ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörlüğü'nden Pınar Uslu yazdı
ING Yatırım Ekonomik Araştırmalar ve Piyasa Stratejileri Direktörü Pınar Uslu, ulusal ve uluslararası piyasaları yakından ilgilendiren gelişmeleri ekonomim.com için değerlendirdi...
Geçen hafta finansal piyasalarda gözlenen yoğun seyrin ardından bu hafta da gündem maddelerinin piyasalarda hareketlilik yaratmaya devam etmesi beklenebilir. Geçen haftanın öne çıkan başlıklarını kısaca değerlendirdikten sonra yeni haftanın gündemine odaklanıyoruz.
Beklentiler doğrultusunda ECB, geçen hafta mevduat faiz oranını 25 baz puan artırarak %2.25’e yükseltti. 2023’ten bu yana ilk faiz artırımını gerçekleştiren ECB, temkinli duruşunu koruyarak gelecek döneme ilişkin ön yönlendirme vermekten kaçındı. ABD-İran geriliminin tetiklediği enflasyon endişeleri faiz kararında etkili olurken, söz konusu artırım swap piyasalarında önceden fiyatlanmıştı. Swap piyasalarında, ECB’nin yılın ikinci yarısında toplamda 31 baz puanlık artırım bekleniyor.
TCMB PPK, 11 Haziran tarihli toplantısında politika faizini beklentilerle uyumlu şekilde %37.00 seviyesinde sabit bıraktı. Karar metninde, öncü verilerin iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği vurgulanırken; jeopolitik gelişmelerin maliyet, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalları üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edilmeye devam edildiği belirtildi.
SpaceX, 11 Haziran’da gerçekleştirdiği US$ 75 milyar tutarındaki halka arz ile Saudi Aramco’nun 2019’daki rekorunu geride bıraktı. Hisse, Cuma günkü işlemlerde %19’un üzerinde yükselerek US$ 160.95 seviyesinden kapanırken, şirketin piyasa değeri US$ 2.1 trilyona ulaştı. Bu gelişmeyle birlikte Elon Musk, dünyanın ilk trilyoner iş insanı oldu. Yılın ilerleyen döneminde planlanan OpenAI ve Anthropic şirketlerinin halka arzları da yatırımcıların yakın takibinde olacak.
Dün ABD ve İran, savaşı sona erdirmek, ABD’nin İran’a uyguladığı ablukayı kaldırmak ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için bir ön anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Anlaşma, İran’ın nükleer programının geleceği konusunda 60 gün sürecek müzakerelerin başlatılmasını öngörüyor. Mutabakat zaptının 19 Haziran’da İsviçre’de resmen imzalanması planlanıyor. Hürmüz Boğazı’nın açılmasının ardından petrol akışının yeniden normale dönmesinin aylar sürebileceği dikkate alınıyor. Ancak ön anlaşmanın getirdiği rahatlama ile Brent petrol fiyatı US$ 87.3 seviyesinden US$ 83.3 seviyesine indi. ABD tahvil faizleri gerilerken, dolar değer kaybetti; hisse senedi endeksleri ve ons altın yükseldi. Ancak hafta ortasındaki Fed toplantısının, doların değer kaybını sınırlama potansiyeli olduğunu belirtelim.
15-17 Haziran arasında Fransa’da gerçekleştirilecek G7 Zirvesi’nde, jeopolitik başlıkların odağında Orta Doğu ve Ukrayna yer alacak. Ön anlaşmaya yönelik biraz daha detay duyulması mümkün olabilir. Ekonomik güvenlik ve küresel dengesizliklerin yanı sıra nadir mineraller konusunda Çin’e olan bağımlılığın azaltılması gibi konuların da zirvede ele alınması bekleniyor.
G10 merkez bankalarından yedisi bu hafta politika toplantısını gerçekleştirecek. Öne çıkacaklar ise, Japonya, ABD ve İngiltere merkez bankaları toplantıları olacak. 16 Haziran’da Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) politika faizini 25 baz puan artırarak %1.00’e yükseltmesi bekleniyor. Faiz oranının artırılması durumunda 1995 yılından beri ilk defa Japonya’da politika faizi %1’e yükselmiş olacak. BoJ Başkanı Ueda’nın sağlık sorunları nedeniyle toplantıya katılamayacak olması ise 1998’den bu yana bir ilk olarak dikkat çekiyor. Faiz artırımının büyük ölçüde fiyatlanmış olması nedeniyle karar metnindeki yönlendirmelerin piyasaya etkisi açısından daha belirleyici olması beklenebilir.
Çarşamba akşamı sonuçlanacak FOMC toplantısı, haftanın en kritik gelişmesi olarak öne çıkıyor. Yeni Fed Başkanı Warsh’ın başkanlık edeceği ilk toplantı olması nedeniyle karar ve iletişim dili yakından izlenecek. Faizlerde değişiklik beklenmemekle birlikte; nokta grafik, güncellenen makroekonomik tahminler ve basın toplantısındaki mesajlar piyasa fiyatlamaları açısından belirleyici olacak. Nokta grafiğin, yıl sonuna kadar faiz artışı bekleyen üyelerin sayısının, indirim bekleyenlerin üzerinde kaldığına işaret etmesi olası görünüyor. Güçlü seyreden istihdam verileri ve yükselen enflasyon görünümü, Fed’in daha şahin bir iletişim benimsemesine neden olabilir. Fed’in iletişim tarzında belirgin bir değişiklik olup olmadığı ya da yeni Başkan’ın, Fed’in işleyişine yönelik yeni fikirler sunup sunmadığı da ilgi konusu olacak. ABD-İran arasında ön anlaşmaya varıldığı haberi sonrasında swap piyasaları, yıl içinde Fed’den faiz artırımı gelme olasılığını %82’den %69’a indirdi.
İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) Perşembe günkü toplantısında politika faizini %3.75 seviyesinde sabit tutması bekleniyor. Ancak piyasa açısından asıl önemli unsur, kurul içindeki görüş ayrılıklarının seyri olacak. Nisan toplantısında yalnızca baş ekonomist Pill karara karşı çıkmıştı. Bu toplantıda Greene’in de karşı oy kullanması beklenirken, kararın 2’ye karşı 7 oyla alınması olası görünüyor. Öte yandan Lombardelli ve/veya Mann’ın da karara karşı çıkma ihtimali bulunuyor.
BoE toplantısının yanı sıra bu hafta İngiltere piyasalarını hareketlendirebilecek başlıklar arasında Hazine’nin 16 Haziran’da düzenleyeceği 10 yıllık tahvil ihalesine gelecek talep, Çarşamba günü açıklanacak ve yükselmesi beklenen Mayıs ayı TÜFE verisi, Perşembe günkü istihdam verisi ile aynı gün Makerfield kasabasında yapılacak ara seçim sonucu yer alıyor. Söz konusu ara seçimin, Büyük Manchester Belediye Başkanı ve İşçi Partisi adayı Burnham’ın parlamentoya dönmesini sağlayabileceği düşünülüyor. Böyle bir gelişme, siyasi dengeler üzerinde ek baskı yaratabilir. Zaten parti içi anlaşmazlıklarla ve düşen destek oranlarıyla mücadele eden Başbakan Starmer açısından görünüm zorlayıcı olmayı sürdürüyor.
Haftanın öne çıkan diğer verileri arasında, ABD’de Çarşamba günü açıklanacak Mayıs ayı perakende satışlar ve Perşembe günkü Öncü Endeks; Euro Bölgesi’nde de Salı günkü Haziran ayı ZEW endeksi ile Çarşamba günkü Mayıs ayı TÜFE sayılabilir. Hafta genelinde ECB yetkililerinden gelecek açıklamalar da iletişim yönlendirmesi açısından izlenecek. Yurt içinde ise Hazine ihaleleri takip edilecek.
15 Haziran sabahında 1.1607 seviyesindeki EUR/USD paritesinde, 1.1555, 1.1521 ve 1.1500 destek; 1.1633, 1.1675 ve 1.1700 direnç seviyeleri olarak izlenebilir.
Bu sabah US$ 4,314 seviyesindeki ons altında, US$ 4,261, US$ 4,219 ve US$ 4,144 seviyeleri destek; US$ 4,363, US$ 4,414 ve US$ 4,485 seviyeleri direnç olarak izlenebilir.
Geçen hafta Türkiye’nin USD cinsinden 5 yıllık CDS primi 242 baz puandan 229 baz puana gerilerken, BIST100 endeksi %1.78 arttı. Yeni haftaya başlarken CDS primi 227 baz puan seviyesinde bulunuyor. Haftaya yükselişle başlayan BIST100 endeksinde, 14,190, 13,988 ve 13,821 puan seviyeleri destek; 14,400, 14,623 ve 14,868 puan seviyeleri direnç olarak takip edilebilir.
Not: “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.”