Borsada 16.500 senaryosu! Düzeltme kaçınılmaz

Enflasyonda yüksek seyir kalıcı olur mu; faiz tarafında beklenti değişir mi; altın ve gümüşte yön yeniden yukarı döndü mü; Fed bağımsız kalmaya devam eder mi; borsada düzeltme hareketi beklenmeli mi; 2026'da hangi sektörler öne çıkar; yabancının iştahı devam eder mi? Tüm bunları ve daha fazlasını Pusula Yatırım Strateji Direktörü Volkan Dükkancık ile 'Haftanın Stratejisi'nde konuştuk.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şenay ZEREN

'Haftanın Stratejisi' programımızın bu haftaki konuğu, Pusula Yatırım Strateji Direktörü Volkan Dükkancık oldu.

Volkan Dükkancık, altın ve gümüş piyasalarında yaşanan sert dalgalanmaların ardından volatilitenin bir süre daha yüksek seyredeceğini belirterek, piyasalarda “kartların yeniden dağıtıldığı” bir döneme girildiğini söyledi.

Altın ve gümüş fiyatlarında cuma günü yaşanan sert düşüşün arkasında teminat oranlarındaki artışlar, kâr realizasyonları ve algoritmik işlemlerin tetiklediği hızlı satışların etkili olduğunu belirten Dükkancık, buna karşın temel hikâyenin değişmediğini kaydetti.

Volatilitenin bir süre daha devam edeceğini ifade eden Dükkancık, kısa vadede sert yükselişlerin ardından hızlı geri çekilmelerin şaşırtıcı olmayacağını dile getirdi.

Borsa İstanbul'da ocak ayında yaşanan yükselişin arkasında, güçlü bir iştah olduğunu belirten Dükkancık, aralık ayından bu yana hikâyenin değişmediğini, ancak algının olumlu yönde kırıldığını kaydetti. 2025’te piyasayı baskılayan faktörlerin geride kaldığını ve 2026 portföyleri oluşturulurken yerli ve yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul’a daha fazla şans tanıdığını söyledi.

Endeksin kısa sürede 12.500 seviyelerini test ettiğini ve dolar bazında 300–320 dolar bandına ulaştığını hatırlatan Dükkancık, 7–8 aylık faiz getirisinin bir ayda sağlandığını belirtti. Bu nedenle aynı hızda bir yükselişin sürmesini beklemenin gerçekçi olmayacağını ifade etti.

Buna karşın orta ve uzun vadede Borsa İstanbul için pozitif görüşünü koruduğunu vurgulayan Dükkancık, önümüzdeki dönemde sert satışlardan ziyade kısa vadeli bir konsolidasyon süreci beklediğini dile getirdi.

Dükkancık, endeksin 14.000 seviyesini kalıcı olarak aşmadan önce 13.000–14.000 bandında güç toplamasının sağlıklı olacağını belirterek, bu sürecin 13.000 üzerinde tamamlanması halinde ikinci çeyrekte 16.000–16.500 bandının gündeme gelebileceğini söyledi.

Volatilite yüksek kalacak

Altın ve gümüş fiyatlarında cuma günü, tarihi bir düşüş yaşandı. Kayıplar pazartesi de devam etti ama şimdi yeşil ekranlar var karşımızda.. Neler yaşandı? Piyasa bir bahane bularak sert bir düzeltme yaptı da şimdi yön tekrar yukarı mı döndü?

Tarihi günlerden geçiyoruz. Bugün yaşananlar, bundan 20 yıl sonra 1980’ler, 2013 gibi dönemlerle birlikte anılacak.

Altın ve gümüşte çok sert hareketler gördük. Gümüş bir günde yaklaşık %35 düşüp ardından %15 tepki verdi. Altın ise 5.400 dolarlardan 4.400 dolara kadar gerileyip yeniden 5.000 dolar seviyelerini zorlamaya başladı.

Öncesinde ciddi bir coşku ve köpük vardı. Teminat oranlarının artırılması, kâr realizasyonları ve algoritmik işlemlerin tetiklenmesiyle birlikte hızlı bir düşüş, hatta çöküş yaşandı. Ancak temel hikâye değişmedi. Özellikle Asya tarafında fiziki talep güçlü şekilde devam etti ve bu sert düşüşü alım fırsatı olarak görenler oldu.

Kartlar yeniden dağıtılıyor

Buna karşın volatilite yüksek kalacak. Önümüzdeki dönemde bugün gördüğümüz yükselişlerin ertesi gün sert düşüşlere döndüğü hareketler görmeye devam edebiliriz. Kartlar yeniden dağıtılıyor.

Ayrıca şunu özellikle vurgulamak gerekiyor: 2025’teki gibi “nereden alırsam kazanırım” dönemi bu yıl geçerli olmayabilir. Yanlış yerde yakalananlar üzülüyor. Yüksek seviyelerden alanlar şimdi maliyetlerine ne zaman döneceğini sorgularken, düşük maliyetliler bu süreci sağlıklı bir düzeltme olarak görüyor.

Bu nedenle, 2026’da strateji çok önemli. Rastgele alım yapmak yerine, geri çekilmeleri kollayan, daha temkinli bir yaklaşım gerekiyor. Altın ve gümüşte para kazanmak mümkün ama geçen yıl kadar kolay bir yıl olmayacağı artık net.

Orta ve uzun vadede Borsa İstanbul’da yolumuz var

Borsa İstanbul, 29 yılın en iyi ocak ayını geçirdi; yüzde 23 değer kazandı ve ocak ayındaki 21 iş gününün 17'sinde rekor kırdı. Böyle yükselişlere hasret kalmıştık.. Son bir ayda yaşanan bu hareketi nasıl değerlendiriyorsun? Yükseliş sürer mi yoksa bir düzeltme hareketi mi beklemeliyiz?

Piyasa çok güçlü bir ralli içinde olduğu için düzeltmeler ya seans içiyle sınırlı kalıyor ya da bir gün sürüp ertesi gün hızla telafi ediliyor. Burada net bir iştah var. Aralıktan ocak ayına hikâye değişmedi, değişen şey algı oldu.

2025’te bizi baskılayan tablo yavaş yavaş geride kalıyor. Bu nedenle 2026 portföyleri yapılırken yerli–yabancı, bireysel–kurumsal yatırımcı Borsa İstanbul’a daha fazla şans tanımaya başladı. Beklediğimden de daha hızlı oldu.

Ara ara düzeltmeler kaçınılmaz

Ocak boyunca 17 rekor beklemiyordum ama 12.500 seviyeleri test edilir diyorduk, geldi. Dolar bazında 300–320 dolar bandına da hızlı ulaşıldı. Sonuçta 7–8 aylık faiz getirisi bir ayda elde edildi. Bu hızın aynı tempoda sürmesini bekleyemeyiz. Bundan sonra ara ara düzeltmeler kaçınılmaz. Ama şunu net söyleyeyim; orta ve uzun vadede Borsa İstanbul’da yolumuz var.

Tam bilanço dönemindeyiz. Hızlı giden hisseler dinlenirken, geride kalan sektörlere ilgi artabilir. Açıklanacak bilançolar ve faaliyet raporlarındaki 2026 projeksiyonları yatırımcıları yeniden konumlandıracak. Bu da sert bir düşüşten ziyade kısa vadeli bir soluklanma getirebilir.

Endeks ikinci çeyrekte 16.000–16.500 bandına çıkabilir

Ben 14.000 kalıcı olarak aşılmadan önce, endeksin bir süre 13.000–14.000 bandını güçlendirmesini bekliyorum. Korkulacak bir tablo yok; sadece ortalamalardan hızlı uzaklaştık. Adına düzeltme, konsolidasyon ya da rotasyon demek fark etmez. Fiyatlara alışma süreci yaşayacağız. Eğer bu süreci 13.000 üzerinde tamamlayabilirsek, ikinci çeyrekle birlikte endeksin 16.000–16.500 bandına doğru yoluna devam etmesi mümkün görünüyor.

Finansal kuruluşlar da cazibesini sürdürüyor

2026'da hangi sektör ve şirketleri yakından takip edeceksin?

Ana senaryo net: Düşen enflasyon, paralelinde düşen faizler ve bunun ardından ivme kazanacak bir ekonomik büyüme.

Büyük resimde yabancı yatırımcı da bu hikâyeye gelmeye başladı. Geçen hafta BlackRock’ın “Türkiye hikâyesini olumlu buluyorum, pozisyonumu %10’a çıkardım” açıklaması bunun en net örneği oldu. Rakam olarak artış çok büyük olmasa da (40–50 milyon dolar), algısal etkisi çok güçlüydü.

Yabancı Türkiye’nin makro hikâyesini satın aldığında genelde önce bankalar, ardından birkaç holding ve Türkiye’yi temsil eden büyük sanayi şirketleri ile başlar. Bir süre bu alanlarda yoğunlaşır, doyuma ulaştıktan sonra diğer sektörlere geçer. Şu an tam olarak bu süreci yaşıyoruz.

Bu nedenle bankalar ve holdingler önemini koruyor. Bunun yanına ise yavaş yavaş GYO’lar, çimento, otomotiv gibi sektörlerin eklenmesiyle portföy yapısının genişleyeceğini düşünüyorum. Ayrıca sadece bankalar değil, finansal kiralama, faktoring ve özellikle emeklilik şirketleri gibi diğer finansal kuruluşlar da cazibesini sürdürüyor.

Trump’tan beklenmeyecek kadar dengeleyici bir hamle oldu

Trump, Fed başkanlığına Kevin Warsh’ı aday gösterdi. Warsh ile ilgili düşüncen nedir; şahin buluyor musun? Sence Fed bağımsız kalmaya devam edecek mi?

Gerçekten ilginç bir tercih oldu. Eski Fed yöneticisinin geçmişteki şahin söylemleri hemen gündeme taşındı. Bu da bazı kesimlerde “Fed beklenildiği kadar hızlı faiz indirmeyecek” algısını güçlendirdi ve altın–gümüşteki düzeltmeyi tetikleyen unsurlardan biri olarak öne çıktı.

Ancak bana göre bu çok zayıf bir gerekçe. Sadece bu nedenle ons gümüşün %30 düşmesini açıklamak mümkün değil. Bu daha çok düşüş için bahanelerden biri oldu. Ayrıca söz konusu ismin geçmişteki şahin tutumunu aynı sertlikte sürdüreceğini düşünmüyorum.

Öte yandan denklem hâlâ net: Tek bir kişinin gelip faizleri hızla indirebileceği bir yapı yok. Piyasa da önce “Galiba Fed faiz indiremeyecek” diyerek satış yaptı, ardından tekrar alıma geçti. Çünkü bu tercih, aynı zamanda Fed’in bağımsız kalacağı, siyasi baskılara tamamen boyun eğmeyeceği mesajı olarak da algılandı.

Gerçek sınav mayıs ayında

Bence bu, Trump’tan beklenmeyecek kadar dengeleyici bir hamle oldu. Piyasaya “Her şeye evet denilip hızlı faiz indirimi yapılacak bir dönem gelmiyor” mesajı verildi. Şimdilik küresel piyasalarda bardağın dolu tarafı görülüyor.

Ancak asıl tablo, adayın mayıs ayında göreve başlamasından sonra netleşecek. Gerçek sınav o zaman başlayacak.