda yerli yerindeydi. Mekanizma bozulunca, ben caydım, şimdi eskiye döndüm deseniz de bedeli böyle oluyor, herkesin eli tetikte dövize bakarken, bedel ödemeden devam etmek olmuyor. Bugünkü ödenen kur/faiz makası bedeli bugünün değil, 2018-2023 arasınınki. Benzer durum enflasyon beklentisi için de söylenebilir.”

Prof. Dr. Hakan Kara’nın da bu değerlendirmeye cevabı şu şekilde oldu:

“Güzel nokta Murat Bey. Sadece belki şunu da eklemekte fayda olabilir. 2023 sonrası uygulanan programın eksik olması yükü fazlaca faiz ve kur üzerine bindirdi. Yani sorun sadece 2018-2023 dönemi olmayabilir.”