Fon yöneticileri altına kilitlendi: Yeni rekor kapıda mı?

BofA anketine göre, profesyonel yatırımcılar altının zirve seviyesini ortalama 6.200 dolar olarak öngörürken, her beş katılımcıdan biri fiyatların 7.000 doların üzerine çıkabileceğini düşünüyor. Altın alımı ikinci ay üst üste en çok yapılan işlem olurken, hisse ve emtia ağırlığı dört yılın zirvesine çıktı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Fon yöneticileri altına kilitlendi: Yeni rekor kapıda mı?

Bank of America’nın (BofA) Küresel Fon Yöneticileri Anketi Şubat 2025 verilerine göre, yatırımcılar altının zirve seviyesini ağırlıklı ortalamada ons başına 6.200 dolar olarak öngörüyor. Katılımcıların yüzde 20’si altının zaten tepe yaptığını düşünürken, yüzde 19’u fiyatların 7.000 doların üzerine çıkacağını tahmin ediyor.

"Uzun altın" pozisyonu, (altında yükseliş öngörerek alım yönünde olan pozisyonlar) ikinci ay üst üste en çok yapılan işlem olarak öne çıkarken, yatırımcıların yüzde 50’si bu görüşü paylaşıyor.

Varlık dağılımında risk iştahı dikkat çekiyor

Net yüzde 48 ile hisse senetlerinde ağırlık artırımı Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkarken, tahvillerde net yüzde 40 ile Eylül 2022’den bu yana en düşük ağırlık görülüyor. Yatırımcıların net yüzde 57’si uzun vadeli tahvil faizlerinin yükseleceğini beklerken, net yüzde 46’sı kısa vadeli faizlerin düşeceğini öngörüyor.

Hisse senetleri ve emtia ağırlığı 4 yılın zirvesinde

Ankete göre hisse senetleri ve emtiaların birleşik ağırlığı net yüzde 76 ile Ocak 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Yatırımcılar gelişen ülke hisselerinde net yüzde 49, Euro Bölgesi hisselerinde ise yüzde 35 fazla ağırlık taşırken, ABD hisselerinde net yüzde 22 düşük pozisyonda bulunuyor. Şubat ayında enerji, temel maddeler ve zorunlu tüketim sektörlerine yönelim artarken; ABD hisseleri, teknoloji ve dolar varlıklarından çıkış gözlendi.

Risk uyarıları güçleniyor

Öte yandan risk uyarıları da güçleniyor. BofA Boğa & Ayı Göstergesi 9,5 seviyesine çıkarak tersine sinyal veren “sat” bölgesine geçti. Katılımcıların yüzde 25’i en büyük kuyruk risk olarak “yapay zekâ balonu”nu gösterirken, yüzde 43’ü olası bir sistemik kredi krizinin kaynağı olarak özel sermaye ve özel kredi piyasalarını işaret ediyor.