Son dakika... Akşener: Bizi engellemeye çalışan Beştepe değil, Saraçhane

Son dakika haberi... İYİ Parti lideri Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener, "Önümüze bu engeli çıkartan iktidar değil, ana muhalefet! Bizi sansürlemek isteyen Saray değil, belediye! Bizi engellemeye çalışan Beştepe değil, Saraçhane" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Son dakika... Akşener: Bizi engellemeye çalışan Beştepe değil, Saraçhane

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu.

Meral Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"İYİ Parti olarak, haftaya ilginç, ve bir o kadar da, manidar bulduğum bir olayla başladık. Gerçekten ibretlik bir manzarayla karşı karşıyayız. Görünen o ki; görüşleri fark etmeksizin siyasetteki herkes, bizden çok rahatsız.

İktidar, kurulduğumuz günden beri, bizden çok rahatsızdı zaten biliyorduk. Eski HDP’liler, yeni DEM’liler, zaten ezelden beri, bizden çok rahatsızdı onu da biliyorduk. Son dönemdeyse artık açıkça görmeye başladık ki meğer, ana muhalefet partisi de bizden çok rahatsızmış.

Bugün önümüzde, yeni bir engel var. Bugün de birileri istiyor ki; billboardsuz, seçim kampanyası yapalım.

Ama bu defa, öncekilerden farklı ve ilginç olarak önümüze, bu engeli çıkartan iktidar değil, ana muhalefet. Bizi sansürlemek isteyen, Saray değil, belediye. Bizi engellemeye çalışan; Beştepe değil, Saraçhane. Ne kadar da ilginç değil mi? “Hadi canım, o kadar da olur mu?” dediğinizi duyar gibiyim. Heyhat, oluyor. Maalesef oluyor.

"İstanbul’dan şirkete bir telefon gelmiş"

Her siyasi parti gibi, biz de seçim kampanyamızın hazırlıklarını, tamamladıktan sonra bir şirketle anlaşarak Ankara, İstanbul ve İzmir’de, billboardlar kiraladık. Şirketle yaptığımız anlaşmaya göre standart bir uygulamayla belediyelerden onay alındıktan sonra billboardlarımız geçtiğimiz pazar akşamı asılacak pazartesi sabahı da, sokaklarda görünür olacaktı.

Ama ne oldu, biliyor musunuz? Billboard görsellerimiz baskıya gitti. Ancak ne hikmetse basımı yapılan billboardlarımızın fotoğrafları çekilip birilerine gönderilmiş. Sonra da İstanbul’dan şirkete bir telefon gelmiş Peki telefonda ne denmiş biliyor musunuz? “Bunları asmayacaksınız.”

Üstelik, sadece İstanbul’da değil Ankara ve İzmir’de de asılmayacakmış. Gelen bu telefonun üzerine şirket de haliyle korkmuş tedirgin olmuş.

Bu tip durumlarda, prosedür gereği eğer belediye onay vermiyorsa, sebebiyle beraber bir ret yazısı kaleme alıp imzalı ve kaşeli şekilde şirkete; dolayısıyla bize iletmesi gerekir. Ama ne hikmetse lafa gelince, kapsayıcılık ve şeffaflık abidesi kesilen bu belediyeden bize gönderilen ne bir ret, ne de bir onay yazısı olmadı.

Biz haksızlıkla, hukuksuzlukla, adaletsizlikle, mücadele etmek için mağdurun kim olduğuna bakmaksızın yeri geldiğinde Pınarhisar’a, yeri geldiğindeyse Saraçhane’ye en önde koşanlarız.

"CHP, 1 liralık yardım yapmış mı?"

Sayın Özgür Özel, Eskişehir’de çok ilginç bir konuşma yaptı. Bizimle ilgili imanın ötesine geçen, AK Parti ile tuhaf bazı alışverişlerimiz olabildiğini ifade eden bir konuşma yaptı. Bana göre çok ağır bir iftirada bulundu. Buradan Sayın Özel’e sesleniyorum. Bunun cevabını vermek zorundasınız… Siz bilmeyebilirsiniz, 2017’de biz ‘hayır’ oyu kullanmak üzere kampanya yaptı. Kılıçdaroğlu’na gidin sorun. Meral Akşener ve arkadaşlarına CHP, 1 liralık yardım yapmış mı?

O dönemde Sayın Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu CHP ve emrinde olan belediyeler eliyle bize 1 kuruş para yardımı yapmış mı? Sayın Kılıçdaroğlu buna cevap vermek zorundasınız. Bu işin peşini bırakmayacağım. Biz sürünürken başımız dimdik gezdik.

O dönemde Sayın Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu CHP ve emrinde olan belediyeler eliyle bize 1 kuruş para yardımı yapmış mı? Sayın Kılıçdaroğlu buna cevap vermek zorundasınız. Bu işin peşini bırakmayacağım. Biz sürünürken başımız dimdik gezdik. Bunun cevabını vereceksiniz. Bunu benim kaldırmam mümkün değil.

Gelelim 2019’a… Seçimler oldu, İstanbul ve Ankara kazanıldı. Adana, Antalya, Aydın, Muğla kazanıldı. Diğer yerleri saymıyorum, zaten CHP’nin önemli gücü olan yerler. Bundan bahsetmiyorum. Bu belediye başkanlarına sesleniyorum.

"Sizden istemedik, size kazandırdık"

Sayın İmamoğlu, Sayın Mansur Yavaş, Sayın Zeydan Karalar, Sayın Muhittin Böcek… Ben size herhangi bir işle ilgili, şu kişiye şu işi verin, bize para gelecek diye aradım mı? Partimize 1 liralık katkı istedim mi? Sayın Kılıçdaroğlu, ben sizden herhangi bir talepte bulundum mu? Sizden istemedik, size kazandırdık. Bu soruların cevabını istiyorum. Bu işin peşini bırakmayacağımı buradan ilan ediyorum. Herkes haddini, hukukunu bilecek.

Maalesef, bugün geldiğimiz noktada sözde düşmanlıklar, özde süt kardeşliğine dönüşmüş. Sözde mücadeleler, özde dayanışmaya dönüşmüş. Sözde değişimler de, özde izdüşümlere dönüşmüş…

Nitekim iktidarın yıllardır pazarladığı “AK Parti işi demokrasi” trenine de bine bine hem de birinci sınıf bilet alıp ana muhalefet partisi binmiş!

Can Atalay tepkisi

Bugüne kadar yargı kurumları arasında süren, bu uyumsuzluğa maalesef dün akşam Türkiye Büyük Millet Meclisi de dahil oldu. Yargıtay’ın, anayasayı tanımayarak yol açtığı, hukuk skandalına maalesef, Türkiye Büyük Millet Meclisi de eşlik etmiş oldu. Yürütmenin, yargının üzerindeki, siyasi baskısından; maalesef yasama da payını almış oldu.

Ve gelinen noktada ülkemizde aylardır süregelen, anayasal devlet krizi Gazi Meclisimizden çıkan Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesi kararıyla birlikte artık ülkemizi anayasasız bir devlet olma, tehlikesine doğru sürüklemeye başladı…  

Peki tüm bunlar olurken Cumhurbaşkanı sıfatıyla devlet organları arasındaki sorunları çözüp, uyumu sağlamakla görevli olan, Sayın Erdoğan ne yapıyor dersiniz? Her zaman olduğu gibi sorunu büyütmeyi, uyumsuzluğu körüklemeyi, krizi derinleştirmeyi tercih ediyor.

O nedenle, buradan iktidara bir çağrıda bulunmak istiyorum; Uluslararası Adalet Divanı Tüzüğü’nün 63’üncü maddesinin, 2’nci fıkrasına göre; Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi’ne, taraf olan ülkelerin davaya müdahil olma hakkı var. Gelin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, biz de Filistin lehine, davaya müdahil olalım. Katil Netanyahu’ya karşı, bu davayı açma cesaretini; siz gösteremediniz, Güney Afrika gösterdi. Ama hiç değilse geç olmadan, biz de bu davaya müdahil olalım. Eğer ki Filistin hassasiyetinizde samimiyseniz eğer ki Netanyahu terörü konusunda, bizimle hemfikirseniz eğer ki siz de yaşananların, bir soykırım olduğunu düşünüyorsanız; Hadi buyrun! Kararı, Gazi Meclisimize getirin! İYİ Parti olarak, biz varız

İYİ Parti’nin yönettiği belediyelerde tabela standartları getireceğiz. Böylece; hem kamusal alandaki estetiği koruyacak hem de yabancı alfabelerle, tabela asılmasının, önüne geçeceğiz. Bu kurala uymayan, mevcut tabela ve reklam panolarını da süratle kaldıracağız!"