“KSS projeleri, ana işin parçası olmalı”

Bugünlerde pek çok kurum deprem bölgesi için fayda sağlayacak projeler geliştirmeye, STK’larla dayanışma içinde çalışmaya başladı. Hatta yeni umutlar yaratmak için hayata geçirdikleri projeleri açıklayan şirketler de oldu. Peki, henüz bu konuda yol almamış şirketler nelere dikkat etmeli?

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
“KSS projeleri, ana işin parçası olmalı”

Fatoş BOZKUŞ

DEPREM FELAKETİNİN üzerinden bir ay geçti. Şimdilerde pek çok marka bölgedeki ihtiyaçlara yönelik kalıcı çözümler üretmek, bölgesel ve toplumsal inşa konusunda orta ve uzun vadeye yayılacak projeler hayata geçirmek için çalışıyor.

Peki deprem bölgesine yönelik proje geliştirirken şirketlerin nelere dikkat etmesi gerekiyor? Tüm bu soruları Türkiye Kurumsal Sorumluluk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nuran Aksu’ya sorduk.

“Kurumların sorumluluk çalışmalarının soyut, hayır işi yapısında olmadığını, bunun temel yönetim yapısının ana parçası olduğunu kabul ederek işe başlamalı” diyen Aksu, kurumsal sorumluluk yönetimi için 4 adımı yönetim biçimlerine dahil etmenin önemli olduğunun altını çiziyor.

Adımları ise “Politika yaz, süreçleri tanımla, uygulamalara dönüştür, hedef ekle (KPI/ Ana Performasın Göstergeleri)” olarak sıralıyor.

2 ANA ALAN ZORUNLU

Tabi bu adımların çalışma disiplininin ve olağan gündelik iş yaşamının parçası olduğunun tüm çalışanlar tarafından içselleşebilmesi için de yapılması gerekenler var. Çalışanların iş tanımlarında sorumluluğun net tarif edilmesi, çalışanların da KPI’larında bunun yer almasının bu noktada olmazsa olmazlar arasında olduğunu anlatan Aksu, aksi halde hayata geçirilecek projelerin ilk vazgeçilecek, keyfi devam ettirilecek çalışmalardan öteye gitmeyeceği görüşünde.

Tabi çok önemli bir diğer konu da, artık kurumların tek bir alan üzerine sorumluluk çalışması ile ilerleyebilmesinin mümkün olmaması. Bu konuyla ilgili ise Aksu şöyle konuşuyor: “Tüm dünyanın yaşadığı iklim değişikliği ve ülkemizin deprem bölgesi olması bu 2 ana alanın zorunlu sorumluluk alanı olması gerekliliğini gösteriyor. Bu nedenle en az 3 alanı sahiplenerek, belirlenen bu alanlarla ilgili doğru işin doğru biçimde yapılmasını sağlamak üzere bir an önce harekete geçilmeli.”

Tabii projelerin dört adımı her ne kadar şirketin iletişim departmanının görevi olsa da karar verici düzeydeki yöneticilerin de bu konuda bilgi ve donanımı önemli.

Projeleri uygulayabilmek için kurumların karar verici düzeydeki yöneticilerinin onayının gerektiğini söyleyen Aksu, “O nedenle kurumların karar verici düzeydeki tüm yöneticileri kurumsal sorumluluk konusunda yeterli donanıma, bilgiye, kurumsal sorumluluk iş hedefleri, iş sonuçları ilişkisi gibi sistem detaylarına sahip olmalı” diye konuşuyor.