İPA Başkanı Buğra Gökce Silivri’den seslendi: Kent hakkını savunan herkes hedefte
İstanbul Planlama Ajansı'nın tutuklu başkanı Buğra Gökçe, Silivri Cezaevi'nden yaptığı açıklamada, "İstanbul'un geleceği için çalışanları tutukluyorlar ama bu millet sırtındaki kamburu fark etti" dedi. Gökçe, açıklamasının devamında en büyük hayalini de paylaştı.
İstanbul’un kent politikalarında önemli bir rol üstlenen Buğra Gökce, 23 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Şu anda Silivri Cezaevi'nde tek kişilik bir hücrede kalan Gökce, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın boşalttığı koğuşta kalıyor.
Cezaevinden yazılı olarak gelen soruları yanıtlayan Gökce, yaşadığı süreci yalnızca bir siyasi hesaplaşma olarak değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın sınandığı bir dönem olarak nitelendiriyor. Gökce, hedef alınma sebeplerinin başında hakikati dile getirmeleri olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda Çek lider Vaclav Havel’in “yalan rejimi” tanımına atıfta bulunan Gökce, “Rejim hakikatin üzerinde tekel kurmak istiyor. Biz bu tekele bilimle, veriyle karşı çıktık. Planlama çalışmaları bu yalan perdesini yırttı, tepki de buradan doğdu” dedi.
Kaldığı süre boyunca 15’ten fazla kitap okudu
Cezaevi koşullarından söz eden Gökce, günlük yaşamını üç kelimeyle özetliyor: “Paspas, çamaşır, kitap.” Kaldığı süre boyunca 15’ten fazla kitap okuduğunu söyleyen Gökce, Gramsci, Lefebvre, Niyazi Berkes ve Zülfü Livaneli gibi isimlerin eserlerine yoğunlaştığını belirtti. “Burası pasif bir bekleme yeri değil, düşünsel bir direniş alanı” diyen Gökce, Silivri’yi “bu ülkenin pasını temizleyecek insanların geçici adresi” olarak tanımladı.
“Kent hakkını savunan herkes hedefte"
Gökce, yaşadığı tutukluluğun bireysel değil, sistematik bir tasfiye operasyonunun parçası olduğunu savunuyor. İBB Deprem Risk Yönetimi Daire Başkanı Tayfun Kahraman, yerine atanan Gürkan Akgün, eski İPA Başkanı Emrah Şahan ve İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten gibi pek çok ismin halen tutuklu olduğunu hatırlatan Gökce, “Kent hakkını savunan herkes hedefte. Çünkü AKP, İstanbul’u bir rant üretim merkezi olarak görüyor” ifadelerini kullandı. Gökce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce söylediği “İstanbul’a ihanet ettik” sözünü hatırlatarak, “Biz bu ihanetin karşısında duranlarız” dedi.
"Onlar halkı egemen değil, engel olarak görüyorlar"
Gökce, Kanal İstanbul projesinin yeniden gündeme alınmasını da eleştirdi. “2019’dan bu yana üç kez halka soruldu ve üçünde de halk projeye ret verdi. Ama onlar halkı egemen değil, engel olarak görüyorlar. Şimdi biz içerideyken projeyi hızlandırmak istiyorlar. Ama halk buna izin vermeyecek” dedi.
"İki İstanbul arasındaki makas her geçen gün açılıyor.”
İstanbul Planlama Ajansı’nın verilerine dikkat çeken Gökce, İstanbul’daki sosyal uçurumu şu sözlerle özetledi:
“Bir yanda açlık çeken, barınamayan, çocuğunu okula aç gönderen milyonlar; diğer yanda kent rantlarıyla zenginleşen bir avuç azınlık. İki İstanbul arasındaki makas her geçen gün açılıyor.”
Gökce, tutuklanmalar sonrası Türkiye genelinde yükselen desteğe dikkat çekti. “Bu halkı küçümsediler. Tapusunu üzerlerine zannettiler. Ama halk ayağa kalktı. Gençler, çiftçiler, anneler bizimle birlikte. Bu bir halk hareketidir ve biz bu mücadeleyi kazanacağız” diye konuştu.
"Bu ülke bunu başaracak”
Geleceğe dair umutlu olduğunu vurgulayan Gökce, son olarak şu ifadeleri kullandı:
“Hayalim, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, kamu kaynaklarının yağmalanmadığı, bilimin ve vicdanın egemen olduğu bir Türkiye. Bu halk bunu hak ediyor. Bu ülke bunu başaracak.”

