Cumhurbaşkanı Erdoğan: Şehirlerimizi iş bilmezlerin insafına terk etmeyeceğiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde "Medeniyetimizde Şehir ve Mekan" temalı Şehircilik Zirvesi ve “Kentkırım Sergisi” açılışında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Kentsel dönüşüm ve konut seferberliği ile dirençli kentleşme konusunda tarihî adımlar attık. TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 750 bin konut ürettik" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde "Medeniyetimizde Şehir ve Mekan" temalı Şehircilik Zirvesi ve “Kentkırım Sergisi” açılışında konuştu.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
İnsan ve mekan ilişkileriyle ilgili Şehircilik Zirvesi ile Kentkırım Sergimiz ve uğraşımız münasebetiyle sizleri AK Parti genel merkezimizde ağırlamanın bahtiyarlığı içindeyim.
Dünyanın dört bir yanından zirveye teşrif eden teşkilat mensuplarımıza, saygıdeğer akademisyenlerimiz ile öğrencilerimize hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum.
AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığımızca, Sayın Başkan ve ekibine zirvenin düzenlenmesine emek veren tüm arkadaşlarıma kalpten teşekkür ediyorum.
"Şehirlerimizi sadece inşa değil, ihya etmek için çalıştık"
Dünya kültür tarihinde şiir, musiki ve mutfakla birlikte ilk sıralarda yer aldığımız sanatlardan biri de mimari ve şehircilik iken maalesef bugün bu mirastan yeterince istifade edemiyoruz. Şehirlerimizi sadece inşa değil, ihya etmek için çalıştık. Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, tüm Türkiye'de örnek gösterilen bir konuma getirdik. 4,5 yıl gibi kısa sürede musluklardan temiz su akmaya başladı. İstanbul Boğazı'nın incisi Haliç temizlendi. İstanbul yeniden rahat bir nefes aldı. Hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul'da yaktığımız meşaleyi son 23 yılda tüm Türkiye'ye taşıdık.
"Görev süremiz boyunca tüm Türkiye’ye örnek gösterilen bir konuma getirdik"
Değerli misafirler, değerli dostlarım; işte bu zengin mirasın ve müktesebatın rehberliğinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren şehirlerimizi sadece inşa değil, daha önemlisi ihya etmek için canla başla çalıştık.
Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, görev süremiz boyunca tüm Türkiye’ye örnek gösterilen bir konuma getirdik. Dört buçuk yıl gibi kısa bir sürede musluklardan temiz su akmaya başladı. Kokudan yanına yaklaşılmayan, İstanbul Boğazı’nın incisi Haliç temizlendi.
İstanbul yeniden rahat bir nefes aldı. İnsanı merkeze alan, hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul’da yaktığımız bu meşaleyi, son yirmi üç senede tüm Türkiye’ye taşıdık.
"Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor"
Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum: Hem İstanbul’da emaneti yüklendiğimizde hem de 2002 Kasım’ında tüm Türkiye için kolları sıvadığımızda, karşımızda on yılların birikmiş sorunları vardı. Bunların en başında da 1950’lerde başlayıp 1970 ve 1980’lerde zirveye çıkan düzensiz göç, çarpık kentleşme, gecekondulaşma ve hazine arazilerinin işgali gibi kronikleşmiş sorunlar bulunuyordu.
Bunları görmezden gelmek yerine, üzerlerine kararlılıkla gittik. Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Kentsel dönüşüm ve konut seferberliği ile dirençli kentleşme konusunda tarihî adımlar attık. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen, 2 milyonun üzerinde bağımsız birimi dönüştürmeyi başardık. TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 750 bin konut ürettik.
TOKİ projeleri sayesinde insanımız sadece ev sahibi değil, aynı zamanda iş sahibi oldu; bu projelerde istihdam edildi. Eser ve hizmet siyasetinde vatandaşlarımızın hayat kalitesini yükselttik.
Bunu özellikle şunun için ifade ediyorum: Biz bu adımları atarken, kentsel tasarım, kentsel estetik veya kentsel dönüşüm gibi kavramlar kimsenin gündeminde değildi.
Zira o yıllarda, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin şehirleri henüz en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyordu. Yolların çukurlarla dolu olduğu, temiz suyun evlere ulaşmadığı, bugünkü gibi şehirlerin adeta kaderine terk edildiği günlerden bahsediyorum.
Bugün, şehirlerimizi geleceğe hazırlayan onlarca reformumuz sayesinde artık çok farklı bir noktadayız. Yeni nesil şehircilik anlayışımızın gerektirdiği altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye’ye bugün kavuştuk.
Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizde; dağları delen tünellerimizde, kıtaları birleştiren köprülerimizde, dünya ölçeğinde havalimanlarımızda, yüksek standartlarda spor tesislerimizle, dünyada örnek gösterilen şehir hastanelerimizle, 81 ilimize kazandırmakta olduğumuz millet bahçelerimiz ve daha nice eserimizle, 23 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir yere vardık.
"81 şehrimizde tasarruf kültürünü olabildiğince yaygınlaştırıyoruz"
Şehircilik vizyonumuzu sürekli ileriye taşıyor, köklerimizden beslenerek özgün ve yenilikçi projeleri hayata geçiriyoruz. Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projemiz ile 81 şehrimizde tasarruf kültürünü olabildiğince yaygınlaştırıyoruz.
Geçtiğimiz aylarda yürürlüğe giren İklim Kanunu ile doğa dostu, çevre dostu yeni bir ekonomik modele geçişin altyapısını kuruyoruz.
Bir taraftan 6 Şubat depremlerinde yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırırken, diğer taraftan da vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarını giderecek projeleri devreye alıyoruz. 81 ilimizde inşa edeceğimiz 500 bin sosyal konut projemizin başvuruları dün itibarıyla başladı. Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor. Milletimizin ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz.
Hayatın akışı içinde biz de kendimizi ve şehircilik anlayışımızı yeniliyoruz. Önümüzdeki dönemde şehirlerimizin daha da kalabalıklaşacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Ne yapacaksak bu projeksiyonlar ışığında yapmak ve planlamak mecburiyetindeyiz. Sağlık şehirleşme vizyon ister, emek ister, güçlü bir irade ister. Sadece bina dikmekle bir kenti dönüştüremeyiz. O binaya nefes olacak yolu, parkı, meydanı yapmak, sosyal donatıları inşa etmek, o şehri yaşatacak hayat damarlarını açmak gerekir.
"Şehirlerimizi bu iş bilmezlerin insafına terk etmeyeceğiz"
Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin çökmesine seyirci kalıyor. Rüşvet, irtikap, usulsüzlük iddialarının ardı arkası kesilmiyor. Biz imar mantığından, tasarım disiplinine geçmekten bahsederken, muhalefet partisi mevcut kazanımları bile koruyamıyor. Toplanmayan çöpler, bozuk yollar, akmayan sular, bidonla su bekleyen insanlar muhalefet belediyelerinin tekrar rutini hale geldi. Eski Türkiye güzellemesi yapa yapa yönettikleri şehirleri 90'ların karanlık dönemindeki zamana çevirdiler. Şehirlerimizi bu iş bilmezlerin insafına terk etmeyeceğiz. Sorun çıkaran değil, çözüm üreten, yara açan değil, yara saran bir şehircilik anlayışıyla çalışmayı sürdüreceğiz.

