MHP lideri Bahçeli'den 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: Oyalanmaya gerek yoktur
MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin grup toplantısında "20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz yeni dünya düzeni bugün kaos olarak karşımıza çıkmakta." dedi. Bahçeli, ABD ve İsrail'in 'ibretlik bir hata' yaptığını ifade etti. Ayrıca 'Terörsüz Türkiye' sürecine değinen Bahçeli, "Terörsüz Türkiye doğru zamanda atılan doğru bir adımdır. Tarihi önemde bir dönüm noktasıdır. Oyalanmaya gerek yoktur." ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Devlet Bahçeli, yaptığı konuşmada “yeni dünya düzeni” konusuna dikkat çekerek, ABD, İsrail ve İran arasında süren saldırıları değerlendirdi.
Bahçeli, saldırılarla ilgili olarak, “İran’a yönelik operasyonlar her geçen gün can kaybını artırmakta ve altyapı tahribatını derinleştirmektedir. Trump ve Netanyahu, zora dayalı hegemonya çabalarının sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve hata yapmışlardır” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Devlet Bahçeli, TBMM’nin süreçte üstlendiği inisiyatife dikkat çekerek, Meclis’te yürütülen çalışmaların millet adına son derece özenli, titiz ve yüksek sorumluluk bilinciyle sürdürüldüğünü belirtti. Bahçeli, sürecin uzatılmasına veya belirsizliğe mahkûm edilmesine karşı net bir duruş sergileyerek, “Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur” dedi.
Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları;
"Alparslan Türkeş'i vefatının yıl dönümü dolayısıyla rahmet ve minnet ile yad ediyoruz. Türkeş bey müstesna bir dava adamıdır. Milleti merkeze yerleştiren siyaset anlayışını temsil etmiştir. O zor dönemlerin adamıydı. Karanlık senaryolar karşısında yakılmış bir meşaleydi. "
"Kararlarımızı sorumlulukla almalıyız"
"Küresel düzenin derin şekilde sarsıldığı bu dönemde kararlarımızı bu gerçekle ortak sorumlulukla almalıyız. Tarihin kopuş anlarında en etkili güvenlik milli birlik içinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Bu hepimizin ahlaki ve vicdani sorumluluğu." Yaşanılan çatışmalar eskinin tam olarak öldüğünü yeninin ise henüz doğmadığını gösteriyor." Bu da tam olarak kriz durumudur. Her kriz dönemi bir eşiktir."
"Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşmek zorunda"
"Trump ve Netanyahu zora dayanan hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve hata etmişlerdir. Bu hatalarını devam etmekteler. Söz varlığı tükenmiş ve batılı akıl için yolun sonu görünmüştür. Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı tartışmalar karşısında Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır. ABD ve İsrail ibretlik bir hata yaptı. Masum insanlar ölüyor."
"Trump ve Netanyahu telafisi zor bir hata yaptı"
"Sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmekte. Savaş 39. gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte. İran'a karşı yapılan saldırılar her geçen gün can kaybını arıtmakta ve altyapı tahribatını giderek büyütmektedir.
Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının dayanıklılığı dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkarmıştır. Savaş tedarik zincirini etkilemekte. Küresel sistem derin bir şekilde sarsıldı. Değerler sistemi çöktü. Trump ve Netanyahu telafisi zor bir hata yaptı."
"CHP milletten ve gerçeklerden kopmuş"
"CHP siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı üretmek yerine basit ve çıkarcı şekilde hareket etmekte. Yanlış adreste doğru kişiyi aramaktalar. Gerçek ile aralarına mesafe koyan bu anlayış köklerle değil yaprakla uğraşmakta. Devletten, milletten ve gerçeklerden kopmuş görüntü vermekteler. Belediye başkanları milletin kendilerine emanet ettikleri makamı istismar ettiklerini görmekteyiz. Asıl olan sorumluluk almaktır ki bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da tam olarak budur."
"Hürmüz Boğazı’na odaklı çatışma dünyada bir taraftan enerji krizini beslemekte"
"Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının mukavemeti, kararlılığı, dayanıklılığı ve toplumsal refleksi dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiştir. Bu direniş iradesi uluslararası çevrelerde şaşkınlıkla karşılanmış, başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini de boşa çıkarmıştır.
Özellikle Hürmüz Boğazı’na odaklı çatışma dünyada bir taraftan enerji krizini beslemekte, diğer taraftan da tedarik zincirlerini etkilemekte, her geçen gün bu sorunu karanlık ve belirsiz bir geleceğe doğru sürüklemektedir. Dünyada öngörülemez bir istikrarsızlığı derinleştirecek nitelik arz eden bu savaş, uluslararası örgütlerin işlevselliğini ve kalıcı bir barış için arabuluculuk yapmakta aciz olduklarını da göstermektedir.
Tarihsel hafızaya dayanarak bizim alacağımız kararlar da milletimizin geleceğine istikamet verecektir. Bu gerçeğin idrakiyle, böylesi bir millî şuurla, böylesi bir millî duyguyla bugünkü dünya durumunun semptomlarını dikkatli bir şekilde çözümlemek ve bunları akıl yoluyla incelemek kuşkusuz siyaset yapıyorum diyen herkesin ortak sorumluluğudur. İçinden geçtiğimiz zaman diliminde her zamankinden daha çok üzerimizde tarihî ve ahlaki bir sorumluluk vardır.
Çünkü bugün biz aldığımız kararlarla gelecek nesillerimizin hayatını tayin edecek, onlara ya mutlu ve huzurlu bir geleceği tesis edeceğiz ya da başa çıkmakta zorlandıkları meşgaleler olarak kötü bir miras bırakacağız."
"Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin kızılelması'dır"
"Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin Kızılelma'sıdır. Bu hedef biz zorunluluktur. Son yıllarda Türkiye savunma sanayinde tedarik konumundan geliştiren konumuna geçişini hızlandırmıştır. Elde edilen başarılar bu dönüşümün çıktıları oldu. Geçmişte akamete uğratılan savunma sanayi girişimleri bugün yeniden ayağa kaldırılmıştır."
"Türkiye geliştiren ve üreten konuma geçiş sürecini hızlandırmıştır"
"Türkiye'nin savunma sanayi ve teknoloji alanında son yıllarda kaydettiği ilerlemeyi de görmek ve gururlanmak gerekmektedir. Hiç şüphesiz bu ilerleme köklü bir stratejik dönüşümün ürünüdür. Uzun yıllar boyunca dış tedarike dayalı yapı bakım onarım çalışmaları, modernizasyon ve operasyonel kullanımında çeşitli sınırlıklar doğurmuş, bu durum yerli üretim ihtiyacını kaçınılmaz hale getirmiştir. Son yıllarda Türkiye savunma sanayinde tedarik eden konumdan geliştiren ve üreten konuma geçiş sürecini hızlandırmıştır. Bu dönüşüm kamu politikaları, özel sektör yatırımları ve mühendislik kapasitesinin artışıyla birlikte daha sistematik bir yapıya kavuşmuştur. Özellikle insansız sistemler alanında elde edilen başarılar bu dönüşümün en görünür çıktıkları olmuştur. Dolayısıyla Türkiye'nin savunma sanayinde son yıllarda kaydettiği yükseliş, dışa bağımlılığın azaltılması, yerli ve milli üretim kapasitesinin arttırılması ve bu yapının sürdürülebilir bir sistem haline getirilmesi üzerinden şekillenmiştir."
Terörsüz Türkiye
"Dünyanın ve bölgemizin ciddi kırılmalarla, risklerle ve jeopolitik sarsıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde kendi iç bünyemizin tahkimi, milli birliğimizin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlamlaştırılması ertelenemez bir zaruret halini almıştır. Terörsüz Türkiye doğru zamanda atılan doğru bir adımdır. Tarihi önemde bir dönüm noktasıdır. Akıl, vizyon, emek, sabır ve itinayla, vatan ve millet aşkıyla, devlet-millet dayanışmasıyla yürütülen hayırlı bir sürecin de ürünü olacaktır. Terörsüz Türkiye, milletimizin özlemle beklediği bir gelişme, daha müreffeh ve huzurlu bir geleceğin müjdesi, kalıcı barışın, umudun, lider ülke Türkiye'nin habercisidir. Bugün gelinen noktada yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yasa çalışması olarak taşınacak olgunluğa erişmesi memnuniyet vericidir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu süreçte aldığı inisiyatif, millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir. Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir."
"Oyalanmaya gerek yoktur"
"Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir. Oyalanmaya gerek yoktur. Biz diyoruz ki barış teslimiyet değildir. Barış taviz değildir. Barış milletin orununu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir. Türkiye Cumhuriyeti köklü kardeşliğin, güçlü geleceğin, ortak kaderin ve sarsılmaz birlik ruhunun en sağlam teminatıdır. Bu teminat gün olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. Yarın da ilelebet payidar kalacaktır. Bu aziz milletinin birliğini bozmaya, kardeşliğimizi zedelemeye kimsenin gücü yetmeyecektir."

