Dolarda düşüş kalıcı olabilecek mi?
Ekonomi yönetiminden arka arkaya gelen piyasalarda normalleşme hamleleri yanıt buldu ve döviz kurlarında aşağı yönlü bir seyir başladı. Peki, döviz kurlarında bugün gördüğümüz gerileme kalıcı olabilecek mi?
Hüseyin KOYUNCUOĞLU
Türkiye piyasalarında yaklaşık 2 aydır normalleşme rüzgarları esiyor. Özellikle geçtiğimiz hafta beklenmedik bir şekilde politika faizinin 200 baz puan artırılması ve peşi sıra gelen swap limitlerinin esnetilmesi ile bugünkü vergisel düzenlemeler piyasalarda şimdilik olumlu bir şekilde yanıt buldu.
Merkez Bankası, BDDK ve ekonomi yönetimi para ve maliye politikalarını bir arada kullanarak piyasalara çok net bir şekilde 'oyunu kuralına göre oynayacağınız' mesajı veriyor. Hâl böyle olunca da bugün döviz kurlarında aşağı yönlü bir seyir yaşanıyor. Son 24 saatte 7,8550 ile tüm zamanların en yüksek seviyesini gören dolar/TL 7,70'in altına kadar indi. Euro/TL de 9,21'den 9,03'e kadar çekildi. Hafta başında çift haneyi gören İngiiliz Sterlini ise TL karşısında yeniden 9,96'lara geriledi.
Bu aşamada sorulması gereken en önemli soruyu işin uzmanlarına sorduk; atılan normalleşme adımlarıyla birlikte kurlarda bugün yaşanan gerileme kalıcı olabilecek mi? Ulaştığımız uzmanların ortak görüşü; Türkiye piyasalarında bozulan algı ve güvenin onarılması için doğru adımlar atıldığı oldu. Ve bu duruşun devam etmesi durumunda döviz kurlarında düşüşün sürmesi bekleniyor.
Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar:
Piyasa ikna edilirse düşüş sürer
Bahar aylarında ve yaz aylarının başlangıcında uygulana politikaların bir yan etkisi olarak döviz kurlarında yukarı yönlü hareketler yaşandığını hatırlatan Salar, "Son 1 haftada piyasa gerçeklerine daha yakın kararlar alınıyor. Atılan yanlış adımlarla buraya geldik. Şimdiyse doğru adımlar atılıyor ve bu adımların da takdir edilmesi lazım. Şu anda piyasanın verdiği tepkiye bakılacak olursak algı pozitife geçmiş değil. Yanlış adımlar algıyı bozmuş, güven sarsmıştı. Bu nedenle fiyatlamalarda yeterli dozda etkiyi göremiyoruz. Atılan adımlar çok kıymetli. Daha olumlu karşılanmasını bekliyorum. Piyasa iletişim yoluyla ikna edilirse döviz kurlarındaki düşüş devam edecektir" ifadelerini kullandı.
'Döviz talebi düşmezse geç likidite penceresi kullanılabilir'
Son aylarda zirve yapan dolarizasyon hususuna da değinen Salar, algının düzelmesiyle yerli yatırımcıların da dövize yöneliminin azalacağı görüşünde. Döviz talebinin sürmesi durumunda geç likidite penceresiyle fonlama maliyetinin yükseltilebileceğine işaret eden Salar şöyle devam etti:
"Bahar aylarında, büyüme iştahı, bankaları kredi verme konusunda zorlanması, dövize yönelmenin 'polisiye' tedbirlerle kesilmesi gibi süreçler yatırımcı nezdinde negatif etki yarattı. Dolarizasyonda tarihi seviyelere çıktık. Hala dövize talep devam ederse geç likidite penceresi kullanabilir ve piyasayı fonlama faizini 11,75 yerine 13,25'e çekebilir. Buradaki sorun şu; son 4-5 aydır yerli yatırımcı dolar alıyor. Onun da sebebi algını bozulması ve güven kaybı. Algıyı düzeltebilirsek o zaman yerli yatırımcını alışı kesilecektir."
'Krediyle büyüme politikasından vazgeçildi'
Yaz aylarında çok konuşulan aktif rasyosu düzenlemesiyle ilgili de 'yüzde 90'a çekilmesinin kaldırılması anlamına geldiğini ifade eden Salar; "Yüzde 90'ın altında kalan banka zaten pek yok. Artık kredi yoluyla büyüme politikasından vazgeçildi" diyebiliriz.
Ahlatçı Menkul Değerler Araştırma Müdürü Barış Ürkün:
Türk Lirası ile işlem yapmak daha kolay hale getirilmiş durumda
Geçen hafta Perşembe gününden itibaren normalleşme adına atılan adımların arka arkaya gelmeye devam ettiğine işaret eden Ahlatçı Menkul Değerler Araştırma Müdürü Barış Ürkün, DÜNYA için paylaştığı bilgi notunda şu ifadelere yere verdi: "Faiz artırımı, swap düzenlemesi, aktif rasyosunda iyileştirme sonrası Yeni Ekonomik Program'da ortaya konan normalleşmenin sürebileceğine dair mesajların akabinde gecikmeden kambiyo işlemlerinde BSMV'nin eski haline döndürülmesi, vadesi 1 yıldan uzun hesaplar için BSMV'nin sıfıra indirilmesi ve mevduat hesaplarından alınan stopajın yıl sonuna kadar vade süresine göre yüzde 5, yüzde 3 ve sıfır olarak düzenlenmesini Türk Lirası'nın cazip hale getirilmesi hamleleri olarak okumak gerekiyor. Ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 11,08'e ulaştığı noktada atılan bu adımlarla Türk Lirası ile işlem yapmak daha kolay hale getirilmiş durumda. Enflasyona göre negatif reel getirinin yerini bu getirinin pozitife dönmesi olarak değerlendirebileceğimiz adımların akabinde kurda 7.75 seviyesi yakınlarına kadar düşüş meydana geldi. Önümüzdeki süreçte normalleşme adına atılacak adımların sürmesi gelen açıklamalar ve atılan adımlara göre bakıldığında muhtemel görünüyor. Jeopolitik anlamda bir risk artışı fiyatlamaların içine girmediği sürece kurda yukarı yönlü baskının bu görünümde önüne geçildiğini söyleyebiliriz."
Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan:
Adımlar birbirini tamamlıyor ve peşi sıra geliyor
Ekonomi yönetimi ve karar alıcı kurumların piyasanın gerçekleriyle uyumlu adımlar atılmasını olumlu karşılandığını ifade eden Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, bugün, kambiyo işlemlerine getirilen yüzde 1 verginin yeniden yüzde 0,2 seviyesine düşürülmesi ve TL mevduatlarına uygulanan stopaj oranlarının düşürülmesi bu piyasa dostu adımlar olarak nitelendirdi.
Bugün atılan BSMV ve stopaj düzenlemelerini de değerlendiren Erkan'ın DÜNYA ile paylaştığı bilgi notunda şu ifadeleri kullandı:
"Kambiyo işlemlerine uygulanan BSMV’nin Mayıs ayında artırılma nedeni bireysellerin döviz ve altına yönelmelerini azaltmaktı. Ancak bireyseller vergi etkisine rağmen döviz ve altın almaktan vazgeçmedikleri gibi, kayıt dışılık ve finansal sistem dışına çıkış artmıştı. İstenildiği gibi döviz tevdiat hesaplarından TL mevduatlarına bir kayma olmamıştı. Vergi tekrar binde 2’ye düşürüldüğüne göre, bu bariyer kalktı, kambiyo işlemlerindeki serbesti her zaman olumlu karşılanır ve güveni artırır. BDDK’nın yurtdışı ile türev işlem limitlerini esnetmesi de bu kapsamda değerlendirilebilecek bir adım.. Bunlar birbirini tamamlıyor ve peşi sıra geliyor.
TL mevduatlarına uygulanan stopaj oranının azaltılması da, enflasyon karşısındaki reel getiri cazibesini artırmaya ve TL’yi döviz mevduatına göre daha avantajlı kılmaya yönelik. 12 aydan uzun vadede stopaj ise yıl sonuna kadar yüzde 0 olarak uygulanacak. Tasarruf sahiplerini TL’ye ve daha uzun vadeye yönlendirmeye yönelik bir adım. Son derece olumlu, ancak reel getiri anlamında biraz daha cazibe sunulması ve bankaların mevduat faizlerini enflasyonun üzerine çekmesi gerek. Biz bu getiri cazibesinin artması için faiz artırımlarının devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyoruz."