Alüminyumda arz baskısı hafifliyor: Fiyatlar yatay seyre geçti

Küresel emtia piyasasında Orta Doğu kaynaklı tedarik endişelerinin hafiflemesi ve üretimin beklenenden hızlı toparlanması, alüminyum fiyat tahminlerinin sabit tutulmasını beraberinde getirdi. Sektörel kar marjlarının uzun vadeli ortalamaların üzerinde seyretmesi, metal piyasasındaki dengelenme sürecini hızlandırıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Alüminyumda arz baskısı hafifliyor: Fiyatlar yatay seyre geçti

Bölgesel krizlerin ardından üretimin hızla toparlanması, fiziki piyasadaki arz sıkışıklığını hafifleten ana etken oldu. Özellikle Emirates Global Aluminium şirketinin yıllık 1,6 milyon ton kapasiteli Al Taweelah tesisini planlanandan önce devreye alması, küresel sevkiyatların kriz öncesi seviyelere dönmesini kolaylaştırıyor. Lojistik koridorlardaki normalleşme süreci zamana yayılsa da, hammadde akışının yeniden başlaması emtia fiyatları üzerindeki yukarı yönlü spekülatif baskıları dengeliyor.

Çin’in üretim kapasitesi küresel arz Açığını sınırlıyor

Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi ve tüketicisi olan Çin'in, bu yıl kapasitesine yıllık 740 bin ton yeni eritme hacmi ekleyerek toplam üretimi 45,3 milyon ton seviyesine yaklaştırması bekleniyor. İç piyasadaki inşaat ve gayrimenkul sektörlerindeki zayıf seyir yurt içi tüketimi sınırlasa da, Çin’in ihracat odaklı sanayisinin gücünü koruması küresel piyasaya likidite sağlamaya devam ediyor. Batı dünyasında imalat sanayinin durgun ama istikrarlı yapısı da küresel talebin ani bir çöküş yaşamasını engelliyor.

Fiyatların kısa vadeli arz açığı desteğiyle güçlü kalması bekleniyor

Piyasa dengelerine bakıldığında, alüminyum sektörünün gelecek dönemde de hafif bir arz açığı vermeye devam edeceği ve bu durumun ton başına 3 bin dolar eşiğinin üzerinde bir fiyat tabanı oluşturacağı anlaşılıyor. Kısa vadeli bu destekleyici yapının ardından, bölgesel kapasitelerin tamamen devreye girmesiyle birlikte fiyatların kademeli olarak uzun vadeli döngüsel ortalamalarına doğru normalleşmesi kaçınılmaz görünüyor. Önümüzdeki süreçte Amerika ve Avrupa'daki faiz politikaları ile yeni kapasite yatırımları, endüstriyel metalin orta vadeli rotasını belirleyecek temel unsurlar olacaktır.