Uzmanlar uyarıyor! Dirsek ağrısı ihmal edilmemeli: Tenisçi dirseği belirtileri ve önlemleri
Tenisçi dirseği olarak bilinen lateral epikondilit, yalnızca sporcuları değil, günlük yaşamda kolunu tekrarlayıcı şekilde kullanan milyonlarca kişiyi etkileyen yaygın bir kas-iskelet sistemi rahatsızlığı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kalıcı hasar bırakmadan kontrol altına alınabileceğini vurguluyor.
Tenisçi dirseği nedir?
Tenisçi dirseği, dirseğin dış kısmında yer alan kas ve tendonların zorlanmasına bağlı olarak gelişen bir yumuşak doku rahatsızlığıdır. Tıp literatüründe “lateral epikondilit” olarak adlandırılır. En sık, el bileğini ve parmakları geriye doğru kaldıran kasların aşırı kullanımı sonucu ortaya çıkar. Tendonlarda oluşan mikroyırtıklar zamanla ağrıya ve fonksiyon kaybına yol açar. Adında tenis geçmesine rağmen, vakaların büyük bölümü tenis oynamayan kişilerde görülür. Özellikle 30-50 yaş aralığında daha yaygındır. Kadın ve erkeklerde görülme oranı birbirine yakındır.
Kimler risk altında?
Tenisçi dirseği, tekrarlayıcı kol ve bilek hareketi yapan kişilerde daha sık görülür. Marangozlar, boyacılar, kasaplar, bilgisayar başında uzun süre çalışanlar risk grubunda yer alır. Sürekli mouse kullanımı ve yanlış klavye pozisyonu da hastalığı tetikleyebilir. Ev işlerinde ağır temizlik yapan kişilerde de görülebilir. Sporcularda ise tenis, squash ve ağırlık çalışmaları öne çıkar. Uygun olmayan ekipman kullanımı riski artırır. Yetersiz ısınma ve ani zorlanmalar da önemli faktörler arasında sayılır.
Belirtileri nelerdir?
Hastalığın en belirgin belirtisi dirseğin dış tarafında hissedilen ağrıdır. Ağrı başlangıçta hafif olabilir ve zamanla şiddetlenir. El sıkma, bardak kaldırma gibi basit hareketler bile zorlaşabilir. Ağrı bazen ön kola ve bileğe doğru yayılabilir. Sabah saatlerinde tutukluk hissi görülebilir. Bazı hastalarda kavrama gücü belirgin şekilde azalır. İleri vakalarda istirahat halinde bile ağrı devam edebilir.
Nedenleri ve tetikleyici faktörler
Tenisçi dirseğinin temel nedeni, tendonların aşırı ve yanlış kullanımıdır. Aynı hareketin uzun süre tekrarlanması tendon yapısını zayıflatır. Ani yüklenmeler ve zorlamalar mikroskobik hasarlara yol açar. Ergonomik olmayan çalışma koşulları hastalığı hızlandırır. Yanlış spor tekniği önemli bir etkendir. Kas gücünün yetersiz olması da yükü tendonlara bindirir. Yaş ilerledikçe tendonların esnekliğinin azalması riski artırır.