Yeni yüzyılın kodları

MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı, EKONOMİ gazetesi için kaleme aldı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Yeni yüzyılın kodları

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılındayız. İlk yüz yıllık tarihimizde Türkiye ekonomisi, siyasi istikrarı yakaladığı dönemlerde çok daha hızlı bir büyüme performansı kaydetmiştir. Bu büyümenin tabana yayılması için de yoğun bir mücadele verilmiştir. Türkiye, ilk 100 yıllık süreçte ekonomik gelişme yolunda önemli mesafeler kat etmiş olsa da tarihi, kültürü, coğrafi avantajları ve beşerî sermayesinden elde edebileceği güçle tırmanabileceği seviyelere henüz erişememiştir.

Darbeler, başarısız koalisyon hükümetleri, terör, jeopolitik riskler ve politikalardaki yetersizlikler Türkiye ekonomisini yavaşlatmıştır. Türkiye, siyasi ve ekonomik istikrarın birbirinden beslendiği dönemlerde gerçek potansiyelini daha fazla ortaya çıkarabilmiştir. Bu bağlamda, son 20 yıllık siyasi ve iktisadi dönemin bu durumu teyit eder nitelikte olduğunu söyleyebiliriz.

Ülkemiz sadece kendisi için değil bölgesi açısından da son derece kritik bir öneme sahip olan ikinci yüzyılına yani “Türkiye Yüzyılı”na doğru ilerliyor. Bu yeni dönem aynı zamanda küresel siyaset ve ekonomide de büyük bir dönüşümün yaşandığı bir zaman dilimi olarak dikkat çekiyor. Jeopolitik meseleler, teknoloji, iklim ve sağlık gibi temel unsurlar üzerinden şekillenen bu küresel dönüşüm; büyük meydan okumaların yanı sıra önemli fırsat pencerelerini de açma potansiyeline sahiptir.

Riskleri başarılı biçimde kontrol altında tutarken, bir taraftan da ortaya çıkan fırsatları güçlü siyasi iradesi, geniş vizyonu ve akıllı politikalarıyla değerlendirmeyi başarabilen ülkeler, geleceğe damgalarını vuracaklardır. Bunu başarabilecek ülkelerin sayısı iki elin parmağını geçmeyecektir. Türkiye’nin bu başarıyı yakalayabilecek ender ülkelerden biri olabileceğine yönelik inancımız tamdır.

Türkiye yeni nesil savunma sanayi araçlarından elektrikli otomobile kadar geleceğin öncü teknolojilerini tasarlayabilme ve üretebilme noktasında rüştünü ispat etti. TOGG, TCG Anadolu, İMECE ve Kızılelma gibi örnekler, ülkemiz insanları için gurur kaynağı olmuştur. Cumhuriyetin ilk yüz yılının son dönemine sığan bu başarılardan elde edilen tecrübeler, gelecek on yıllarda Türkiye’nin çok daha sofistike teknolojiler geliştirmesine ve stratejik sektörlerde yerlilik oranını arttırmasına ön ayak olacaktır.

Ekonomimiz “Türkiye Yüzyılı”nda orta gelir tuzağını kırarak yüksek gelirli gelişmiş ekonomiler ligine yükselecektir. Bu hedefe; makro istikrarı sağlamlaştırarak, katma değer seviyesi yüksek ürünler üreterek, yerli ve milli teknolojiler geliştirerek, ihracat olanaklarını genişleterek ve nitelikli istihdamı arttırarak ulaşabiliriz.

Bu noktada “Türkiye Yüzyılı” perspektifinin siyasetçilerden bürokrasiye, reel sektörden tüketicilere, bilim insanlarından gençlere kadar toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenmesi ve sahip çıkılması son derece önemlidir. Böylesi kapsayıcı bir sinerji, Türkiye’nin kalkınma merdiveninin basamaklarını daha hızlı tırmanmasını sağlayacaktır.

İstikrara çok önem veriyoruz

Türkiye’de reel sektörün ve iş insanlarının en önemli temsilcilerinin başında gelen MÜSİAD olarak bizler de istikrara, kalkınmaya, üretime, girişimciliğe ve inovasyona çok önem veriyoruz. Türkiye’nin yeni yüzyılında istiklâl ve istikbalimizin, köklerimize ve göklerimize; aslımıza ve neslimize sahip çıkmaktan geçtiği bilinciyle hareket edeceğiz. Yeni yüzyılın kodlarını Türkiye’nin girişimci ve cesur gençleri yazacak…