Gazeteci İsmail Saymaz'ın adli kontrole itirazı reddedildi
Gazeteci İsmail Saymaz'ın ev hapsinin kaldırılmasına ilişkin başvurusunun savcılık tarafından reddedildiği bildirildi.
19 Mart'ta Gezi Parkı soruşturması kapsamında gözaltına altına alındıktan sonra hakkında ev hapsi kararı verilen gazeteci İsmail Saymaz'ın ev hapsinin kaldırılmasına ilişkin başvurusu savcılık tarafından reddedildi.
Halk TV'de Yeni Bir Sabah programını sunan İsmail Küçükkaya, İsmail Saymaz'ın ev hapsinde olduğunu ve özgürlüğüne kavuşmak için gün saydığını belirterek hakkındaki son gelişmeyi paylaştı.
Küçükkaya, avukatlarının adli kontrol şartlarının kaldırılması için mahkemeye başvurduklarını hatırlatarak, "Avukatları, adli kontrol şartlarının kaldırılması, özgürlüğüne kavuşması ve elektronik kelepçenin kaldırılması için mahkemeye başvurdular. Fakat mahkeme bunu reddetti" dedi.
Ne oldu?
Gazeteci İsmail Saymaz, Gezi Parkı soruşturması kapsamında 19 Mart Çarşamba sabahı gözaltına alınmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, Saymaz'ın Gezi olayları nedeniyle hapis cezasına mahkum edilen isimlerle yaptığı telefon konuşmalarından bahsedilmişti.
Savcılık, Saymaz hakkında "açık kaynak çalışmaları" yapıldığını da belirterek Saymaz'ın Gezi olaylarına katılım sağlamaya çalıştığı öne sürülmüştü.
"Gezi olaylarını muhabir olarak takip ettim"
Saymaz, Gezi ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmasına ilişkin avukatı Aslı Kazan aracılığıyla mesaj paylaşmıştı.
Saymaz, şunları söylemişti:
"Can Atalay’ı, Gezi parkından önce de, sonra da toplumsal gelişmelerle ilgili tüm davaların avukatı olarak tanıdım. Görüşme yoğunluğumuz bundan ileri geliyor. Çiğdem Mater’i hem sosyal çevreden hem eşi ve annesi meslektaşım olduğu için biliyor ve tanıyorum. Mücella Yapıcı’yı haber kaynağı olarak aradım ve görüştük.
Gezi olaylarını, 1 Haziran’dan itibaren muhabir olarak takip ettim. Olay ve gelişmeleri yansız ve objektif olarak aktardım. Sokağa davet ve provokasyon diye yorumlanabilecek hiçbir paylaşımda bulunmadım. Siyasi iktidara yönelik antidemokratik yaklaşımlardan, Erdoğan ve ailesine yönelik saldırgan bir dilden uzak durdum.
"Susturulmak isteniyorum"
Gezi parkı eylemlerinin ne örgütlenmesinde ne ülke çapında yayılmasında ne de sürdürülmesinde rol aldım. Yalnızca, bu eylemler sırasında, başta Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesi olmak üzere insan hakkı ihlallerini kaleme aldım. Bu gazetecilik çabam hem ulusal hem de uluslararası basın örgütleri tarafından ödüllendirilmiştir.
12 yıl boyunca bir kez bile Gezi parkı eylemlerinden dolayı suçlanmadım ve sorumlu gösterilmedim. Hakkımda başka bir suç isnat edilemediği için, Gezi parkı dosyası içerisine atılmak isteniyorum.
Gazetecilik çabam bu yolla engellenmeye çalışılıyor ve açıkça susturulmak isteniyorum. Bana güvenen ve inanan hiçbir vatandaşın yüzünü öne eğdirmedim. Haftalardır devam eden itibar suikastlarının ne denli karalamaya yönelik olduğu ortaya çıktı. Suçsuz ve masumum. Eşime, oğluma ve aileme sımsıkı sarılıyor, herkese selamlarımı iletiyorum."
Gazeteci Saymaz ifadesinin ardından 21 Mart günü ev hapsi talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Saymaz'ın ev hapsi cezası kesinleşti, adli kontrolle serbest kaldı.

