Muğlak Standartlar Enstitüsü çalışmaları Chicago’da
Muğlak Standartlar Enstitüsü’nün çalışmaları The Art Institute of Chicago’da sergileniyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Avşar Gürpınar ve Öğretim Görevlisi Cansu Cürgen’in kurucuları olduğu Muğlak Standartlar Enstitüsü’nün çalışmaları The Art Institute of Chicago’da (Chicago Sanat Müzesi) sergileniyor. Tasarladıkları sandıklarda zamanı ölçen nesnelerden elektrik prizlerine, protesto objelerinden seyahat regülasyonlarına, müzik ritimlerinden el işaretlerine dek hayatımızı düzenleyen standartların muğlaklığını ortaya koyuyorlar. Onlara göre sergiledikleri tüm bu nesneler muğlak standartları yansıtan, görsel veya işitsel bir tasarım çeşitliliğine işaret etmekten öte endüstri sistemlerinden tüketim alışkanlıklarımıza çok daha politik bir tartışmanın kapılarını aralıyor. Muğlak Standartlar Enstitüsü’nün çalışmaları İstanbul, Arles, Genk ve Kudüs’ten sonra şimdi ABD’de Chicago Sanat Müzesi’nde “An Institute Within An Institute/ Enstitü İçinde Bir Enstitü” başlıklı sergisi 7 Haziran’a dek izleyicilerle buluşuyor. Sergilenen sandıklardan biri, bu sergi için hazırlanan video yerleştirme ve posterler müzenin kalıcı koleksiyonuna dahil edildi. Bunlar Art Institute of Chicago koleksiyonuna Türkiye’den dahil edilen ilk eserler oldu.
SANDIKLAR UZMANLIKLARINI TASARIMA DÖNÜŞTÜRDÜ
Muğlak Standartlar Enstitüsü çatısı altında tasarım, tarih ve gündelik hayat araştırmaları üzerine çalıştıklarını söyleyen BİLGİ Mimarlık Bölümü Öğretim Görevlisi Cansu Cürgen, “Çalışmalarımızda tartışma başlatıcı bir nesne olarak öne çıkan sandıklar ikili bir araştırma sürecine dayanıyor. Ya elimizde var olan nesnelerden yola çıkarak bir argümana varıyoruz ya da bir standardın muğlaklığını anlatan nesneleri araştırıyoruz. Oluşturduğumuz sandıklar yalnızca içinde bulundurdukları nesnelerden ibaret değiller. Standartları, endüstri sistemlerini, tüketim alışkanlıklarımızı, dünyayı nasıl gördüğümüzü ve kendimizi gündelik hayatımızda nasıl konumlandırdığımızı düşünmemizi sağlayan bir tartışma zemini oluşturmayı amaçlıyorlar” dedi. Sandıklama ile beraber uzmanlık alanlarını tasarıma çevirdiklerini belirten BİLGİ Mimarlık Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Avşar Gürpınar, şöyle konuştu: “Sandıklar, içlerinde yer alan nesnelerin ardındaki sistemleri, ağları, yapıları, politikaları, stratejileri anlayabilmek, görünür kılabilmek ve tartışabilmek için bir kapı açıyor. Hiçbirinde doğrudan mutlaklığı veya muğlaklığı savunan; bunlarla alakalı yargılara, sonuçlara varan bir dil yok. Hepsi ele aldığı konuyla alakalı bir nesneler toplantısına ev sahipliği yapıyor. Bunun üzerinden her izleyici farklı sonuçlara ulaşabiliyor. Chicago’daki sergi bizim için bir kilometre taşı. Tasarladığımız sandıklar etkileşimli işler; ancak koşullar gereği içine bir COVID-19 anahtarı koyduk. Eğer normalleşmeye gidilirse bu anahtarı kapatıp, sandıkların seyirciyle etkileşime girmelerini sağlamak mümkün olacak. Diğer yandan tüm tasarımlarımızın hem biçimsel hem de işlevsel anlamda endüstriyel bir basitliğe sahip olmasına dikkat ediyoruz. Bu, çalışmalarımızın belirli bir bölümünü veya tamamını dünyanın herhangi bir yerinde kolayca kurup sergilememize olanak tanıyor. Müze ve galerilerin yanı sıra daha önce Bursa’da, Eskişehir’de veya İngiltere’de Kingston School ofArts’ta yaptığımız gibi çalışmalarımızın okullarda da bir tür eğitim materyali olarak sergilenip kullanılmasını mümkün kılıyor.”