Sektör temsilcilerinden büyüme değerlendirmesi: Türkiye, üreterek ve ihracat yaparak büyüyor

Türkiye üçüncü çeyrekte yüzde 5,9 ile beklentilerin üzerinde büyürken sektör temsilcileri, büyümede ihracatın oynadığı role dikkat çekiyor. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli, yatırımların büyümeye katkısının artmasını ve ihracatın pozitife doğru yolculuğunu umut verici olarak yorumlarken ATO Başkanı Baran ise Türkiye’nin üreterek ve ihracat yaparak büyüdüğüne dikkat çekiyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Sektör temsilcilerinden büyüme değerlendirmesi: Türkiye, üreterek ve ihracat yaparak büyüyor

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi bu yılın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5,9 ile beklentilerin üzerinde büyüme kaydetti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, büyüme rakamlarına ilişkin yaptığı açıklamada, büyümede üretim ve ihracatın yerinin her zaman kritik olduğuna dikkati çekti. 

Gültepe, ihracatın büyümeye katkısının 0,3 puan olduğuna, mal ve hizmet ihracatının 2023 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,1 arttığına işaret ederek, şunları söyledi: "2023 yılı küresel ticarette bir 'soluklanma yılı' olarak öne çıkıyor. Buradan, tabir-i caizse kondisyonu yüksek ülkeler ipi göğüsleyerek çıkacak. Yani üretim altyapısıyla, yeni yatırımlarla, AR-GE ve inovasyon faaliyetleriyle fark yaratan ülkelerden bahsediyorum. Türkiye de bu ülkelerden biri. Önemli ihracat pazarlarımızda kritik oranda talep daralmaları göze çarpıyor. Buna rağmen yıl sonu ihracat hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Dünya Ticaret Örgütü 2023 yılı küresel mal ticareti tahminini yüzde 1,7'den yüzde 0,8'e çekmiş durumda. 2024 yılı için ise mal ticareti tarafından iyimser bir tablo var. İhracatın büyüme rakamlarımıza desteğinin daha da artacağı dönemleri 2024'de yaşayacağız. 'Türkiye İhracatla Yükselecek' derken kast ettiğimiz pek çok başlık var. Büyüme de bu başlıklardan bir tanesi ve belki de en önemlisi. Türkiye, üretim ve ihracat öncülüğünde büyümeye aralıksız şekilde devam edecek."

DİEK Başkanı Olpak: Yatırım ve ihracat artışı dengelenme süreci için olumlu

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ise şunları kaydetti: “İş dünyası olarak, yılın üçüncü çeyreğinde büyümenin yüzde 5,9 gerçekleşmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Yılın ilk yarısındaki yüzde 4 büyümeden sonra gelen bu veri, küresel olarak ekonomik aktivitenin yavaşladığı bir dönemde Türkiye’nin üretim hızının arttığını, dünyadan pozitif ayrıştığımızı ve büyümede dengelenmeye yönelik sürecin yürüdüğünü gösteriyor. Sektörel olarak baktığımızda; sanayinin yüzde 5,7, inşaat sektörünün yüzde 8,1, tarımın yüzde 0,3 artığını ve diğer sektörlerin de pozitif bölgede kaldığını görüyoruz, bu da büyümenin genele yayıldığını ifade ediyor.” 

“İhracatın büyümeye yeniden pozitif katkı vermesi önemli”

Talep açısından, hane halkı tüketiminin yüzde 11,2 ve kamu harcamalarının yüzde 5,3 artmasının büyümede tüketimin hala ağırlığını gösterdiğini, ancak azalma eğiliminde olmasının ise önemli olduğunu belirten Oplak, “2022’nin son çeyreğinden başlayarak üç çeyrektir büyümeye negatif katkı veren ihracatın, bu dönem yüzde 1,1 oranında artarak pozitif katkı vermesi olumlu bir gelişme. Yatırım harcamalarının ilk iki çeyrekte sırasıyla; yüzde 3,8 ve 5,6 büyümesinden sonra bu dönem çift hanelere çıkarak yüzde 14,7 büyümesi de memnuniyet verici. Bir yandan enflasyonla mücadelede kapsamında adımlar atılırken bir yandan da ihracat ve yatırım odaklı büyümeyi destekleyici politika adımları atılması değerli. DEİK olarak, tüm dünyaya yayılmış 152 iş konseyimizle yürüttüğümüz ticari diplomasi faaliyetlerimizle ülke ekonomimize destek olmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

İTO Başkanı Avdagiç: Büyümeye sadece rakama indirgenmiş bir veri olarak bakmıyoruz

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, yaptığı açıklamada, yılın üçüncü çeyreğinde yatırımların büyümeye katkısının yeniden artış göstermesinin 2024 yılı için beklentileri yükselttiğine işaret etti.

Bir önceki çeyrekte büyümeye negatif katkı veren sanayinin yeniden pozitife dönmesinin önemli olduğunu dile getiren Avdagiç, şunları kaydetti: "Büyümeye en yüksek katkı tüketimden gelmiş olsa da bu katkıda belirgin yavaşlama gözledik. Bunu da yeni programın hedefleriyle uyumlu bir şekilde, ekonomide dengelenmenin işaretlerini vermesi bakımından değerli buluyoruz. Diğer yandan, ana ihracat pazarlarındaki yavaşlamanın etkisiyle net dış talebin, üçüncü çeyrekte de büyümeye katkısının azaldığını görüyoruz. Ancak son aylarda ithalatta gözlenen yavaşlamanın etkisiyle önümüzdeki dönemlerde net dış talebin büyümeye negatif katkısının azalmasını bekliyoruz. Büyümeye sadece rakama indirgenmiş bir veri olarak bakmıyoruz. Büyümenin yanı sıra toplumsal refahı çok önemsiyoruz. Dolayısıyla bir yandan enflasyonla mücadele ederken bir yandan da üretimin, istihdamın ve ihracatın önceliklendirildiği politikaların bir denge içinde götürülmesi gerektiğine inanıyoruz."

MÜSİAD Başkanı Asmalı: Güvenimizin ne kadar yerinde olduğunu teyit eder nitelikte

​​​​​​​Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, Türkiye ekonomisinin, pozitif büyüme patikasındaki istikrarlı yürüyüşüne emin adımlarla devam ettiğini vurguladı. Asmalı, öncü ekonomilerle birlikte Türkiye'nin de enflasyon sorunuyla yüzleştiği ve parasal sıkılaşma sürecinde olduğu böyle bir dönemde, Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artmasını "takdire şayan" olarak yorumladı.

Asmalı, yılın üçüncü çeyreğinde iç talebin büyümeyi 8,4 puan yukarı çekmesinin yanı sıra yatırımlardan da 3,4 puanlık katkı gelmesini, reel sektör adına sevindirici bir gelişme olarak nitelendirerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Net dış talebin büyümeye katkısı ise üçüncü çeyrekte ithalatın ihracattan hızlı bir şekilde artmasıyla, maalesef negatif yönde 2,6 puan olmuştur. GSYH'yi oluşturan faaliyetlerin tamamında artış gözlenmesi, üçüncü çeyrekte büyümenin bütün sektörlere yayıldığını göstermesi bakımından, oldukça önemli bir gelişme olmuştur. Bu dönemde yıllık bazda hizmetler sektörünün yüzde 4,3, sanayi sektörünün yüzde 5,7, tarım sektörünün yüzde 0,3 ve inşaat sektörünün yüzde 8,1 genişlemesi, topyekun bir büyümeye işaret etmiştir. MÜSİAD olarak, geçtiğimiz yılın sonunda, 2023 yılında Türkiye'nin en iyi büyüyen ülkelerden biri olacağını ve dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı yakalayacağını ifade etmiştik. Bugün açıklanan rakamlar, milli ekonomimize olan güvenimizin ne kadar yerinde olduğunu teyit eder niteliktedir. Yüzde 5,9'luk büyüme performansı, yılın sonuna yaklaştığımız şu günlerde, 2024 yılı için de çok büyük bir motivasyon kaynağı olacaktır. Bu vesileyle, reel sektör temsilcileri olarak bizler, Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme sürecinin devam edeceğine ve Türkiye Yüzyılı olarak nitelediğimiz yeni döneme olan inancımızı yineliyoruz."

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Kestelli: İhracatın pozitife doğru yolculuğu, umut veren gelişme

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Ticaret Borsası (İZTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, seçimlerin ardından iki yıldır devam eden ekonomi politikasında değişiklik stratejisiyle rasyonelleşme adımlarının atılmaya başlandığını kaydetti.

Merkez Bankası’nın sıkılaştırma adımlarıyla politika faizinin dördüncü çeyrekte yüzde 40'a yükseldiğine dikkati çeken Kestelli, şunları kaydetti: "Bu nedenle atılan sıkılaştırma adımlarının gerçek etkisini dördüncü çeyrekte beklemek daha rasyonel olacaktır. Üçüncü çeyrekte yatırımların büyümeye katkısının artması ve ihracatın pozitife doğru yolculuğu, umut veren gelişmeler. Ekonomi yönetiminin dikkatini çekmek istediğimiz iki konu var. İlki, yüzde 5,9'luk büyümeye karşın tarım sektöründeki yüzde 0,3'lük büyümenin sürdürülebilir olmadığı ve bu konunun gözden geçirilerek gerekli düzenlemelerin yapılması. İkincisi ise iş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer payındaki dalga boyunun mutlaka istikrara kavuşturulması konusu. Beklentimiz, bu olağanüstülüklerin sonlanarak bir an önce sürdürülebilir, dengeli bir ekonomi iklimine kavuşmamız."

ATO Başkanı Baran: Ekonomi politikalarının olumlu yansımalarını gözlemliyoruz

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye’nin ekonomi politikalarının olumlu yansımalarını büyüme verilerinde gözlemlediklerini söyledi. Türkiye’nin küresel ve bölgesel sancılara rağmen ekonomik, sosyal ve siyasi olarak "güven adası" olarak varlığını sürdürmesinin ve istikrarını korumasının 13 çeyrektir kesintisiz devam eden büyümesine zemin oluşturduğunu vurgulayan Baran, "Türkiye'nin ekonomi politikalarının olumlu yansımalarını büyüme verilerinde gözlemliyoruz. Koronavirüs pandemisi, tedarik sorunları, enerji krizi, gıda arz sorunları, Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in Filistin’e yönelik soykırım niteliğindeki saldırıları başta olmak üzere pek çok konu ve soruna rağmen Türkiye, üreterek ve ihracat yaparak büyüyor." dedi.

Baran, ülke risk priminin düşmesinin çok önemli olduğuna da dikkati çekerek, bu durumun yatırımcının güvenini artırdığının altını çizdi. Baran, Türkiye ekonomisi büyüme performansının devam edeceğine inandıklarını da vurguladı.

ASKON Başkanı Aydın: Sağlıklı ve dengeli büyümeyi önemsiyoruz

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın da enflasyonla mücadele edilen bir ortamda, küresel ekonomideki daralmalara rağmen 13'üncü çeyrekte de büyüyen bir Türkiye ekonomisi görmenin memnuniyet verici olduğunu belirterek, "İş insanları olarak sağlıklı ve dengeli büyümeyi önemsediğimizi belirterek, bu konuda gerekli eğitim altyapısını ve yatırım ortamlarını oluşturmalıyız." dedi.

OVP hedefleri doğrultusunda ekonomik adımların atıldığına işaret eden Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Taleplerin her açıdan baskılandığı bir ortamda enflasyonla mücadeleden taviz vermeden 13. çeyrekte de küresel düzeyin üzerinde yüzde 5,9'luk bir başarı ülke ekonomimizin potansiyelini ortaya koymaktadır. Avrupa pazarının, özellikle Almanya pazarının daralması nedeni ile son dönemlerde imalat üretimi ve kapasite kullanım oranlarında azalma görmemize rağmen deprem sonrası yeniden ihya dolayısıyla lokomotif sektörlerimizden inşaat sektörü ve beraberinde 250'yi aşkın alt sektörün ciddi bir şekilde canlandığını ve ekonomik büyümeye katkı sağladığını görüyoruz. Tüm bunlara rağmen bazı sektörlere ilişkin verilen desteklerle ekonomik büyümenin devam edeceğini öngörmekte birlikte iş insanları olarak sağlıklı ve dengeli bir büyümeyi önemsemekteyiz. Bunun için de her zaman dile getirdiğimiz üzere katma değeri yüksek teknolojik ürünlere yönelmeli, gerekli eğitim altyapısı ile yatırım ortamlarını oluşturmalıyız."

 

Bakan Kacır: İhracat alanlarımızı genişletiyoruz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından, bu yılın 3. çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin, temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan yılın 3. çeyreğinde yüzde 5,9 büyüme kaydettiğini hatırlatan Kacır, şunları kaydetti: "Büyüme oranında 3,4 puanlık katkı yatırım harcamalarındaki artıştan geldi. Makine teçhizat yatırımlarının da etkisiyle yüzde 14,7 büyüyen yatırım harcamalarında son iki yıldaki en güçlü artış görüldü. 13 çeyrektir kesintisiz büyüme trendini sürdürüyoruz. 'Milli Teknoloji Hamlesi' hedefiyle hayata geçirdiğimiz yatırım, istihdam, üretim ve ihracat politikalarımızla Türkiye'nin yerli ve milli teknolojilerini güçlendiriyor, üretim kapasitemizi artırıyor ve ihracat alanlarımızı genişletiyoruz."