Abdullah Tolu: Türkiye tarihinin en çok dava açılan dönemini yaşayabiliriz!

Dört yılda bir belirlenen emlak rayiç bedellerindeki fahiş fiyat artışları kamuoyunda büyük tepkilere neden oluyor. Bazı bölgelerde 50 katı bulan artışlara karşı vatandaşlar dava açmaya hazırlanırken, Hükümet tepkileri dindirmek için düzenleme yapmaya hazırlanıyor. Konuyu haftalar önce ekonomim.com'da yayımlanan yazısıyla Türkiye gündemine taşıyan Abdullah Tolu, sorunun çözümü için iki yol önerirken, "Aksi halde Türkiye tarihinin en çok dava açılan dönemini yaşayabiliriz!" değerlendirmesinde bulundu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Abdullah Tolu: Türkiye tarihinin en çok dava açılan dönemini yaşayabiliriz!

Milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren emlak rayiç bedellerindeki fahiş artış oranları bir süredir kamuoyunu en fazla meşgul eden konulardan biri. 2026-2029 döneminde geçerli olacak yeni birim değerler, özellikle büyükşehirlerde ve turizm bölgelerinde beklenenin çok üzerinde artışlar içeriyor. Tüm Türkiye’deki konut ve iş yerlerini etkileyecek olan düzenleme ile bazı bölgelerdeki emlak rayiç bedelleri ve emlak vergileri 50 kata kadar yükselecek. Artış yalnızca emlak vergisini değil; taşınmaz kültür varlıkları katkı payı, değerli konut vergisi, tapu harcı, emsal kira bedeli, değer artış kazancı, veraset ve intikal vergisi gibi yedi kalemi de doğrudan etkileyecek. Bu durum dolaylı olarak kira fiyatlarını, konut satış bedellerini ve inşaat maliyetlerini artıracak.

Hükümet düzenleme yapma hazırlığında

Kamuoyunda tepkilerin yükselmesinin ardından AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, 2026'da uygulanacak emlak vergilerinde gerçek piyasa koşullarını yansıtmayan rayiç bedel artışlarıyla vatandaşların sıkıntıya düşmesine izin vermeyeceklerini açıkladı.

Vatandaşın vergi tarafındaki endişelerini yakından takip ettiklerini belirten Demir, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla Yerel Yönetimler Başkanlığı olarak bu süreci en ince ayrıntısına kadar takip ediyoruz" dedi.

Ekim ayında Meclis'te görüşülebilir

Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuya ilişkin talimatını hatırlattı. Ekim ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tekliflerini sunacaklarını belirten Demir, “Müdahale edilecek iki yöntem var. Birincisi arsa birim metre karesine müdahale etmek, onu sınırlamak. Rayiç bedeline sınır getirmek. İkincisi de nihayetinde oluşacak emlak vergisinin mevcuduyla mukayese edildiğinde ona sınırlama getirmek. Bunun teknik çalışmalarını yapıyoruz. Teknik olarak bununla ilgili kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 2026’dan önce çıkması gerekiyor " ifadelerini kullandı.

Demir, Ekim ayından itibaren konunun Meclis'e gelip görüşüleceğini söyledi.

Türkiye gündemine Abdullah Tolu getirdi

Konuyu 4 Ağustos'ta ekonomim.com'da yayımlanan emlak-vergisinde-asil-gumburtu-2026da-kopacak-herkes-hazir-mi/834619">"Emlak vergisinde asıl gümbürtü 2026’da kopacak! Herkes hazır mı?" başlıklı yazıyla Türkiye gündemine taşıyan Abdullah Tolu, sorunun çözümü için iki ayrı öneride bulundu.

Tolu özetle şunları söyledi:

"Emlak vergisine esas iki ayrı değer var. Birinci değer arsa ve arazi metrekare değerleri, bu takdir komisyonları tarafından belirleniyor. İkinci değer de bina inşaat maliyetleri değerleri, bu da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirleniyor. Bina inşaat maliyetleri değerleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca yeniden değerleme oranı olan yüzde 28,34 kadar artırıldı. Buna herhangi bir itiraz yok zaten. İtiraz, arsa ve arazi rayiç bedellerinin belirlenmesine yapılıyor. Öyle ki en az artan yerde 10 kat, özellikle turizm bölgeleri ve büyükşehirlerde 45-50 kata kadar artan bedeller var. Belirlenen bu bedeller hayatın olağan akışına aykırı.

Tarihin en çok davası bu dönemde açılabilir

Takdir komisyonlarında belediyeden iki kişi, maliyeden iki kişi, ticaret odasından bir kişi, eğer arsa ya da arazi OSB alanı içindeyse OSB'den bir kişi ve bir muhtar oluyor. Burada inanılmaz fahiş artışlar görülüyor. İlk hesaplamalara göre vatandaşların 2026 yılında, 2025 yılına göre 5-6 kat daha fazla emlak vergisi ödeyeceği hesaplanıyor. Bu daha fazla da olabilir. Bununla ilgili 8 Eylül'e kadar dava açılması gerekiyor. Belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en çok dava açılan tarih olabilir bu 1 Eylül ile 8 Eylül arası...

Bu soruna iki şekilde müdahale şansı var. Birincisi, geçici bir maddeyle 2021'de olduğu gibi düzenleme yapılabilir. Takdir komisyonlarının belirlediği rayiç bedellerin düzeltilmesiyle ilgili. Burada geçici madde ekleniyor ve bir önceki yılın yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılması söz konusu oluyor. Bu da yaklaşık yüzde 28'e denk geliyor ve makul bir oranda artırılmış oluyor.

İkinci düzenleme ise rayiç bedeller aynen kabul ediliyor ancak bu sefer emlak vergisi oranların düşürülmesi gerekiyor. Bu günümüz koşullarında daha zor. Ancak geçici bir maddeyle geçen yılın yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırmak daha doğru.

Burada dava açmak da çok maliyetli. Hükümet tarafından düzenlemeye ilişkin net açıklama yapmak, açılacak dava sayısını da azaltacaktır.

Meclis 1 Ekim'de açılacak. Meclise ekonomiye ilişkin bir torba yasa gelmesi de muhtemel. Emlak vergisi rayiç bedellerine ilişkin bu torba yasaya bir geçici düzenleme gelmesini bekliyoruz."