İHBİR Başkanı Taycı’dan su krizi için acil önlem çağrısı!
İstanbul’da baraj doluluk oranlarının yüzde 22’nin altına düşmesi, su krizinin hem günlük hayatı hem de ekonomiyi ciddi şekilde etkileyebileceğini gösteriyor. İHBİR Başkanı Kazım Taycı, konuya ilişkin değerlendirmesinde, durumun yalnızca çevresel bir sorun olmadığını; tarım, enerji ve sanayi başta olmak üzere ekonomik alanlarda zincirleme etkiler yaratabileceğini ve üretimi doğrudan etkileyebileceğini belirtti.
İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, konuya ilişkin değerlendirmesinde, durumun yalnızca çevresel bir sorun olmadığını; tarım, enerji ve sanayi başta olmak üzere ekonomik alanlarda zincirleme etkiler yaratabileceğini ve üretimi doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Su ile mücadelede bireysel su tüketiminin bilinçli bir şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkat çeken Taycı, “Kişi başı su kullanımı belirlenmeli, aşan tüketimlerde fiyatlandırma caydırıcı olmalı” dedi.
Cem Ali Çinkılıç
İstanbul’da barajlar alarm veriyor. Doluluk oranları kritik seviyelere inen su kaynakları, sadece günlük hayatı değil ekonomiyi de tehdit ediyor. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkanı Kazım Taycı, tarım ve sanayide üretimin ciddi risk altında olduğunu belirterek, acil önlem çağrısında bulundu. Taycı, “Su olmadan üretim durur, maliyetler katlanır” diyerek uyardı.
Tarımda kırmızı alarm
Taycı, İstanbul barajlarının doluluk oranlarının yüzde 21 seviyelerine gerilediğine dikkat çekerek, “Su seviyesi kritik bir seviyenin altına indi. Tarım ve gıda üretiminde mevcut durum oldukça hassas. Acil eylem planlarının oluşturulması gerekiyor” dedi. Tarım sektöründe sulama ihtiyacının artmasıyla birlikte verim kayıplarının ve gıda fiyatlarında yükselişin kaçınılmaz olduğunu belirten Taycı, “Ekim ayı, tarımda ‘ekim’ ayıdır. Özellikle Ekim ve Kasım aylarındaki yağışlar, önümüzdeki dönemin hasatları için kritik önemde. Bu süreç ekonomik dengeleri doğrudan etkiler” ifadelerini kullandı.
“Üretim maliyetlerini katlar”
Sanayi tarafında da durumun kritik olduğuna dikkat çeken Taycı, özellikle suya bağımlı sektörlerde üretim maliyetlerini katlayacağını belirtti. Bolu Gerede’deki jelatin fabrikası örneğini veren Taycı, “Geçtiğimiz yaz, su yetersizliği nedeniyle birçok tesis durmak zorunda kaldı. Tekstil, gıda, kimya ve metal işleme gibi sektörlerde maliyetler hızla yükseliyor. Su olmadan sanayi çalışamaz; tüm üretim zinciri bundan etkilenir” dedi.
“Bireysel ve toplumsal su tasarrufu önemli”
Su kullanımında bireysel ve toplumsal önlemlere dikkat çeken İHBİR Başkanı Taycı, “Suyu en verimli şekilde kullanmak zorundayız. Evsel kullanımda, sanayide ve tarımda tasarruf önlemleri alınmalı. Ayrıca mevcut kaynakları ıslah ederek, ihtiyaç duyulan bölgelerde doğru şekilde dağıtmalıyız” dedi. Taycı, kış döneminde kar yağışının önemine de vurgu yaparak, “Yeraltı su kaynaklarının beslenmesi için kar şart. Sadece yağmur yeterli değil. Ekim ve Kasım aylarındaki yağışlar, önümüzdeki dönemin hasatları için kritik önemde. Kış döneminde özellikle bolca kar yağmasına ihtiyacımız var. İstanbul’da Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar normal değil. Marmara bölgesi de dahil olmak üzere yurdumuzun özellikle birçok bölgesi kuzey ve doğu kesimlerimiz dahil olmak üzere şu an karla mücadele ediyor olmamız lazım.” şeklinde konuştu.
“Devlet planlaması gerekli”
Taycı, Çin’in uzun vadeli su planlamasını örnek göstererek, “Çin, önümüzdeki 45 yılın su ihtiyacını devlet kontrolüyle çözmüş. Suyun boşa akmasına izin vermiyor, barajlarda topluyor ve ihtiyaç olan bölgelere kanallarla taşıyor. Biz de benzer kapsamlı bir devlet planlamasına ihtiyaç duyuyoruz.”
Su krizine çözüm önerisi: Kişi başı su kullanımı belirlenmeli
Su ile mücadelede çözüm önerilerini de paylaşan Kazım Taycı, bireysel su tüketiminin bilinçli bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Taycı, “Kişi başı su kullanımı belirlenmeli, aşan tüketimlerde fiyatlandırma caydırıcı olmalı. Sanayi tesisleri de suyu en verimli şekilde kullanmalı, kaynaklar ıslah edilmeli ve verimli arazilere ulaştırılmalı. Elimizdeki tüm su kaynaklarını koruyarak, uzun vadeli planlar oluşturmalıyız” dedi.

