CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda gerginlik sürüyor: Bundan sonra neler bekleniyor?
CHP İstanbul İl Başkanlığı’na Gürsel Tekin’in kayyum olarak atanmasının ardından il binasındaki gerginlik sürüyor. Önümüzdeki günlerdeki ana kurultay davasından çıkacak karar ve olağanüstü kurultayın yapılıp yapılamayacağı ise merak konusu.
CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanmasının ardından parti içindeki tartışmalar derinleşirken, gözler şimdi CHP ana kurultay davasına çevrilmiş durumda.
Önümüzdeki günlerde çıkacak kararın, olağanüstü kurultayın toplanıp toplanamayacağına doğrudan etki edeceği ve parti içi dengeleri nasıl şekillendireceği merak konusu.
CHP İstanbul Gençlik Kolları'nın pazar günü İl Başkanlığı önünde toplanma çağrısının ardından Valilik altı ilçede eylem yasağı ilan etmiş, ardından İl Başkanlığı binası ve çevresi polis ablukasına alınmıştı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel bugün CHP'deki örgüt toplantısında yaptığı konuşmada, "Erdoğan'ın çıkarları ile milletin çıkarları birbirine karşıt hale gelmiştir. Erdoğan kendi çıkarları için her şeyi feda edebilecek durumdadır. Yapıştığı koltuktan kalkmamak için milleti ateşe atmaya hazırdır" diye konuştu.
Özel, "Bugün onlar için en büyük tehdit Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Türkiye'de artık çok partili siyaset tehdit altındadır… Biz CHP'yi değil demokratik siyaseti savunacağız" ifadelerini de kullandı.
15 Eylül mü yoksa daha erken bir karar mı?
İstanbul İl Başkanlığına kayyum atanan CHP'de dikkatler bir taraftan CHP İstanbul'da iken diğer taraftan 15 Eylül'deki kurultay davasına odaklanmış durumda.
Ancak DW Türkçe'den Gülsen Solaker'in konuştuğu CHP'li bazı isimlere göre karar daha erken hatta bu hafta içi 15 Eylül'den önce çıkabilir.
CHP Genel Başkanı ve bazı üst düzey yetkililerin Ankara'da kalması ve destek için İstanbul İl Başkanlığı'na gitmemesinin ardında bu neden yatıyor olabilir.
Bu durumda partililerin genel başkanlık binası bırakmaması ve İstanbul İl Başkanlığı'ndakine benzer bir direnişi ortaya koyması bekleniyor.
İktidarın asıl amacının "CHP içinde ikilik yaratmak" olduğunu ve eski Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve kayyum Gürsel Tekin gibi isimlerle bunu yapmaya çalıştığını belirten partililere göre CHP ile ilgili bu gelişmeler sadece partinin geleceğini değil, ülkenin siyasi rotasını da belirleyecek.
CHP'lilere göre gidişat bu çerçevede ilerlerse ülkede artık Batı demokrasileri benzeri özgür seçimlerden bahsetmek mümkün olmayacak.
CHP'li yetkililer bu süreçte iktidarın bazı isimlere yönelik olası provokasyonlarına karşı da dikkatli olmak ve sağduyuyu kaybetmemek gerektiğini vurguluyor.
21 Eylül'de olağanüstü kurultay yapılır mı?
Tüm bu gelişmeler sırasında yanıtı merak edilen bir başka soru da 21 Eylül'de CHP'li delegelerin imzasıyla alınan olağanüstü kurultay kararının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği.
İstanbul kararının Ankara'daki mahkemeyi de etkilemesi olasılığına karşı 21 Eylül'de olağanüstü kurultay kararı alan CHP'nin Genel Başkanı Özgür Özel, "15 Eylül'de partinin genel başkanlığına bir kayyum atanırsa o kayyum orada altı gün durur; altı gün sonra parti seçilmiş genel başkanını yeniden seçer” demişti.
Ancak Nefes gazetesinden Aytunç Erkin'in haberine göre eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimler ise parti tüzüğüne işaret ederek "Mutlak butlan kararı çıkarsa partinin genel başkanı Özgür Özel olarak kalmıyor ve genel başkanın aldığı karar da yok hükmünde oluyor. Başkan sıfatı düşmüş oluyor" değerlendirmesinde bulunuyor.
DW Türkçe, Kılıçdaroğlu'na yakın isimlere bu soruyu yönelttiklerini ancak yanıt alamadıklarını belirtiyor.
Bahçeli'den kurultay davası göndermesi
Bu arada Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den 15 Eylül'deki ana kurultay davasına ilişkin açıklama geldi.
DW'de yer alan habere göre Hürriyet gazetesine konuşan Bahçeli, "CHP felakete doğru gidiyor” diyerek şunları kaydetti:
"İstanbul İl kongresi ile ilgili mahkemenin verdiği kararın Ankara'da kurultayla ilgili görülen davayı da etkilemesi ve benzer bir sonuca yol açması lazım. Bu, yolsuzluk tartışmasının CHP'yi yıpratmasını da engelleyebilir. Çünkü İmamoğlu ve suç yapılanmasının yaptıkları CHP'ye mal edilmemeli.
Ama Özgür Özel 50 tane miting yaptı, 50'sinde de İmamoğlu'ndan başka bir şey konuşmuyor, savcılara hakaret etmekten ve onları tehdit etmekten başka bir şey yapmıyor. Özel'in yüzüne gözüne, suratına bakın, kullandığı kelimelerin, davranışları ruh sağlığının bozulduğunu ortaya koyuyor. Bu durum devam ederse hem CHP hem de kişisel olarak Özgür Özel için sonu felaket olacak."










