Emtia piyasasında kahve rotayı aşağı kırdı: Fiyatlarda kalıcı düşüş kapıda mı?
2025 yılında tarihi zirveleri gören küresel kahve fiyatları, yeni üretim sezonuna dair arz fazlası beklentileriyle vites küçültüyor. Ancak lojistik darboğazlar ve iklim belirsizlikleri, fiyatların pandemi öncesi seviyelere dönmesini engelliyor.
Küresel emtia piyasasının en hareketli kalemlerinden biri olan kahve, 2025’in ilk yarısındaki agresif yükselişinin ardından daha dengeli bir zemine oturmaya çalışıyor. Geçtiğimiz yıl 400 dolar sınırını zorlayan vadeli işlem fiyatları, Brezilya ve Vietnam’dan gelen olumlu hasat öngörüleriyle 290-300 dolar bandına çekildi. Piyasadaki bu soğuma sinyalleri, küresel çapta bir arz fazlası beklentisini güçlendirse de maliyet tabanındaki yapısal yükseliş geçerliliğini koruyor.
Üretim cephesinde 'bolluk' senaryosu
Fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskının ana kaynağı, dünyanın en büyük üreticisi Brezilya’nın 2026/27 sezonunda rekor bir hasada imza atacağı beklentisi. Yapılan son projeksiyonlar, küresel piyasada yaklaşık 10 milyon torbalık bir arz fazlası oluşabileceğine işaret ediyor. Bu durum, stokların yeniden tahkim edilmesine olanak sağlarken piyasadaki 'panik alımları' döneminin sona erdiğini gösteriyor. Ancak Vietnam’daki düşük stok seviyeleri ve bazı üretim bölgelerindeki yaşlanan ağaç yapısı, bu bolluk senaryosunun önündeki en büyük risk faktörü olarak kalmaya devam ediyor.
Lojistik ve enerji maliyetleri fiyatı tutuyor
Küresel arz artsa da fincana yansıyan maliyetlerin aynı hızla düşmemesinin arkasında lojistik ve enerji bariyerleri yatıyor. Kızıldeniz hattındaki sevkiyat zorlukları ve artan navlun maliyetleri, kahve çekirdeklerinin Avrupa ve Kuzey Amerika limanlarına ulaşımını hem yavaşlatıyor hem de pahalılaştırıyor. Ayrıca, kavurma tesislerindeki yüksek enerji maliyetleri ve iş gücü piyasasındaki ücret artışları, ham madde fiyatındaki düşüşün nihai tüketiciye yansımasını sınırlıyor. Bu tablo, fiyatların zirveden inse bile yeni bir 'yüksek taban' seviyesi oluşturduğunu kanıtlıyor.
Tüketici cephesinde alışkanlıklar değişiyor mu?
Yüksek fiyatların kalıcı hale gelmesi, dünya genelinde kahve tüketim alışkanlıklarını da yeniden şekillendiriyor. Özellikle gelişmiş pazarlarda tüketiciler, yüksek fiyatlı özel seçki çekirdeklerden daha ekonomik harmanlara yönelirken; ev dışı tüketimde de bir yavaşlama gözleniyor. İklim krizinin üretim bölgeleri üzerindeki uzun vadeli tehdidi sürdüğü müddetçe, kahve fiyatlarında 2020 öncesindeki düşük seviyelerin bir daha görülmeme riski masada kalmaya devam edecek. Piyasa aktörleri için asıl soru, arz fazlasının fiyatları ne kadar süre baskılayabileceği olmaya devam ediyor.

