Gizli maliyet: Şirketin en başarılı çalışanı, en pahalı çalışanı olabilir!

Bir araştırmaya göre şirketler için asıl büyük kazanç, “yıldız” çalışan bulmaktan önce toksik çalışanı sistemden çıkarmaktan geliyor. 50 binden fazla çalışanın incelendiği araştırma, ekip moralini ve kurum kültürünü bozan çalışanların şirketlere görünenden çok daha yüksek maliyet yüklediğini ortaya koyuyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
Gizli maliyet: Şirketin en başarılı çalışanı, en pahalı çalışanı olabilir!

Şirketler ve yöneticiler her dönem “en iyi çalışanın” peşinde koşuyor. Ancak Harvard Business School ve Northwestern Üniversitesi araştırmasına göre, iş dünyasının gözden kaçırdığı daha kritik olan konu; “toksik” çalışanı sistemde tutmanın maliyeti oluyor.

Araştırmaya göre “süper yıldız” çalışanı işe almak yerine toksik bir çalışandan kurtulmak, şirketlere yaklaşık iki kat daha fazla gelir olarak dönüyor.

Michael Housman ve Dylan Minor imzalı “Toxic Workers” araştırması, 11 farklı şirkette 50 binden fazla çalışanı inceleyerek iş dünyasında uzun süredir sessiz kalan bir probleme ışık tutuyor: Yüksek performanslı ama kurum kültürünü bozan çalışanların verdiği zarar.

Kötü performans göstermiyorlar!

Araştırma, toksik çalışan kavramını yalnızca düşük performans gösteren personel olarak tanımlamıyor. Tam tersi; ekip moralini bozan, etik dışı davranışlarda bulunan, şirket içi ilişkileri aşındıran ve kurum içinde “bulaşıcı etki” yaratan çalışanlar bu kategoride değerlendiriliyor. Çalışmada toksik davranış örnekleri arasında taciz, belge sahteciliği, dolandırıcılık, şirket kurallarını ihlal ve iş yeri suistimalleri yer alıyor.

Araştırmanın en çarpıcı tarafı ise “toksik” çalışanların önemli bölümünün aslında kötü performans gösteren kişiler olmaması olurken, hatta çoğu ortalamanın üzerinde üretkenlik sergiliyorlar.

“Yüksek performans paradoksu”

Araştırma sonuçları, iş dünyasında yıllardır konuşulan ancak çoğu zaman üzeri örtülen “yüksek performans paradoksunu” yeniden gündeme taşıyor.

Şirketler, kısa vadeli verilere odaklanarak, agresif tavırlarıyla ekip içinde huzursuzluk yaratan ancak satış ya da operasyon hedeflerini tutturan çalışanlara daha fazla tolerans gösterebiliyor.

Araştırmacılar da bu noktada kritik bir uyarı yapıyor: Toksik çalışanların yarattığı maliyetler çoğu zaman getirilerinden daha maliyetli olurken, bilançoda da doğrudan görünmüyor.

“Gizli” maliyetler

Bu “gizli maliyetler” arasında artan çalışan devri, ekip içi motivasyon kaybı, şirket kültürünün bozulması, yeni çalışanların adaptasyon maliyetleri ve hukuki riskler bulunuyor.

Araştırmaya göre toksik bir çalışanın neden olduğu toplam maliyet yaklaşık 12 bin 500 doları buluyor. Bu hesaba dava, regülasyon cezaları ya da uzun vadeli itibar kaybı gibi kalemler de dahil görünmüyor.

İyi çalışandan daha maliyetli

Şirketlerin büyük umutlarla peşinden koştuğu “yıldız-iyi” çalışanların sağladığı gelir çoğu durumda toksik çalışanların maliyetlerinin altında kalıyor. Araştırmada en üst yüzde 1’lik performans dilimindeki bir çalışanın şirkete sağladığı tasarruf yaklaşık 5 bin 300 dolar seviyesinde hesaplandı.

 

Gizli maliyet: Şirketin en başarılı çalışanı, en pahalı çalışanı olabilir! - Resim : 1

Yanlış kişiyi sistemden çıkarmak; doğru kişiyi bulmaktan daha büyük gelir sağlıyor.

Yayılma etkisi

Araştırma ayrıca toksik davranışın kurum içinde yayılabildiğine de dikkat çekiyor. Çalışmaya göre toksik çalışanlarla daha fazla temas eden ekiplerde benzer davranışların görülme ihtimali ciddi şekilde artıyor. Araştırmacılar bunu “kurum içi bulaşıcı etki” olarak tanımlıyor.

Bu bulgu özellikle hibrit çalışma düzeni sonrası yeniden şekillenen beyaz yaka kültürü açısından dikkat çekici görülüyor. Çünkü şirketler artık yalnızca bireysel performansa değil, ekip uyumu ve kültür katkısına da odaklanıyor.

Uyum öne çıkıyor

Son yıllarda teknoloji şirketlerinden yatırım bankalarına kadar birçok kurumun işe alım süreçlerinde kültürel uyum, etik uyum ve takım davranışı gibi kriterleri öne çıkarması da bu dönüşümün bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Uzun vadede zarar veriyor

Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de bazı şirketlerin en problemli çalışanları bazen bilinçli şekilde sistemde tutması oluyor. Çünkü kısa vadede güçlü sonuç üreten çalışanlar yöneticiler için vazgeçilmez hale gelebiliyor.

Çalışmada bu durumda, eski General Electric CEO’su Jack Welch’in yıllar önce yaptığı “Type 4 çalışan” tanımına işaret ediliyor. Welch, iyi performans gösterse bile şirket değerlerine zarar veren çalışanların kurumdan ayrılması gerektiğini savunduğu Type 4 tanımına benzer şekilde, “rakamları iyi diye katlanılan çalışanların” uzun vadede organizasyona zarar verdiği vurgulanıyor.

Çalışan devir hızını artırıyor

İş dünyasında uzun süre “zor ama başarılı yönetici”, “agresif satışçı”, “sert karakterli yıldız çalışan” gibi kavramlar bir başarı göstergesi olarak kabul edildi. Ancak özellikle genç çalışan kuşaklarının iş hayatına girmesiyle birlikte bu anlayışın sorgulandığı görülüyor.

Çünkü yeni dönemde şirketler için yalnızca finansal çıktı değil, çalışan bağlılığı ve kurumsal sürdürülebilirlik de kritik hale geldi. Bir çalışanın bireysel performansı yüksek olsa bile ekip içinde yarattığı stres, diğer çalışanların ayrılmasına yol açabiliyor. Bu da şirketlerin en pahalı kalemlerinden biri olan çalışan devir hızını artırıyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu sonuç, insan kaynakları politikalarının artık yalnızca “en iyiyi bulmak” üzerine kurulamayacağını gösteriyor. Yeni dönemde, yüksek performans ile sağlıklı kurum kültürü arasındaki dengeyi kurabilmek öne çıkıyor.