Modanın asi çocuğunun vedası

Valentino’da değişim rüzgarı: Kreatif direktör Pierpaolo Piccioli, markayla yollarını ayırdı. Yerine ise Gucci’yi küllerinden doğuran Alessandro Michele geldi… Akıllardaki soru: Tasarımlarında ve reklam kampanyalarında attığı cesur adımlarla tanınan Piccioli’nin yeni rotası ne olacak?

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Modanın asi çocuğunun vedası

ADA ÜNLÜ

"Her hikayenin bir başlangıcı ya da sonu yoktur, bazıları hiç gölge yaratmayacak kadar parlak bir şekilde parlayan bir tür ebedi zamanı yaşar. 25 yıldır buradayım, 25 yıldır var oldum. Benim ve bizim olan bu güzel hikayeyi yazan insanlarla birlikte yaşadım... Güvenleriyle beni kutsayan Sayın Valentino ve Giancarlo Giammetti'ye, bu hikayeyi mümkün kılan her bir kişiye teşekkürler…”

Bu sözler Valentino ile yollarını ayıran Kreatif Direktör Pierpaolo Piccioli’ye ait.

İtalya'nın tatil kenti Nettuno'da büyüyen, Roma Üniversitesi'nde edebiyat okuyan, mezun olduktan sonra Maria Grazia Chiuri ile birlikte Fendi ekibine katılan, Piccioli, 2011’de Luke Leitch'e verdiği bir röportajda Chiuri ile birlikte Valentino'da tasarımın başına geldiklerinde "Dili koruyoruz ama tavrı değiştiriyoruz" açıklamasını yapmıştı.

Piccioli, 1999’sa Maria Grazia Chiuri ile birlikte aksesuar tasarımcısı olarak markaya katıldı. İkili 2008 yılında, kurucu Valentino Garavani'nin emekli olmasının ardından bir yıl önce göreve gelen Alessandra Facchinetti'nin yerine ortak kreatif direktör olarak atandılar. Chiuri'nin Dior'a gitmesinin ardından Piccioli 2016 yılında tek kreatif direktör olarak göreve devam etti.

Çeşitli genç ve kapsayıcı

Garavani'ye ve Valentino'nun mirasına saygı duymasının yanı sıra,  Piccioli daha çeşitli ve kapsayıcı bir yaklaşımı benimsedi. Görevi boyunca, abartısız bir şekilde, doğduğu Roma'nın 44 mil güneyindeki bir sahil kasabası olan  Nettuno kentinde yaşamaya devam etti.

Formula1 şampiyonu Lewis Hamilton ve Koreli erkek müzik grubu BTS'nin üyesi Suga'yı markanın yüzü olarak seçen Piccioli, Valentino’ya daha genç ruh getirdi.

‘Born in Roma’ parfümü için Adut Akech ve Anwar Hadid gibi isimleri tercih ederek,  İtalyan stereotiplerine karşı çıkan bir kapsayıcılık mesajı verdi. Etkileyici tasarımlarıyla, yeni Pantone rengi PP Pink de dahil olmak üzere, cesur hacimler ve renklere ağırlık verdi;  sokak tarzını ön plana çıkardı. Her yeri pembeye boyadı.  Pembenin gücü, ona 2022 yılında Royal Albert Hall'da düzenlenen Moda Ödülleri'nde birincilik ödülünü getirdi.

Son defilesinde tasarımlarının dilinde isyan vardı. Runway'den Sarah Mower, şu yorumları yaptı: "Pierpaolo Piccioli, bu koleksiyonunda, Başbakan Giorgia Meloni'nin kadınların tecavüzden kaçınmak için muhafazakar giyinmeleri gerektiğine dair gerici sözlerine karşı yaratıcı öfkesini dile getirdi.”

Piccioli, şüphesiz tasarımlarında her zaman sesini yükselten bir modacı oldu… Bu tavrını kendi sözleriyle özetlesin: “Moda bir dildir, güçlü bir dildir. Moda aynı zamanda radikal, bilinçli ve politik bir başkaldırı eylemi de olabilir ve ben bunu seviyorum."

Pembenin ‘radikal’ gücü

Tasarımcı, 2022’de etkileyici tasarımlarıyla, yeni Pantone rengi PP Pink de dahil olmak üzere, cesur hacimler ve renklere ağırlık vermesiyle konuşulmuştu… Bu çıkışından sonra Royal Albert Hall'da düzenlenen Moda Ödülleri'nde birincilik ödülünü alan Piccioli, şu ifadeleri kullandı: “Bu zafer bana, gerçekçilik çağında, zor olsa bile gerçekle yüzleşmek istediğimizi ve güzelliğin gücüyle olumlu değişikliklere öncülük etmek istediğimizi hatırlatıyor. Moda bir dildir, güçlü bir dildir. Moda aynı zamanda radikal, bilinçli ve politik bir başkaldırı eylemi de olabilir ve ben bunu seviyorum." Son defilesinde tasarımlarının dilinde isyan vardı. Vogue Runway’den Sarah Mower, şu yorumları yaptı: “Pierpaolo Piccioli, bu koleksiyonunda, Başbakan Giorgia Meloni’nin kadınların tecavüzden kaçınmak için muhafazakar giyinmeleri gerektiğine dair gerici sözlerine karşı yaratıcı öfkesini dile getirdi.” Piccioli, şüphesiz tasarımlarında her zaman sesini yük selten bir modacı oldu… Yeni hamlesi moda dünyası tarafından merakla bekleniyor…