Prof. Dr. Kamil Yılmaz’dan ekonomide durgunluk ve erken seçim uyarısı!

Nasıl Bir Ekonomi TV YouTube kanalında yayınlanan Ekonomi mAsası programında, Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekteki %2,3’lük büyüme performansını değerlendiren Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz, tarımın güçlü katkısı olmasaydı büyümenin %1,5 civarında kalacağını belirtti. Önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini paylaşan Prof. Dr. Yılmaz, yıl sonunda politika faizinin %35 seviyesinde kalacağını öngörürken, eylül ayında gelebilecek olası bir faiz indiriminin ise erken seçim işareti olacağını vurguladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Prof. Dr. Kamil Yılmaz’dan ekonomide durgunluk ve erken seçim uyarısı!

Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllık bazda kaydettiği %2,3'lük büyüme verisini değerlendiren Prof. Dr. Kamil Yılmaz, büyümenin alt bileşenlerinin oldukça zayıf olduğunu ifade etti. Özellikle yıllık %13,3 büyüme kaydeden tarım sektörünün çeyreklik büyümeye yaklaşık 1 puanlık katkı sağladığına dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, "Tarım olmasaydı büyüme aslında %1,5 civarında kalırdı" dedi.

Hizmet sektörünün %0,5 gibi oldukça düşük bir oranda büyüyerek ciddi şekilde yavaşladığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, inşaat sektörünün de deprem bölgesindeki çalışmaların tamamlanmasıyla kendi dinamikleri içinde küçüldüğünü aktardı. İthalatın ihracattan daha hızlı daralması nedeniyle net ihracatın büyümeye pozitif katkı verdiğini söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, %40 seviyesindeki faizin iç talebi baskıladığının hizmetler sektöründe net bir şekilde görüldüğünü dile getirdi.

“Bu yıl 2020 sonrasındaki en yavaş büyüme yılı olabilir”

Açıklanan verilerin beklentilerin altında kaldığını ve ilk yarı büyümesinin %2,5 civarında tamamlandığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, yılın tamamı için %3'lük bir büyüme oranını yakalamanın oldukça zor olduğunu vurguladı. Yılın ikinci yarısında %3'e yakın bir performans için üçüncü ve dördüncü çeyreklerde büyümenin ivme kazanması gerektiğini, ancak üçüncü çeyrek verilerinin de ikinci çeyrekten farklı olmayarak %2,3 - %2,5 civarında seyretmesini beklediğini söyledi. Kamu tüketiminde %1,8'lik bir düşüş, sermaye yatırımlarında ise %0,6'lık zayıf bir artış olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, bu yılın 2020 sonrasındaki en yavaş büyüme yılı olacağını öngördü.

“Faiz yıl sonunda %35 olur"

Orta Vadeli Program (OVP) ile birlikte eylül ayı itibarıyla genişleme yönünde bazı adımlar atılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizinde çok hızlı bir indirim sürecine girmesini beklemediğini ve yıl sonu faiz tahmininin %35 olduğunu belirtti. Ekonomi yönetiminin gaza basmak yerine, kamu maliyesi ve kamu bankaları aracılığıyla sübvanse edilmiş krediler sunarak büyümeyi yukarı çekmeye çalışacağını tahmin eden Prof. Dr. Yılmaz, devreye alınan 250 milyar TL'lik kredi paketinin miktar olarak düşük olduğunu ancak seçim yaklaştıkça bu paketlerin büyüyeceğini dile getirdi.

"Eylülde faiz indirimi erken seçim işareti olur"

Ağırlıklı fonlama faizinin %37'ye çekilmesinin ardından eylül ayında bir faiz indirimi yapılması durumunda bunun teknik bir karardan ziyade siyasi bir taleple gerçekleşeceğini savunan Prof. Dr. Yılmaz, "Eylülde bir faiz indirimi gelirse, bunu seçime hazırlık açısından çok güçlü bir emare olarak görürüm. O zaman gelecek yıl Kasım ayını kesin net seçim diye yazabilirim" değerlendirmesinde bulundu.

Enflasyonda yön ne olacak?

Enflasyon beklentilerine de değinen Prof. Dr. Yılmaz, bu yıl için %29-30 aralığında bir enflasyonun normal olduğunu belirtti. Gelecek yıl enflasyonu %25'in altına düşürmek için TCMB’nin daha sıkı bir politika izlemesi gerektiğini ancak olası bir seçim yılında bunun zor olacağını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, enflasyonun gelecek yıl %23-24 seviyelerinde kalabileceğini, düşük 20'li seviyelerin ise zor olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, 2021 yılındaki ekonomik deneylerin geride kaldığını ve benzer bir deneyin tekrarlanmayacağını umduğunu ancak yüksek enflasyonla yaşamaya devam edeceğimizi sözlerine ekledi.