Tülay Hatimoğulları: Öcalan'ın doğduğu evin müze olmasını isteriz, girişimler oluyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın doğduğu evin müze olmasını istediklerini belirterek "Öcalan'ın özgür koşullarda yaşayabileceği ve siyasetçilerle, gazetecilerle görüşebileceği bir imkân yaratılması lazım" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Tülay Hatimoğulları: Öcalan'ın doğduğu evin müze olmasını isteriz, girişimler oluyor

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüştü.

Tülay Hatimoğulları: Öcalan'ın doğduğu evin müze olmasını isteriz, girişimler oluyor - Resim : 1

Görüşmede Özel'e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile Genel Başkan Yardımcıları Gökçe Gökçen ve Sezgin Tanrıkulu eşlik etti.

Görüşmenin ardından Özgür Özel açıklama yaptı. Sözlerinde ekonominin durumundan bahseden Özel, şunları söyledi:

"Türkiye ekonomisi kötü yönetildiği ve son derece kırılgan olduğu için İran savaşı gibi tüm dünyayı etkileyen bir sorunda, 19 Mart darbesinden bu yana onlarca rezerv yakıldığı için bütün dünya kendini korurken Türkiye'de vatandaşların sırtına yükleniyor.

Türkiye gibi şoka hazırlıksız yakalanan ve gerekli tedbirlerini başka zamanlarda tüketen ülkelerin sırtına yükleniyor bu savaşın maliyeti. İspanya doğalgaz ve elektrikteki vergileri düşürdü. Su ve enerji noktasında tamamen ücretsiz karşıladığı hanelerin sayısını artırdı. Savaş çıktığından beri sanayicisini, vatandaşını korumak için bunu yapıyor."

"Hiçbir adım atılmıyor"

Sözlerine, "Terörsüz Türkiye" süreci ve komisyon raporundan bahsederek devam eden Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Numan Bey, komisyon raporunun her partinin katkısıyla hazırlandığını söylüyor ama Hatay'ın milletvekili Can Atalay orada yok. Yapılması gereken iş, Numan Bey'in haklı talimatıyla milletvekili kütüğüne Can Atalay'ın eklenmesi lazım, bu adım bile atılmış değil. Hâlâ kayyumlar oturuyor.

Hep birlikte rapora kayyum uygulamasını sonlandırmak lazım yazdık ama bu konuda da hiçbir adım atılmıyor. Bu konuda tavrımız net. Önümüzdeki günlerde sayın Numan Kurtulmuş'tan randevu talep edeceğim ve kendileriyle bir görüşme yapacağız. Kendisinin atması gereken adımları kendisiyle de müzakere etme imkanı bulacağım. 

Seçim yaklaşyor, her geçen gün iktidara yaklaştığımızı düşünüyoruz. Burada iki şey gündeme geliyor. Biri seçim güvenliği ve bunu seçmenin karar verme aşamasında ele almak lazım. Siyasi partiler rekabet etmek için var.

Ekonomide rekabet edebiliriz, sosyal politikalarda yarışabiliriz, ulaşımda yarışırız. Ancak demokrasi, partilerin rekabet alanı değil ortak savunma alanıdır.

Demokrasiden vazgeçmek buna karşı direnme alanı olarak tanımlanabilir. Tüm muhalefet partilerinin demokratikleşme konusunda uzlaşma içinde olması gerekiyor. Adil ve serbest seçimler ve anayasal demokrasi üzerinde uzlaşmamız lazım. Bu konuda tüm siyaset kurumunda dayanışma talebini diğer siyasi partilere de ilettik. 

31 Mart günü milli maç için yola çıkmak üzereyken darbenin Bursa ayağıyla karşılaştı. 2 yıldır AK Parti'ye geçeceği söylenen ancak kendisinin sürekli yalanladığı birine ailesine ait bir vakfa zorla bağış yaptırdığı suçlamasıyla operasyon yapıldı.

Üç kişinin suçlamalarına dayandılar. Biri yurt dışında, biri fiararda, bri de itirafçı Bu üç kişiden birinin evinin önünde emlak dolandırıcısı olduğu için 500 kişi eylem yaptı. Millet başka bir şey söylüyor, inatlaşıyorsunuz. Bir daha kazanıyor 5 yıl zulmediyorsunuz, bir daha kazanıyor hapse atıyorsunuz.

Ara seçim tartışmaları yapılıyor. Anayasaya göre ara seçim ilk 30 ay ve son 1 yılda yapılamaz. Onun dışında TBMM'de boşalma olması halinde ara seçime gidilir diyor. Boşalan üye sayısı toplam sayının 5'te 1'i olursa 30 ay da beklenmez diyor.

Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM'nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur. 22 milletvekili istifa ettirip ara seçim yapma işi ilk 30 ay içindir. Şu an ara seçim zaten yapılmalı. 22 vekil istifa etmezse olmaz demesin kimse. O ara seçim olacak anayasa öyle diyor.

O ara seçimin yapılmasıyla ilgili irade ortaya çıkmalıdır. Biz istifa eden vekil sayısını 30'a tamamlamayı konuştuk ama o ilk 30 ay için geçerli. Sadece 8 boş sandalye için yapılsın. Aslında Hatay boş değil ama İstanbul 3'üncü bölge ve rahmetli Sırrı Süreyya Önder'den boşalan İstanbul 1'inci bölgede Ak Parti yarışa girmeye hazır mı görmek istiyoruz."

Tülay Hatimoğulları: Öcalan'ın doğduğu evin müze olmasını isteriz, girişimler oluyor - Resim : 2

"CHP belediyelerine operasyon siyasidir"

Özgür Özel'de sonra konuşan Tülay Hatimoğulları, "CHP belediyelerine sistematik operasyonlar hukuki değil siyasidir. Siyaseti dizayn etme operasyonudur" dedi.

Yargının siyaseti dizayn etme çabasının bir "demokrasi eksikliği" olduğunu belirten Hatimoğulları, süreç ile ilgili şöyle konuştu.

"Bu süreç AKP-DEM Parti arasına sıkıştırılmış bir diyalog hattı ile değil tüm kesimlerin katılmasıyla başarılı olabilir. Bu süreci başından beri destekleyen Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'na teşekkür ediyoruz."

"Seçime hazırız"

Can Atalay'ın TBMM'de olması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Toplum genel anlamda bir erken seçim beklentisi içindeyse bizler DEM Parti olarak bu çerçevede olası bir seçime hazırız" dedi.

"Yasa kapsayıcı olmalı"

Hatimoğulları, komisyon raporundan sonra atılması beklenen yasal adımlarla ilgili ise "Komisyon çalışmasını tamamladı ve parlamentoya sundu. Siyaset karar vermediği müddetçe komisyon kendi kendine toplanıp yasa çıkarmaz. Bizler 'bazı taslaklar hazırlandı' şeklinde haberler alıyoruz ama bunların içeriğini bilmiyoruz. Bu yasanın kapsayıcı olması gerekiyor" şeklinde konuştu.

Öcalan'ın doğduğu evin müze olacağına dair iddialara yanıt

Abdullah Öcalan'ın doğduğu evin müze olacağına dair iddialara ilişkin konuşan Hatimoğulları," Sayın Abdullah Öcalan'ın doğduğu evin müze olmasını isteriz. Bununla ilgili girişimler oluyor. İmralı'da bir konutun yapıldığını biliyoruz. Buradaki mesele eski bir konuttan alınıp yeni bir konuta alınması değil. Bu sürecin başlatıcısı ve en önemli aktörü olarak Sayın Öcalan'ın özgür koşullarda yaşayabileceği ve siyasetçilerle, gazetecilerle görüşebileceği bir imkân yaratılması lazım" dedi.