Göz tansiyonu belirtileri nelerdir? Göz tansiyonu nasıl düşer?
Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, hiçbir belirti göstermeden ilerleyen son derece sinsi bir göz hastalığıdır. Zamanında müdahale edilmediğinde optik sinirlere kalıcı zararlar veren bu rahatsızlık, geri dönüşü olmayan görme kayıplarına yol açmaktadır. Toplumda en çok merak edilen konuların başında ise yüksek basıncın nasıl düşürüleceği ve bitkisel yöntemlerin iyileştirici gücü gelmektedir. Uzmanlar sinsi tehlikeye karşı ilaç, modern lazer teknolojileri ve mikro cerrahi yöntemlerin hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır.
GÖZ TANSİYONU NEDİR?
Göz içi sıvı basıncının normal sınırların üzerine çıkmasıyla oluşan hastalıklara tıp literatüründe “glokom” adı verilmektedir. Gözün sağlıklı kalabilmesi için içeride sürekli üretilen besleyici sıvının aynı hızda dışarıya tahliye edilmesi gerekir. Ancak bu tahliye kanallarında tıkanıklık yaşandığında içerideki sıvı birikerek yüksek bir basınç oluşturmaya başlar. Oluşan bu mekanik baskı, zaman içerisinde doğrudan görmemizi sağlayan hassas optik sinir liflerini tahrip eder. Tedavi edilmeyen vakalarda ise süreç ne yazık ki dünyadaki en yaygın kalıcı körlük nedenlerinden birine dönüşmektedir.
GÖZ TANSİYONU BELİRTİLERİ NELERDİR?
Açık açılı olarak adlandırılan en yaygın glokom türü, ilk evrelerde hastaya hiçbir ağrı veya rahatsızlık hissettirmez. Hastalık ancak ileri dereceye ulaştığında sabahları beliren şiddetli baş ağrıları ve ani bulanık görme atakları ile kendini belli eder. Bazı hastalar özellikle geceleri ışık kaynaklarının etrafında renkli halkalar veya haleler gördüklerini dile getirmektedirler. Görme alanında bariz daralmalar ve çevre görüşünün kaybolması ise sinir hasarının çok ileri boyutlara ulaştığının en net göstergesidir. Bu ciddi riskler sebebiyle net semptomların ortaya çıkmasını beklemeden düzenli olarak kontrole gitmek tek güvenli yoldur.
GÖZ TANSİYONU NEDEN YÜKSELİR?
Göz içi tansiyonunun tehlikeli seviyelere ulaşmasındaki ana neden, göz sıvısının dışa akış kanallarındaki yapısal daralma ve tıkanmalardır. Bununla birlikte aile geçmişinde glokom öyküsü bulunan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski diğer bireylere göre çok daha yüksektir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte özellikle kırk yaşını aşmış bireylerde göz kanallarının tıkanma olasılığı doğal olarak artış göstermektedir. Diyabet, sistemik yüksek tansiyon, ileri derece miyopi ya da kortizon içerikli damlaların bilinçsiz kullanımı da bu süreci tetikleyen unsurlardır. Göz bölgesine alınan şiddetli darbeler ve bazı gelişimsel göz bozuklukları da basınç artışına zemin hazırlayan diğer faktörlerdir.
GÖZ TANSİYONU KAÇ OLMALI?
Sağlıklı ve yetişkin bir insanda normal göz tansiyonu değerinin genellikle 10 ile 21 mmHg arasında olması beklenir. Klinik muayenelerde ölçüm sonucunun 21 mmHg sınırını aşması durumu, uzmanlar tarafından glokom şüphesi olarak değerlendirilir. Ancak her yüksek basınç değeri kişinin kesin olarak glokom hastası olduğu anlamına gelmemektedir çünkü bazı göz yapıları yüksek basınca dirençlidir. Tam tersi durumlarda, yani basınç normal sınırlarda olsa bile görme siniri zayıf olan kişilerde "normal basınçlı glokom" hastalığı gelişebilir. Bu yüzden kesin bir tanı konulabilmesi için sadece basınca değil, modern cihazlarla sinir liflerinin kalınlığına da bakılmalıdır.